ثُمَّ اَغْرَقْنَا بَعْدُ الْبَاق۪ينَۜ ١٢٠
ثُمَّ اَغْرَقْنَا بَعْدُ الْبَاق۪ينَۜ
Fiil cümlesidir. ثُمَّ tertip ve terahi ifade eden atıf harfidir. اَغْرَقْنَا sükun üzere mebni mazi fiildir. Mütekellim zamir نَٓا fail olarak mahallen merfûdur. بَعْدُ zaman zarfı, اَغْرَقْنَا fiiline mütealliktir. بَعْدُ kelimesinin sonundaki ötre, mahzuf muzâfun ileyhten ivazdır. الْبَاق۪ينَ mef’ûlun bih olup nasb alameti ى ’dir. Cemi müzekker salim kelimeler harfle îrablanırlar.
ثُمَّ ; Matuf ve matufun aleyh arasında hem sıra olduğunu hem de fiillerin meydana gelişi arasında uzun bir sürenin bulunduğunu gösterir. Süre bakımından فَ harfinin zıttıdır. ثُمَّ ile yapılan atıfta matuf ve matufun aleyh yer değiştiremez. (Arapça Dilbilgisi Ayetlerle Nahiv Bilgisi)
اَغْرَقْنَا fiili, sülâsî mücerrede bir harf ilave edilerek mezid yapılan fiillerdendir. Fiil if’al babındadır. Sülâsîsi غرق ’dir.
İf’al babı fiill, tadiye (geçişlilik) kesret, haynunet (zamanı gelmesi), sayruret, izale, zamana ve mekâna duhul, temkin (imkân sağlamak), vicdan (bir vasıf üzere bulmak) mutavaat (tef’il babının dönüşlülüğü), tariz (arz etmek, maruz bırakmak) manaları katar.
الْبَاق۪ينَ ; sülâsi mücerredi بقي olan fiilin ism-i failidir.
İsm-i fail; eylemi yapan ve gerçekleştiren demektir. Geçici olarak o sıfatı yüklenen isimdir. İsm-i fail; hem varlığa (zata) hem de onun sıfatına delalet eden kelimelerdir. (Arapça Dilbilgisi Ayetlerle Nahiv Bilgisi)
ثُمَّ اَغْرَقْنَا بَعْدُ الْبَاق۪ينَۜ
Ayet, tertip ve terahi ifade eden ثُمَّ ile makabline atfedilmiştir. Atıf sebebi hükümde ortaklıktır. Cümleler arasında manen ve lafzen mutabakat ayrıca tezat ilişkisi mevcuttur.
Müspet mazi fiil sıygasında faide-i haber ibtidaî kelamdır.
Mazi fiil sebata, temekkün ve istikrara işaret eder. (Hâlidî, Vakafat, S.107)
اَغْرَقْنَا fiilinin azamet zamirine isnad edilmesi, işin Allah'ın bizzat celâliyle, kudretiyle, kemâliyle ilgili olduğunu belirterek tazim ifade eder. Azamet zamiri, ululuğu izhar etmedir.
Önceki ayetteki فَاَنْجَيْنَاهُ وَمَنْ مَعَهُ فِي الْفُلْكِ الْمَشْحُونِۚ cümlesiyle, اَغْرَقْنَا بَعْدُ الْبَاق۪ينَۜ cümlesi arasında mukabele sanatı vardır.
ثُمَّ atıf harfi rütbenin farklılığı içindir. Bu sebepten Allah Teâla بَعْدُ الْبَاق۪ينَ dedi. Yani; من قومه demektir. (Âlûsî, Rûhu’l-Me’âni)
Böylece Cenab-ı Hak, onları kurtardıktan sonra diğerlerini boğduğunu, onları boğmasının müminleri kurtarmasından sonra olduğunu beyan etmiştir. (Fahreddîn er-Râzî, Mefâtîhu’l-Gayb)