Şuarâ Sûresi 120. Ayet

ثُمَّ اَغْرَقْنَا بَعْدُ الْبَاق۪ينَۜ  ١٢٠

Sonra da geride kalanları suda boğduk.
 
Sıra Kelime Anlamı Kökü
1 ثُمَّ sonra
2 أَغْرَقْنَا boğduk غ ر ق
3 بَعْدُ bunun ardından ب ع د
4 الْبَاقِينَ geride kalanları ب ق ي
 
Bu âyet kümesi incelendiğinde Hz. Nûh’un davetinin esaslarıyla Hz. Mûsâ ve Hz. İbrâhim’in davetini anlatan âyetlerdeki ilkelerin öz ve içerik olarak aynı olduğu görülmekte; kezâ bu peygamberin tebliğde bulunduğu toplulukların inançları ve hak din karşısındaki tavırları arasında da büyük bir benzerlik olduğu anlaşılmaktadır. Sonuç itibariyle her üç peygambere dair âyetler grubunda da aynı mesajlar verilmiştir (Hz. Nûh’un kıssası hakkında ayrıntılı bilgi için bk. Hûd 11/25-49).
 

ثُمَّ اَغْرَقْنَا بَعْدُ الْبَاق۪ينَۜ

 

Fiil cümlesidir.  ثُمَّ  tertip ve terahi ifade eden atıf harfidir. اَغْرَقْنَا  sükun üzere mebni mazi fiildir. Mütekellim zamir  نَٓا  fail olarak mahallen merfûdur. بَعْدُ  zaman zarfı,  اَغْرَقْنَا  fiiline mütealliktir.  بَعْدُ  kelimesinin sonundaki ötre, mahzuf muzâfun ileyhten ivazdır.  الْبَاق۪ينَ  mef’ûlun bih olup nasb  alameti  ى ’dir. Cemi müzekker salim kelimeler harfle îrablanırlar. 

ثُمَّ ; Matuf ve matufun aleyh arasında hem sıra olduğunu hem de fiillerin meydana gelişi arasında uzun bir sürenin bulunduğunu gösterir. Süre bakımından فَ   harfinin zıttıdır.  ثُمَّ  ile yapılan atıfta matuf ve matufun aleyh yer değiştiremez. (Arapça Dilbilgisi Ayetlerle Nahiv Bilgisi) 

اَغْرَقْنَا  fiili, sülâsî mücerrede bir harf ilave edilerek mezid yapılan fiillerdendir. Fiil if’al babındadır. Sülâsîsi  غرق ’dir.

İf’al babı fiill, tadiye (geçişlilik) kesret, haynunet (zamanı gelmesi), sayruret, izale, zamana ve mekâna duhul, temkin (imkân sağlamak), vicdan (bir vasıf üzere bulmak) mutavaat (tef’il babının dönüşlülüğü), tariz (arz etmek, maruz bırakmak) manaları katar.

الْبَاق۪ينَ ; sülâsi mücerredi  بقي  olan fiilin ism-i failidir.

İsm-i fail; eylemi yapan ve gerçekleştiren demektir. Geçici olarak o sıfatı yüklenen isimdir. İsm-i fail; hem varlığa (zata) hem de onun sıfatına delalet eden kelimelerdir. (Arapça Dilbilgisi Ayetlerle Nahiv Bilgisi)

 

ثُمَّ اَغْرَقْنَا بَعْدُ الْبَاق۪ينَۜ

 

Ayet, tertip ve terahi ifade eden  ثُمَّ  ile makabline atfedilmiştir. Atıf sebebi hükümde ortaklıktır. Cümleler arasında manen ve lafzen mutabakat ayrıca tezat ilişkisi mevcuttur.

Müspet mazi fiil sıygasında faide-i haber ibtidaî kelamdır.

Mazi fiil sebata, temekkün ve istikrara işaret eder. (Hâlidî, Vakafat, S.107) 

اَغْرَقْنَا  fiilinin azamet zamirine isnad edilmesi, işin Allah'ın bizzat celâliyle, kudretiyle, kemâliyle ilgili olduğunu belirterek tazim ifade eder. Azamet zamiri, ululuğu izhar etmedir. 

Önceki ayetteki  فَاَنْجَيْنَاهُ وَمَنْ مَعَهُ فِي الْفُلْكِ الْمَشْحُونِۚ  cümlesiyle,  اَغْرَقْنَا بَعْدُ الْبَاق۪ينَۜ  cümlesi arasında mukabele sanatı vardır.

ثُمَّ  atıf harfi rütbenin farklılığı içindir. Bu sebepten Allah Teâla  بَعْدُ الْبَاق۪ينَ  dedi. Yani;  من قومه  demektir. (Âlûsî, Rûhu’l-Me’âni)

Böylece Cenab-ı Hak, onları kurtardıktan sonra diğerlerini boğduğunu, onları boğmasının müminleri kurtarmasından sonra olduğunu beyan etmiştir. (Fahreddîn er-Râzî, Mefâtîhu’l-Gayb)