ا خ ر
Kur'an'da geçiş sayısı: 250

Türkçe türevleri: Âhir, Âhiret, (bil)ahare, tehir, uhrevî

Kur'an'daki anlamları: Ertelemek, te’hir etmek, eda etmemek, yerine getirmemek, bırakmak, geriye bırakılmak, ertelenmek, geri kalmak, diğeri, öteki, sonuncusu, ahir, son.

Köke ait bilgiler:

 “آخِرٌ” bazen “أوَّلٌ” (ilk) sözcüğünün bazen de “َوَاحِدٌ” (bir) sözcüğünün karşıtı olarak kullanılır. “İlk yaratılış” “دَارُ الدُّنْيَا” (Dünya yurdu) tabiriyle ifade edildiği gibi, “ikinci yaratılış” da “دَارُ اْﻻَخِرَةِ” (Ahiret yurdu) tabiriyle ifade edilmiştir.

 "وَاِنَّ الدَّارَ الْاٰخِرَةَ لَهِيَ الْحَيَوَانُۢ" (Ankebût, 64))

Bazen de, örneğin şu ayette olduğu gibi, “الدَّارُ” sözcüğü zikredilmez:

اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ لَيْسَ لَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ اِلَّا النَّارُۘ

 Fakat onlar âhirette öyle haldedirler ki kendilerine ateşten başka bir şey yoktur. (Hûd, 16)

 Bazen “الدَّارُ” sözcüğü, “الآخِرَةُ” sözcüğüyle vasfedilir. Bazen de onun muzâfı olur. Örneğin,

وَالدَّارُ الْاٰخِرَةُ خَيْرٌ لِلَّذ۪ينَ يَتَّقُونََۜ

 

Hâlbuki âhiret yurdu Allah’tan korkanlar için daha hayırlıdır. (A’raf, 169)

(تَأْخِيرٌ /te’hîrun) sözcüğü “تَقْدِيمٌ” sözcüğünün karşıtıdır, (“tehîr etmek, geciktirmek, geride, arkada olmasını, geride kalmasını sağlamak ya da tutmak” anlamlarına gelir.) Yüce Allah şöyle buyurmuştur: 

 بِمَا قَدَّمَ وَاَخَّرَۜ .....

(“…yaptıklarıyla mukaddem, muahhar.”) (Kıyamet, 13) (Rağıp El-İsfahani, Müfredat  Kur’an Kavramlar Sözlüğü)

‘Ahiret’, kavram olarak, öbür dünya, ölümden sonraki hayat demektir. Kur’an’da çok sık yer alan bu kavram, bazen ‘yevmü’l ahira-ahiret günü’, ‘darü’l ahira-son yerleşim yeri’ şeklinde, ifade edilmektedir.

 

Dünya hayatı için ilk (ûla) ölümden sonraki hayatı için ise ‘ahiret (son hayat)’ denmiştir. Bu anlamda dünya, yakın ikamet yeri, ‘ahiret’ ise son ikamet yeridir. Kur’an, ‘ahiret’ kavramını sık sık dünya kelimesiyle birlikte kullanmaktadır.

Her ikisi arasında sıkı bir ilişki vardır. Ahiret dünya hayatını takip eden, ama ölümsüz bir hayatın adıdır. Başka bir deyişle, ‘ahiret’ dünya hayatının sonuçlarının alınacağı, dünya hayatının değerlendirileceği zamandır. Kelime anlamı yönünden, sonradan gelen olduğu için, insanın ölümüyle başlayan bir hayattır diyebiliriz. (Hüseyin K. Ece, İslam’ın Temel Kavramları, s. 34.)

