Neml Sûresi 70. Ayet

وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَلَا تَكُنْ ف۪ي ضَيْقٍ مِمَّا يَمْكُرُونَ  ٧٠

Onlardan yana üzülme. Kurdukları tuzaklardan ötürü de sıkıntıya düşme.
 
Sıra Kelime Anlamı Kökü
1 وَلَا
2 تَحْزَنْ üzülme ح ز ن
3 عَلَيْهِمْ onlar(ın sözlerin)e
4 وَلَا ve
5 تَكُنْ olma ك و ن
6 فِي
7 ضَيْقٍ sıkıntıda ض ي ق
8 مِمَّا -ndan
9 يَمْكُرُونَ tuzakları- م ك ر
 

Âhiretin inkârı ve inkârcıların çeşitli oyunları son peygamberin muhataplarına özgü değildir; bütün peygamberler bu inkârla karşılaşmış, her şeye rağmen görevlerini yapmış, ilâhî adalet ve irade yerini bulmuştur. Şu halde son mesajın tebliğcisi de gördüğü tepkilere fazla üzülmemeli, canını sıkmamalıdır. Kur’an’ın ve Hz. Peygamber’in uyarılarına rağmen müşrikler âhiret hayatını inkâr etmekle yetinmeyip alaylı ifadelerle o hayatın ne zaman geleceğini sormaktadırlar. 72. âyette Hz. Peygamber’in bu soruya nasıl cevap vermesi gerektiği bildiriliyor. Genellikle müfessirler bu âyette müşriklerin tepesine inmek üzere olduğu bildirilen azabı Bedir Savaşı’nda başlarına gelen ölüm ve esaret olarak yorumlamışlardır (Râzî, XXIV, 214; Şevkânî, IV, 145).

 

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 205
 

وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَلَا تَكُنْ ف۪ي ضَيْقٍ مِمَّا يَمْكُرُونَ

 

Fiil cümlesidir. وَ  atıf harfidir. Matuf ile matufun aleyhin hükümde ortak olduğunu belirtir. İkisi arasında tertip (sıra) olduğunu göstermez. Vav ile yapılan atıfta matuf ile matufun aleyh yer değiştirebilir. (Arapça Dilbilgisi Ayetlerle Nahiv Bilgisi)

لَا  nehiy harfi olup olumsuz emir manasındadır. تَحْزَنْ  sükun ile meczum muzari fiildir. Faili müstetir olup takdiri  أنت ‘dir.  عَلَيْهِمْ  car mecruru  تَحْزَنْ  fiiline mütealliktir.  لَا تَكُنْ  atıf harfi  وَ ‘la  لَا تَحْزَنْ ‘e matuftur. 

كَانَ  nakıs, mebni mazi fiildir. İsim cümlesinin önüne geldiğinde, ismini ref haberini nasb eder.

لَا  nehiy harfi olup olumsuz emir manasındadır. تَكُنْ  nakıs, sükun ile meczum muzari fiildir. تَكُنْ ‘ün ismi müstetir olup takdiri  أنت ‘dir. ف۪ي ضَيْقٍ  car mecruru  تَكُنْ ‘nün mahzuf haberine mütealliktir. مَّا  masdariyyedir. مَّا  ve masdar-ı müevvel  مِنْ  harf-i ceriyle  ضَيْقٍ ‘a mütealliktir. 

يَمْكُرُونَ  fiili  نَ ‘un sübutuyla merfû muzari fiildir. Zamir olan çoğul و ‘ı fail olarak mahallen merfûdur.

 

وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَلَا تَكُنْ ف۪ي ضَيْقٍ مِمَّا يَمْكُرُونَ

 

Ayet, Allah Teâlâ’nın Peygamber Efendimize hitabıdır. Cümle atıf harfi  وَ ‘la önceki ayetteki … قُلْ  cümlesine atfedilmiştir. Atıf sebebi, hükümde ortaklıktır. Cümleler arasında manen ve lafzen mutabakat mevcuttur.

Nehiy üslubunda talebî inşâî isnaddır.

وَلَا تَكُنْ ف۪ي ضَيْقٍ  cümlesi, atıf harfi  وَ ’la makabline atfedilmiştir. Atıf sebebi, hükümde ortaklıktır.

Nakıs fiil  كانَ ’nin dahil olduğu sübut ve istimrar ifade eden isim cümlesi, nehiy üslubunda talebî inşaî isnaddır. Olumsuzluk harfinin tekrarı bunların her ikisinin ayrı ayrı veya bir arada olmaması  emrini pekiştirmek içindir.

Bu cümlede îcâz-ı hazif sanatı vardır. ف۪ي ضَيْقٍ  car mecruru,  كَانَ ’nin mahzuf haberine mütealliktir.

ضَيْقٍ , bütün cinslere şamil masdar vezninde gelerek mübalağa ifade etmiştir. Masdarlar, ism-i fail ve ism-i mef’ûl yerinde kullanılabilirler. Masdarlar bir fiilin ihtiva ettiği bütün manaları içerirler. 

ف۪ي ضَيْقٍ  ifadesinde istiare sanatı vardır. Zarfiye olan  ف۪ٓي  harfi kendi manasında kullanılmamıştır. Çünkü sıkıntı, hakiki manada içine girilmeye müsait değildir. Sıkıntı bu cümlede kapalı bir kutuya benzetilmiştir. Sıkıntıyla kişi arasındaki ilişki, zarfla mazruf arasındaki irtibata benzetilmiştir. Câmi, her iki durumdaki mutlak irtibattır. Mübalağa için gelen bu üslupta tecessüm sanatı da vardır.

Müşterek ism-i mevsûl  مَا , mecrur mahalde,  مِنْ  harf-i ceriyle birlikte, fiil gibi amel eden  ضَيْقٍ ‘a mütealliktir. Müspet muzari fiil sıygasında faide-i haber ibtidaî kelam olan sıla cümlesi  يَمْكُرُونَ , tecessüm, istimrar ve teceddüt ifade etmiştir. Muzari fiil tecessüm özelliği sayesinde muhatabın muhayyilesini harekete geçirerek olayı daha iyi anlamasını sağlar.

Muzari fiilin geldiği hallerde çoğunlukla bu gaye mevcuttur. Muzari fiilin kullanımıyla sahne muhatabın gözünde sanki o anda canlanır. Bu da insanı etkiler. (Fatma Serap Karamollaoğlu, Kur'an Işığında Belâgat Dersleri Meânî İlmi)

مَا كَانَ ’li olumsuz sıygalar, gerçekleşmesi aklen caiz olmayan umumi olumsuzluk için kullanılır. ((Sâbûnî, Safvetü’t Tefasir, 3/79) 

Cenab-ı Hak bu cümlede, onların inkârları sebebiyle Hz. Peygamber‘in üzülmemesini ve onlardan gelecek şeylerden korkmamasını aynı anda zikretmiştir. Bu da adeta, onlara karşı kendisine yardım edeceğini tekeffül etme gibi olmuştur. (Fahreddîn er-Râzî, Mefâtîhu’l-Gayb)