وَلَهُمْ مَقَامِعُ مِنْ حَد۪يدٍ ٢١
وَلَهُمْ مَقَامِعُ مِنْ حَد۪يدٍ
İsim cümlesidir. وَ atıf harfidir. Matuf ve matufun aleyhin hükümde ortak olduğunu belirtir. İkisi arasında tertip (sıra) olduğunu göstermez. Vav ile yapılan atıfta matuf ve matufun aleyh yer değiştirebilir. (Arapça Dilbilgisi Ayetlerle Nahiv Bilgisi)
لَهُمْ car mecruru mahzuf mukaddem habere mütealliktir. مَقَامِعُ muahhar mübteda olup damme ile merfûdur. مِنْ حَد۪يدٍ car mecruru مَقَامِعُ ’un mahzuf sıfatına mütealliktir.
وَلَهُمْ مَقَامِعُ مِنْ حَد۪يدٍ
Ayet, önceki ayetteki … يُصَبُّ cümlesine atfedilmiştir. Atıf sebebi hükümde ortaklıktır. Cümleler arasındaki anlam bütünlüğü barizdir. Vaslda, atfedilen cümlelerin her ikisinin de aynı tür olması vaslın güzelliklerinden kabul edilmiştir. Fakat burada fiil cümlesiyle fiilin tekrarı ve yenilenmesi, isim cümlesiyle de sabitlik kastedilerek, isim cümlesi fiil cümlesine atfedilmiştir. Fiil cümlesinden isim cümlesine geçişte iltifat sanatı vardır.
Sübut ve istimrar ifade eden isim cümlesi, faide-i haber ibtidaî kelamdır.
Cümlede takdim-tehir ve îcâzi hazf sanatları vardır. لَهُمْ car mecruru, mahzuf mukaddem habere mütealliktir. مَقَامِعُ , muahhar mübtedadır.
مِنْ حَد۪يدٍ car mecruru مَقَامِعُ ’un mahzuf sıfatına mütealliktir. Sıfatın hazfi, îcâz-ı hazif sanatıdır.
Onlar için demirden topuzlar vardır yani kırbaçlar vardır ki onlara vurulur, مَقَامِعُ ’nın çoğulu مقمعة ’dur. Aslı, bir şeyi uzaklaştıracak araçtır. (Beyzâvî, Envârü’t-Tenzîl Ve Esrârü’t-Te’vîl; Âşûr, Et- Tahrîr Ve’t-Tenvîr)
مَقَامِعُ ; kelimesinin, cehennem ateşinden kamçılar demek olduğu da söylenmiştir. Bunlara bu ismin veriliş sebebi, kendisine bunlarla vurulan kimseyi zelil kılmalarıdır. (Kurtubî, El-Câmi’ li-Ahkâmi’l- Kur’ân)
المَقامِعُ kelimesi mim (م) harfinin kesrasıyla القَمْعِ ’nin ismi aleti olan مِقْمَعَةٍ ’nin çoğuludur. القَمْعُ : Şiddetle bir şeyden vazgeçmek demektir. (Âşûr, Et-Tahrîr Ve’t-Tenvîr)