Şuarâ Sûresi 66. Ayet

ثُمَّ اَغْرَقْنَا الْاٰخَر۪ينَۜ  ٦٦

Sonra ötekileri suda boğduk.
 
Sıra Kelime Anlamı Kökü
1 ثُمَّ sonra
2 أَغْرَقْنَا boğduk غ ر ق
3 الْاخَرِينَ ötekilerini ا خ ر
 

İsrâiloğulları, mûcize eseri olarak denizden açılan yollardan geçip Sînâ yarımadasına çıktılar. Bunları izlemekte olan Firavun da açılmış olan bu yollara ordularıyla birlikte girdi. Ancak yüce Allah, Mûsâ ve beraberindeki müminleri kurtardı, Firavun ve beraberindekileri ise denizde boğdu (Hz. Mûsâ ve Firavun hakkında bk. Bakara 2/49-59; A‘râf 7/103-141; Tâhâ 20/9-80; Kasas 28/3-46).

 Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 154
 

ثُمَّ اَغْرَقْنَا الْاٰخَر۪ينَۜ

 

Fiil cümlesidir.  ثُمَّ  tertip ve terahi ifade eden atıf harfidir. اَغْرَقْنَا  sükun üzere mebni mazi fiildir. Mütekellim zamiri  نَا  fail olarak mahallen merfûdur. الْاٰخَر۪ينَ  mef’ûlun bih olup nasb alameti  ي ’dir. Cemi müzekker salim kelimeler harf ile îrablanır. 

ثُمَّ ; Matuf ve matufun aleyh arasında hem sıra olduğunu hem de fiillerin meydana gelişi arasında uzun bir sürenin bulunduğunu gösterir. Süre bakımından  فَ  harfinin zıttıdır.  ثُمَّ  ile yapılan atıfta matuf ve matufun aleyh yer değiştiremez. (Arapça Dilbilgisi Ayetlerle Nahiv Bilgisi) 

اَغْرَقْنَا  fiili, sülâsî mücerrede bir harf ilave edilerek mezid yapılan fiillerdendir. Fiil if’al babındadır. Sülâsîsi  غرق ’dir.

İf’al babı fiile tadiye (geçişlilik) kesret, haynunet (zamanı gelmesi), sayruret, izale, zamana ve mekâna duhul, temkin (imkân sağlamak), vicdan (bir vasıf üzere bulmak) mutavaat (tef’il babının dönüşlülüğü), tariz (arz etmek, maruz bırakmak) manaları katar.

 

ثُمَّ اَغْرَقْنَا الْاٰخَر۪ينَۜ

 

Tertip ve terahi ifade eden  ثُمَّ  atıf harfiyle …وَاَنْجَيْنَا  cümlesine atfedilen ayet, müspet mazi fiil sıygasında faide-i haber ibtidaî kelamdır. Atıf sebebi hükümde ortaklıktır. Cümleler arasında manen ve lafzen mutabakat ayrıca tezat ilişkisi mevcuttur.

Mazi fiil sebata, temekkün ve istikrara işaret eder. (Hâlidî, Vakafat, s. 107)

اَغْرَقْنَا  fiilinin azamet zamirine isnad edilmesi, işin Allah'ın bizzat celâliyle, kudretiyle, kemâliyle ilgili olduğunu belirterek tazim ifade eder. Azamet zamiri, ululuğu izhar etmedir. 

Önceki ayetteki  وَاَنْجَيْنَا مُوسٰى  cümlesiyle,  ثُمَّ اَغْرَقْنَا الْاٰخَر۪ينَ  cümlesi arasında mukabele sanatı vardır.

اَغْرَقْنَا - اَنْجَيْنَا  kelimeleri arasında tıbâk-ı hafîy sanatı vardır.