 Âhiret, a-h-r kökünden türemiş olup,  evvelin mukabili ve “son” mânasındaki âhirin müennesi olup Kur’an’da 110 yerde geçer. Bunun yirmi altısında müzekker ve el-yevm kelimesine sıfat şeklinde el-yevmü’l-âhir (son gün), dokuzunda dâr ile sıfat veya isim tamlaması halinde ed-dârü’l-âhire, dârü’l-âhire (son ikamet mahalli), birinde en-neş’etü’l-âhire (ikinci yaratılış, son hilkat) tarzında, elli yerde de dünya ile (ikisinde dünya mânasındaki ûlâ ile) mukabele edilmiş olarak zikredilir. el-Âhirenin, yalın olarak kullanıldığı yerlerde de ed-dârü’l-âhire tamlaması mânasında olduğu kabul edilir. Bu kullanılış şekillerinden de anlaşılacağı üzere âhiret mefhumu ile dünya mefhumu arasında sıkı bir münasebet vardır. Âhiret dünya hayatını takip eden, ona benzer fakat daha değişik ve ölümsüz bir hayattan, ebediyet âlemine ait çeşitli merhaleler ve hallerden ibarettir. Kur’ân-ı Kerîm’de yüzden fazla terim ve deyim kullanılarak âhiret akîdesi işlenmekte (bk. Gazzâlî, IV, 516-517; Zebîdî, X, 462-465), konuyla ilgili âyetler hem Mekkî hem de Medenî sûrelerde sık sık tekrarlanmaktadır. Birçok sûrede kâinatın, özellikle insanın yaratılışından, evrenin idare edilişinden ve hayatın akışından bahseden âyetlerle âhiret hayatını tasvir eden âyetler yan yana yer almıştır (bk. Mülk, İnsân, Mürselât, Nebe’, Nâziât, Târık, A‘lâ sûreleri). Kur’an’ın tasvirine göre dünya hayatı bir “oyun ve eğlence”, bir “süs ve övünüş”tür; “mal, evlât ve nüfuz yarışı”dır. Netice itibariyle o geçici bir faydalanış ve aldanış vesilesidir. Asıl hayat âhiret hayatıdır, huzur ve sükûn sadece ölümsüz âlemdedir (bk. el-Ankebût 29/64; el-Mü’min 40/39; el-Hadîd 57/20). Nitekim birçok âyette ölüm ve âhiret hayatı “buluşmak, sevdiğine kavuşmak” anlamındaki likā (likāullah, likāü’l-âhire) kelimesiyle ifade edilmiştir (bk. M. F. Abdülbâkī, el-Muʿcem, “liḳāʾ” md.). (Bekir Topaloğlu, “Ahiret” Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, s. 1 : 543.) 

Son” mânasına gelen âhir, esmâ-i hüsnâdan biri olarak Kur’an’da bir âyette geçer ve “ilk” mânasındaki evvel ile birlikte Allah’a nisbet edilir (bk. el-Hadîd 57/3). Âhir kelimesi, “Allahım! Sen evvelsin, senden önce hiçbir şey yoktur ve sen âhirsin, senden sonra da hiçbir şey yoktur” (Müslim, “Ẕikir”, 61; Ebû Dâvûd, “Edeb”, 109) anlamındaki sözlerle başlayan Hz. Peygamber’in bir münâcâtında da esmâ-i hüsnâdan biri olarak kullanılmıştır. “İlk”, varlığın (vücûd) ve dolayısıyla zamanın geriye doğru, “son” ise ileriye doğru uzanmasıdır. Bu kavramlar Allah’a nisbet edildiğinde evvel “varlığının başlangıcı olmayan” yani “ezelî olan”, âhir de “varlığının sonu olmayan” yani “ebedî” mânasına gelir. (Bekir Topaloğlu, “Ahir”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, s. 1 : 542.)



