وَاِنّ۪ي مُرْسِلَةٌ اِلَيْهِمْ بِهَدِيَّةٍ فَنَاظِرَةٌ بِمَ يَرْجِعُ الْمُرْسَلُونَ ٣٥
وَاِنّ۪ي مُرْسِلَةٌ اِلَيْهِمْ بِهَدِيَّةٍ فَنَاظِرَةٌ بِمَ يَرْجِعُ الْمُرْسَلُونَ
İsim cümlesidir. Atıf harfi وَ ‘la mekulü’l-kavl’e matuftur. اِنَّ tekid harfidir. İsim cümlesinin önüne gelir. İsmini nasb haberini ref eder.
ي mütekellim zamiri اِنَّ ’nin ismi olarak mahallen mansubdur. مُرْسِلَةٌ kelimesi اِنَّ ’nin haberi olup damme ile merfûdur. اِلَيْهِمْ car mecruru مُرْسِلَةٌ ‘e mütealliktir. بِهَدِيَّةٍ car mecruru مُرْسِلَةٌ ‘e mütealliktir.
نَاظِرَةٌ atıf harfi فَ ile مُرْسِلَةٌ ‘e matuftur.
مَ istifhâm ismi بِ harf-i ceriyle يَرْجِعُ fiiline mütealliktir.Cer harfinden sonra istifham harfi geldiğinde elif hazfedilir.(Arap Dilinde Edatlar, Hasan Akdağ)
يَرْجِعُ الْمُرْسَلُونَ cümlesi, ism-i fail نَاظِرَةٌ ‘ün mef’ûlun bihi olarak mahalen mansubdur.
يَرْجِعُ damme ile merfû muzari fiildir. الْمُرْسَلُونَ fail olup ref alameti و ‘dır. Cemi müzekker salim kelimeler harfle îrablanır.
İsm-i failin fiil gibi amel şartları şunlardır: 1. Harfi tarifli (ال) olmalıdır. 2. Haber olmalıdır. 3. Sıfat olmalıdır. 4. Hal olmalıdır. 5. Kendisinden önce nefy (olumsuzluk) edatı bulunmalıdır. 6. Kendisinden önce istifham (soru) edatı bulunmalıdır. Şartlardan birinin bulunması amel etmesi için yeterlidir. Bu amel şartlarından birini taşıyan ism-i fail kendisinden sonra fail ve mef’ûl alabilir. Bu fail veya mef’ûl bazen ism-i failin muzâfun ileyhi konumunda da gelebilir. İsm-i fail tercüme edilirken umumiyetle muzari manası verir. Nadiren mazi manası da olabilir. (Arapça Dilbilgisi Ayetlerle Nahiv Bilgisi)
“Ne ile” manasındaki بِمَ lafzından elifin düşmesi haber مَا ’sı ile arasındaki farkı göstermek içindir. Bununla birlikte bu elifin yazılması da caiz olabilir. (Kurtubî, El-Câmi’ li-Ahkâmi’l-Kur’ân)
نَاظِرَةٌ ; sülâsî mücerredi نظر olan fiilin ism-i failidir.
مُرْسِلَةٌ ; sülâsî mücerrede bir harf ilave edilerek mezid yapılan if’al babının ism-i failidir.
İsm-i fail; eylemi yapan ve gerçekleştiren demektir. Geçici olarak o sıfatı yüklenen isimdir. İsm-i fail; hem varlığa (zata) hem de onun sıfatına delalet eden kelimelerdir. (Arapça Dilbilgisi Ayetlerle Nahiv Bilgisi)
مُرْسَلُونَ ; sülâsî mücerrede bir harf ilave edilerek mezid yapılan if’al babının ism-i mef’ûlüdür.
وَاِنّ۪ي مُرْسِلَةٌ اِلَيْهِمْ بِهَدِيَّةٍ فَنَاظِرَةٌ بِمَ يَرْجِعُ الْمُرْسَلُونَ
Ayet, atıf harfi وَ ’la mekulü’l-kavle atfedilmiştir. Cümlenin atıf sebebi hükümde ortaklıktır. Cümleler arasında manen ve lafzen mutabakat mevcuttur.
اِنَّ ile tekid edilmiş sübut ve istimrar ifade eden isim cümlesi, faide-i haber inkârî kelamdır.
اِلَيْهِمْ ve بِهَدِيَّةٍ car-mecrurları, مُرْسِلَةٌ ‘e mütealliktir.
هَدِيَّةٍ ’deki nekrelik kesret, tazim ve nev için olabilir.
