وَجُنُودُ اِبْل۪يسَ اَجْمَعُونَۜ ٩٥
Burada geçen “İblîs’in orduları”ndan maksat kendi türünden olanlarla Âdem’in soyundan olup da ona uyan kimselerdir (Taberî, XIX, 88; İblîs hakkında bilgi için bk. Bakara 2/34; Kehf 18/50).
وَجُنُودُ اِبْل۪يسَ اَجْمَعُونَۜ
جُنُودُ atıf harfi وَ ‘la önceki ayetteki naib-i faile matuftur. Aynı zamanda muzâftır. اِبْل۪يسَ muzâfun ileyh olup, gayri munsarif olduğu için cer alameti fethadır. اَجْمَعُونَ lafzî tekid olup ref alameti و ‘dır. Cemi müzekker salim kelimeler harfle îrablanırlar.
Gayri munsarif isimler: Kesra (esre) ve tenvini alamayan isimlerdir. Gayri munsarif isimler esre yerine fetha alırlar. Yani bu isimler ref halinde damme, nasb halinde fetha, cer halinde yine fetha alırlar. Gayri munsarif “memnu’un mine’s-sarf (اَلْمَمْنُوعُ مِنَ الصَّرفِ)” da denir. Arapçada kullanılmakla birlikte Arapça kökenli olmayan alem (özel) isimler (yer, ülke, kişi adları vb. gibi isimler) de gayri munsariftir. (Arapça Dilbilgisi Ayetlerle Nahiv Bilgisi)
Te’kid: Tabi olduğu kelimenin veya cümlenin manasını kuvvetlendiren, pekiştiren, manasındaki kapalılığı gideren ve aynı irabı alan sözdür. Te’kide “tevkid” de denilir. Te’kid eden kelimeye veya cümleye “te’kid (müekkid- ٌمُؤَكِّد)”, te’kid edilen kelime veya cümleye de “müekked (مَؤَكَّدٌ)” denir. Te’kid, çoğunlukla muhatabın zihninde iyice yerleşmesi veya onun tereddüdünü gidermek için yapılan vurguya denir. Te’kid, lafzî ve manevi olmak üzere ikiye ayrılır.
Lafzi te’kid: Harfin, fiilin, ismin hatta cümlenin tekrarı ile olur. Zamirler zamir ile te’kid edilebilirler. Bu durumda sayı ve cinsiyet yönünden te’kid müekkede uyar.
Manevi te’kid: Manevi te’kit marifeyi tekit eder, belirli kelimelerle yapılır. Bu kelimeler: كُلُّ , اَجْمَعُونَ , اَجْمَعِينَ dir. Ayette lafzi manevi şeklindedir.(Arapça Dilbilgisi Ayetlerle Nahiv Bilgisi)
وَجُنُودُ اِبْل۪يسَ اَجْمَعُونَۜ
Ayet, atıf harfi وَ ‘la önceki ayetteki كُبْكِبُوا fiilindeki naib-i fail olan muttasıl zamire atfedilmiştir. اَجْمَعُونَ manevî tekid lafızlarındandır. Manevî tekid lafızları, cümlede cüzleri tekid eder.
Veciz ifade kastıyla gelen جُنُودُ اِبْل۪يسَ izafeti, muzâfı tahkir ifade eder.
وَجُنُودُ اِبْل۪يسَ [Ve İblis’in askerleri] yani şeytanlar. Ya da insan ve cin topluluğundan asi olup ona tabi olanlar. (Zemahşeri, Keşşâf’ An Hakâ’ikı Ğavâmidı’t-Tenzîl Ve ‘Uyûni’l-Ekâvîl Fî Vucûhi’t-Te’vîl)