 
Ayet Kelime Anlamı
Bakara 4 وَبِالْاخِرَةِ ve ahirete de
Bakara 8 الْاخِرِ ahiret
Bakara 62 الْاخِرِ ahiret
Bakara 86 بِالْاخِرَةِ ahireti verip
Bakara 94 الْاخِرَةُ ahiret
Bakara 102 الْاخِرَةِ ahirette
Bakara 114 الْاخِرَةِ ahirette
Bakara 126 الْاخِرِ ahiret
Bakara 130 الْاخِرَةِ ahirette de
Bakara 177 الْاخِرِ ahiret
Bakara 184 أُخَرَ başka
Bakara 185 أُخَرَ başka
Bakara 200 الْاخِرَةِ ahirette
Bakara 201 الْاخِرَةِ ahirette de
Bakara 203 تَأَخَّرَ geri kalırsa
Bakara 217 وَالْاخِرَةِ ahirette (de)
Bakara 220 وَالْاخِرَةِ ve ahiret
Bakara 228 الْاخِرِ ahiret
Bakara 232 الْاخِرِ ahiret
Bakara 264 الْاخِرِ ahiret
Bakara 282 الْأُخْرَىٰ diğerine
Âl-i İmrân 7 وَأُخَرُ ve diğerleri de
Âl-i İmrân 13 وَأُخْرَىٰ öteki de
Âl-i İmrân 22 وَالْاخِرَةِ ve ahirette
Âl-i İmrân 45 وَالْاخِرَةِ ve ahirette
Âl-i İmrân 56 وَالْاخِرَةِ ve ahirette de
Âl-i İmrân 72 اخِرَهُ sonunda
Âl-i İmrân 77 الْاخِرَةِ ahirette
Âl-i İmrân 85 الْاخِرَةِ ahirette
Âl-i İmrân 114 الْاخِرِ ahiret
Âl-i İmrân 145 الْاخِرَةِ ahiret
Âl-i İmrân 148 الْاخِرَةِ ahiret
Âl-i İmrân 152 الْاخِرَةَ ahireti
Âl-i İmrân 153 أُخْرَاكُمْ arkanızdan
Âl-i İmrân 176 الْاخِرَةِ ahirette
Nisâ 38 الْاخِرِ ahiret
Nisâ 39 الْاخِرِ ahiret
Nisâ 59 الْاخِرِ ahiret
Nisâ 74 بِالْاخِرَةِ ahireti karşılığında
Nisâ 77 وَالْاخِرَةُ ve ahiret
Nisâ 77 أَخَّرْتَنَا bizi erteleseydin
Nisâ 91 اخَرِينَ başkalarını
Nisâ 102 أُخْرَىٰ öteki
Nisâ 133 بِاخَرِينَ başkalarını
Nisâ 134 وَالْاخِرَةِ ve ahiret
Nisâ 136 الْاخِرِ ahiret
Nisâ 162 الْاخِرِ ahiret
Mâide 5 الْاخِرَةِ ahirette
Mâide 27 الْاخَرِ ötekinden
Mâide 33 الْاخِرَةِ Âhirette ise
Mâide 41 اخَرِينَ başka
Mâide 41 الْاخِرَةِ ahirette de
Mâide 69 الْاخِرِ ahiret
Mâide 106 اخَرَانِ diğer iki kişi (şahidlik etsin)
Mâide 107 فَاخَرَانِ başka iki kişi
Mâide 114 وَاخِرِنَا ve sonramız için
En'âm 6 اخَرِينَ başka
En'âm 19 أُخْرَىٰ başka
En'âm 32 الْاخِرَةُ ahiret
En'âm 92 بِالْاخِرَةِ ahirete
En'âm 113 بِالْاخِرَةِ ahirete
En'âm 133 اخَرِينَ başka
En'âm 150 بِالْاخِرَةِ ahirete
En'âm 164 أُخْرَىٰ bir başkasının
A'râf 34 يَسْتَأْخِرُونَ geri kalmazlar
A'râf 38 أُخْرَاهُمْ sonrakiler
A'râf 39 لِأُخْرَاهُمْ sonrakilere
A'râf 45 بِالْاخِرَةِ ahireti de
A'râf 147 الْاخِرَةِ ahirete
A'râf 156 الْاخِرَةِ ahirette
A'râf 169 الْاخِرَةُ Âhiret
Enfâl 60 وَاخَرِينَ ve başkalarını
Enfâl 67 الْاخِرَةَ ahireti
Tevbe 18 الْاخِرِ ahiret
Tevbe 19 الْاخِرِ ahiret
Tevbe 29 الْاخِرِ ahiret
Tevbe 38 الْاخِرَةِ ahirete
Tevbe 38 الْاخِرَةِ ahirete
Tevbe 44 الْاخِرِ ahiret
Tevbe 45 الْاخِرِ ahiret
Tevbe 69 وَالْاخِرَةِ ve ahirette
Tevbe 74 وَالْاخِرَةِ ve ahirette
Tevbe 99 الْاخِرِ ahiret