اِنَّ ’nin haberi olan مُرْسِلَةٌ ve ona matuf olan فَنَاظِرَةٌ , ism-i fail kalıbında gelerek, bu özelliğin müsnedün ileyhteki istimrar ve istikrarına işaret etmiş, isim cümlesinin sübutunu artırmıştır.
فَنَاظِرَةٌ , istifhamdaki amelle ilgilidir. (Âşûr, Et-Tahrîr Ve’t-Tenvîr, Neml 28)
İstifham üslubunda talebî inşâî isnad olan بِمَ يَرْجِعُ الْمُرْسَلُونَ cümlesinde bi car-mecruru, يَرْجِعُ fiiline mütealliktir. Car-mecrurun takdimi istifham isimlerinin sadaret hakkı nedeniyledir. İstifham ismi مَا ‘nın elif harfi harf-i cere bitişmesi sebebiyle hazf edilmiştir.
Muzari fiil sıygasında gelerek hudus, teceddüt, istimrar ve tecessüm ifade eden cümle, نَاظِرَةٌ ’un mef’ûlü konumundadır.
İsm-i fail mef‘ûlde amel ettiği zaman, şimdiki zamanı veya geleceği ifade eder. (Fâdıl Sâlih Sâmerrâî, Beyânî Tefsir Yolu, c. 3, s.131)
يَرْجِعُ - الْمُرْسَلُونَ kelimeleri arasında tıbâk-ı hafîy sanatı vardır.
مُرْسِلَةٌ - مُرْسَلُونَ kelimeleri arasında iştikak cinası ve reddü’l-acüz ale’s-sadr sanatları vardır.
Yalnızca bir isim cümlesi bile devam ve subût ifade ettiğinden bu ve benzeri cümleler, اِنَّ , isim cümlesi ve isnadın tekrar etmesi sebebiyle üç katlı bir tekid ve yerine göre de tahsis ifade eden çok muhkem/sağlam cümlelerdir. (Elmalılı M. Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili Kadr/1.)
İsim cümleleri, mübteda ve haberden oluşur. Zaman ifade etmez. İsim cümlelerinin asıl kuruluş sebebi; müsnedin, müsnedün ileyh için sabit olduğunu ifade etmektir. İsim cümlesinin haberi müfred ya da isim cümlesi olursa asıl konulduğu mana olan sübutu veya bazı karinelerle istimrarı (devamlılığı) ifade eder. İstimrar ifadesi daha çok medh ve zem durumlarında olur. (Fatma Serap Karamollaoğlu, Kur'an Işığında Belâgat Dersleri Meânî İlmi)
Ayet, onun yapmaya azmettiği şeyi, onlara (ileri gelenlere) açıklamasının mukaddimesi niteliğindedir ve yapmak istediği şeyin sebebini ihtiva eder. (Âşûr, Et-Tahrîr Ve’t-Tenvîr)
بِهَدِيَّةٍ kelimesindeki بِ harf-i ceri musahabe içindir. (Âşûr, Et-Tahrîr Ve’t-Tenvîr)
ناظِرَةٌ kelimesi نَظَرَ ‘dan ism-i faildir ve burada انْتَظَرَ (beklemek) manasındadır. Yani Melike’nin bekleyeceğini ifade etmektedir. بِمَ يَرْجِعُ المُرْسَلُونَ cümlesi ise فَناظِرَةٌ ifadesi için açıklama cümlesi veyahut müste’nefedir. (Âşûr, Et-Tahrîr Ve’t-Tenvîr)
بِمَ يَرْجِعُ المُرْسَلُونَ cümlesinde بِ harfi- ceri يَرْجِعُ fiiline mütealliktir. İlişkilerinden dolayı istifham harfi olan ما ile birlikte müteallikına takdim edilmiştir. Çünkü istifham kelamın başında bulunur. (Âşûr, Et-Tahrîr Ve’t-Tenvîr)
“Ne ile” manasındaki بِمَ lafzından elifin düşmesi haber مَا ’sı ile arasındaki farkı göstermek içindir. Bununla birlikte bu elifin yazılması da caiz olabilir. (Kurtubî, El-Câmi’ li-Ahkâmi’l-Kur’ân)
Sayfadaki ayetlerin fasılalarını teşkil eden و- نَ ve ي - نَ harflerinden oluşan ahenk, duyanların, okuyanların gönlünü fethedecek güzelliktedir. Cemi müzekker salim kalıbındaki bu fasılalarda lüzum ma la yelzem sanatı vardır.
Bu sanat; fasıla veya kafiye harfinden önce gerekli olmadığı halde bir veya daha fazla harfin aynısının getirilmesidir. (Fatma Serap Karamollaoğlu, Kur’an Işığında Belâgat Dersleri Bedî’ İlmi, s. 201-202)