الٓمٓ۠ ١
الٓمٓ۠
الٓمٓ۠ hurûf-u mukattaâ harfidir.
الٓمٓ۠
Kelama en güzel giriş şekillerinden biri de kelamın konusuyla alakalı bir şeyle başlamaktır. Böylece kelamın maksadına işaret edilmiş olur. Surenin bu ilk ayeti berâaet-i istihlâl ve hüsn-i ibtida (duruma göre güzel lafızların seçilmesi) sanatlarının güzel bir örneğidir.
Kur’ân’daki sûrelerin başı öylesine güzeldir ki muhâtabın dikkatini celb edip hemen etkisi altına alır ve devâmını dinlemeye sevk eder.
Hurûf-u mukattaa ile başlayan bütün sureler buna örnektir. Çünkü muhatabın dikkatini celbeder ve dinlemeye teşvik eder. (Fatma Serap Karamollaoğlu, Kuran Işığında Belagat Dersleri Bedî İlmi)
Tefsir alimleri surelerin başlarındaki bu harfler hakkında farklı görüşlere sahiptir. Âmir eş-Şâbi, Süfyan es-Sevri ve bir grup muhaddis şöyle demiştir: “Bunlar Allah'ın Kur’an-ı Kerim’de sakladığı bir sırdır. Yüce Allah’ın her bir kitabında böyle bir sırrı vardır. Bunlar, yüce Allah’ın bilgisini yalnızca kendisine sakladığı müteşabih ayetler arasında yer alırlar. Bunlar hakkında bir şey söylemek gerekmez. Biz bunlara iman eder ve Allah’tan geldikleri gibi okuruz.” (Kurtubî, El- Câmi’li-Ahkâmi’l-Kur’ân)
Aynı mukattaa harfleriyle başlayan surelerin aralarında mana veya konu açısından bir yakınlık vardır.
Bu harf, surenin veya Kur'an'ın adıdır. Yahut karşılık vermek anlamında bir emirdir. Yani Kur'an'a amelinle karşılık ver; onun emirlerini yerine getir; yasakladıklarından kaçının ve onun ahlakıyla ahlaklanın. Yahut “Allah doğru söylemiştir” veya “Muhammed doğru söylemiştir” gibi bir kelamın remzidir. (Ebüssuûd, İrşâdü’l-Akli’s-Selîm)