Tevbe 102 وَاخَرُونَ ve başka bir kısmı da
Tevbe 102 وَاخَرَ diğer
Tevbe 106 وَاخَرُونَ ve başkaları da var ki
Yunus 10 وَاخِرُ ve sonu (ise)
Yunus 49 يَسْتَأْخِرُونَ öne alınırlar
Yunus 64 الْاخِرَةِ ahirette
Hûd 8 أَخَّرْنَا geciktirsek
Hûd 16 الْاخِرَةِ ahirette
Hûd 19 بِالْاخِرَةِ ahireti
Hûd 22 الْاخِرَةِ ahirette
Hûd 103 الْاخِرَةِ ahiret
Hûd 104 نُؤَخِّرُهُ biz onu geciktirmeyiz
Yusuf 36 الْاخَرُ öteki de
Yusuf 37 بِالْاخِرَةِ ahireti
Yusuf 41 الْاخَرُ diğeri ise
Yusuf 43 وَأُخَرَ ve diğerleri de
Yusuf 46 وَأُخَرَ diğeri de
Yusuf 57 الْاخِرَةِ ahiret
Yusuf 101 وَالْاخِرَةِ ve ahirette
Yusuf 109 الْاخِرَةِ ahiret
Ra'd 26 الْاخِرَةِ ahiretin yanında
Ra'd 34 الْاخِرَةِ ahiret
İbrahim 3 الْاخِرَةِ ahirete
İbrahim 10 وَيُؤَخِّرَكُمْ ve sizi ertelemek için
İbrahim 27 الْاخِرَةِ ahirette
İbrahim 42 يُؤَخِّرُهُمْ ertelemektedir
İbrahim 44 أَخِّرْنَا bizi ertele
Hicr 5 يَسْتَأْخِرُونَ geri kalır
Hicr 24 الْمُسْتَأْخِرِينَ geri kalanları da
Hicr 96 اخَرَ başka
Nahl 22 بِالْاخِرَةِ ahirete
Nahl 30 الْاخِرَةِ ahiret
Nahl 41 الْاخِرَةِ ahiret
Nahl 60 بِالْاخِرَةِ ahirete
Nahl 61 يُؤَخِّرُهُمْ onları erteler
Nahl 61 يَسْتَأْخِرُونَ geri kalmazlar
Nahl 107 الْاخِرَةِ ahirete
Nahl 109 الْاخِرَةِ ahirette
Nahl 122 الْاخِرَةِ ahirette de
İsrâ 7 الْاخِرَةِ sonuncusunun
İsrâ 10 بِالْاخِرَةِ Ahirete
İsrâ 15 أُخْرَىٰ başkasının
İsrâ 19 الْاخِرَةَ ahireti
İsrâ 21 وَلَلْاخِرَةُ elbette ahiret
İsrâ 22 اخَرَ başka
İsrâ 39 اخَرَ başka
İsrâ 45 بِالْاخِرَةِ ahirete
İsrâ 62 أَخَّرْتَنِ beni ertelersen
İsrâ 69 أُخْرَىٰ bir kez daha
İsrâ 72 الْاخِرَةِ ahirette de
İsrâ 104 الْاخِرَةِ ahiret
Tâ-Hâ 18 أُخْرَىٰ daha başka
Tâ-Hâ 22 أُخْرَىٰ ayrı
Tâ-Hâ 37 أُخْرَىٰ daha
Tâ-Hâ 55 أُخْرَىٰ sonra
Tâ-Hâ 127 الْاخِرَةِ ahiretin
Enbiyâ 11 اخَرِينَ başka
Hac 11 وَالْاخِرَةَ ve ahireti
Hac 15 وَالْاخِرَةِ ve ahirette
Mü'minûn 14 اخَرَ bambaşka
Mü'minûn 31 اخَرِينَ başka
Mü'minûn 33 الْاخِرَةِ ahiret
Mü'minûn 42 اخَرِينَ başka
Mü'minûn 43 يَسْتَأْخِرُونَ geri kalamaz
Mü'minûn 74 بِالْاخِرَةِ ahirete
Mü'minûn 117 اخَرَ başka
Nûr 2 الْاخِرِ ahiret
Nûr 14 وَالْاخِرَةِ ve ahirette
Nûr 19 وَالْاخِرَةِ ve ahirette
Nûr 23 وَالْاخِرَةِ ve ahirette
Furkan 4 اخَرُونَ başka
Furkan 68 اخَرَ başka
Şuarâ 64 الْاخَرِينَ ötekileri
Şuarâ 66 الْاخَرِينَ ötekilerini
Şuarâ 84 الْاخِرِينَ sonra gelenler
Şuarâ 172 الْاخَرِينَ ötekilerini
Şuarâ 213 اخَرَ başka
Neml 3 بِالْاخِرَةِ ahirete
Neml 4 بِالْاخِرَةِ ahirete
Neml 5 الْاخِرَةِ ahirette
Neml 66 الْاخِرَةِ ahiret
Kasas 70 وَالْاخِرَةِ ve son olan
Kasas 77 الْاخِرَةَ ahiret
Kasas 83 الْاخِرَةُ ahiret
Kasas 88 اخَرَ başka
Ankebût 20 الْاخِرَةَ son
Ankebût 27 الْاخِرَةِ ahirette
Ankebût 36 الْاخِرَ ahiret
Ankebût 64 الْاخِرَةَ ahiret
Rûm 7 الْاخِرَةِ ahiret-
Rûm 16 الْاخِرَةِ ahiret
Lokman 4 بِالْاخِرَةِ ahirete
Ahzâb 21 الْاخِرَ ahiret
Ahzâb 29 الْاخِرَةَ ahiret
Ahzâb 57 وَالْاخِرَةِ ve ahirette
Sebe' 1 الْاخِرَةِ ahirette
Sebe' 8 بِالْاخِرَةِ ahirete
Sebe' 21 بِالْاخِرَةِ ahirete
Sebe' 30 تَسْتَأْخِرُونَ geri kalmazsınız
Fâtır 18 أُخْرَىٰ başkasının
Fâtır 45 يُؤَخِّرُهُمْ onları erteliyor
Sâffât 78 الْاخِرِينَ sonra gelenler
Sâffât 82 الْاخَرِينَ ötekilerini
Sâffât 108 الْاخِرِينَ sonra gelenler
Sâffât 119 الْاخِرِينَ sonra gelenler
Sâffât 129 الْاخِرِينَ sonra gelenler
Sâffât 136 الْاخَرِينَ ötekileri
Sâd 7 الْاخِرَةِ öteki
Sâd 38 وَاخَرِينَ ve başka (şeytan)ları
Sâd 58 وَاخَرُ ve daha başka (vardır)
Zümer 7 أُخْرَىٰ diğerinin
Zümer 9 الْاخِرَةَ ahiretten
Zümer 26 الْاخِرَةِ ahiret
Zümer 42 الْأُخْرَىٰ ötekilerini
Zümer 45 بِالْاخِرَةِ ahirete
Zümer 68 أُخْرَىٰ bir daha
Mü'min 39 الْاخِرَةَ ahiret
Mü'min 43 الْاخِرَةِ ahirette
Fussilet 7 بِالْاخِرَةِ ahireti
Fussilet 16 الْاخِرَةِ ahiret
Fussilet 31 الْاخِرَةِ ahirette
Şûrâ 20 الْاخِرَةِ ahiret
Şûrâ 20 الْاخِرَةِ ahirette
Zuhruf 35 وَالْاخِرَةُ ahiret ise
Zuhruf 56 لِلْاخِرِينَ sonradan gelenlerin
Duhân 28 اخَرِينَ başka
Fetih 2 تَأَخَّرَ gelecek (günahlarından)
Fetih 21 وَأُخْرَىٰ ve başka (şeyler)
Hucurât 9 الْأُخْرَىٰ öteki
Kaf 26 اخَرَ başka
Zâriyât 51 اخَرَ başka
Necm 13 أُخْرَىٰ başka bir
Necm 20 الْأُخْرَىٰ öteki
Necm 25 الْاخِرَةُ son (ahiret)
Necm 27 بِالْاخِرَةِ ahirete
Necm 38 أُخْرَىٰ başkasının
Necm 47 الْأُخْرَىٰ tekrar
Vâkıa 14 الْاخِرِينَ sonrakiler-
Vâkıa 40 الْاخِرِينَ sonrakiler-
Vâkıa 49 وَالْاخِرِينَ ve sonrakiler de
Hadid 3 وَالْاخِرُ ve sondur
Hadid 20 الْاخِرَةِ ahirette
Mücâdele 22 الْاخِرِ ahiret
Haşr 3 الْاخِرَةِ ahirette de
Mümtehine 6 الْاخِرَ ahiret
Mümtehine 13 الْاخِرَةِ ahiret-
Saf 13 وَأُخْرَىٰ bir şey daha var
Cum'a 3 وَاخَرِينَ ve diğerlerine
Münâfikûn 10 أَخَّرْتَنِي beni erteleseydin
Münâfikûn 11 يُؤَخِّرَ ertelemez
Talâk 2 الْاخِرِ ahiret
Talâk 6 أُخْرَىٰ başka biri
Kalem 33 الْاخِرَةِ ahiret
Nuh 4 وَيُؤَخِّرْكُمْ ve sizi ertelesin
Nuh 4 يُؤَخَّرُ ertelenmez
Müzzemmil 20 وَاخَرُونَ ve başka kimseler
Müzzemmil 20 وَاخَرُونَ ve başka insanlar
Müddessir 37 يَتَأَخَّرَ geri kalmak
Müddessir 53 الْاخِرَةَ ahiretten
Kıyamet 13 وَأَخَّرَ ve geri bıraktığı
Kıyamet 21 الْاخِرَةَ ahireti
Mürselât 17 الْاخِرِينَ geridekileri
Nâziât 25 الْاخِرَةِ sonun
İnfitâr 5 وَأَخَّرَتْ ve geride bırakmıştır
A'lâ 17 وَالْاخِرَةُ oysa ahiret
Leyl 13 لَلْاخِرَةَ son da
Duhâ 4 وَلَلْاخِرَةُ ve sonu