وَاِنْ كُلٌّ لَمَّا جَم۪يعٌ لَدَيْنَا مُحْضَرُونَ۟ ٣٢
وَاِنْ كُلٌّ لَمَّا جَم۪يعٌ لَدَيْنَا مُحْضَرُونَ۟
İsim cümlesidir. وَ atıf harfidir. Matuf ve matufun aleyhin hükümde ortak olduğunu belirtir. İkisi arasında tertip (sıra) olduğunu göstermez. Vav ile yapılan atıfta matuf ve matufun aleyh yer değiştirebilir. (Arapça Dilbilgisi Ayetlerle Nahiv Bilgisi)
اِنْ nefy harfi olumsuzluk manasındadır. كُلٌّ mübteda olup damme ile merfûdur. لَمَّا harfi إلا manasında hasr edatıdır. جَم۪يعٌ mübtedanın haberi olup damme ile merfûdur.
لَدَيْنَا mekan zarfı, جَم۪يعٌ ‘e mütealliktir. مُحْضَرُونَ mübtedanın ikinci haberi olup ref alameti و ‘dır. Cemi müzekker salim kelimeler harfle îrablanırlar.
مُحْضَرُونَ ; sülâsî mücerrede bir harf ilave edilerek mezid yapılan if’al babının ism-i mef’ûlüdür.
وَاِنْ كُلٌّ لَمَّا جَم۪يعٌ لَدَيْنَا مُحْضَرُونَ۟
Ayet, atıf harfi وَ ‘la önceki ayetteki اَنَّهُمْ اِلَيْهِمْ لَا يَرْجِعُونَ cümlesine hükümde ortaklık nedeniyle atfedilmiştir. Cümleler arasında manen ve lafzen mutabakat mevcuttur. Sübut ve istimrar ifade eden isim cümlesi, faide-i haber inkârî kelamdır.
كُلٌّ mübteda, جَم۪يعٌ لَدَيْنَا مُحْضَرُونَ۟ haberdir.
Cümleye dahil olan اِنْ nafiye, لَمَّا , istisna harfi إلا manasındadır. اِنْ ve لَمَّا ile oluşan iki tekit hükmündeki kasr, mübteda ve haber arasındadır. كُلٌّ mevsûf/maksur, جَم۪يعٌ لَدَيْنَا مُحْضَرُونَ۟ sıfat/maksurun aleyh olmak üzere kasr-ı mevsûf, ale’s sıfattır.
جَم۪يعٌ ‘a müteallik, veciz anlatım kastıyla gelen لَدَيْنَا izafetinde azamet zamirine muzaf olan mekân zarfı لَدَيْ , şan ve şeref kazanmıştır.
İsm-i mef’ûl veznindeki مُحْضَرُونَ۟ , haber olan جَم۪يعٌ için sıfattır. Sıfat, tabi olduğu kelimenin sahip olduğu bir özelliğe işaret etmek için yapılan ıtnâb sanatıdır.
كُلٌّ - جَم۪يعٌ kelimeleri arasında mürâât-ı nazîr sanatı vardır.
كُلٌّ , takdiri القُرُونِ olan mahzufa muzâftır. Kelimenin merfû oluşu muzâfun ileyhin mahzuf olduğunun işaretidir. Ötre muzâfun ileyhten ivazdır. Muzâfun ileyhin sözün gelişinden anlaşıldığı ve fazla sözden sakınmak için hazfedilmesi, îcâz-ı hazif sanatıdır.
جميع kelimesi burada كلّ manasında değildir. Topluca manasındadır. İsm-i mef’ûl manasında فعيل kalıbındadır. Hepsinin topluca hazır bulunduğunu haber verir. Nasb olarak gelmesi مجموعين , yani hal olması da caizdir. Bu manada قوم جميع أي مجمعون (Kavim toplanmıştır) denir.
Keşşâf'ta aynı manada olan bu iki kelimenin, nasıl olup da biri diğerinin haberi olur diye sorulmuştur. Bu soruya bu kelimelerin aynı manada olmadığı şeklinde cevap verilmiştir. Bu kelimelerin her ikisi de kuşatma manası taşır. جميع kelimesi toplanmış demektir. Onların mahşerde toplandığını ifade eder. فعيل kalıbında ism-i mef’ûl manasındadır. حي جميع وجاءوا جميعا (Mahalle toplandı ve topluca geldi) denir. محضرون (hazır olarak) kelimesinden maksat onların hesap için hazır olmalarıdır. لدينا (Bizim karşımıza) ibaresi hasr manası için müteallakı olan محضرون kelimesine takdim edilmiş zarftır. Yani herkes onun yanında hazır olur, başkasının yanında hazır olmaz demektir. Bu takdim önceki ayetin sonundaki أَنَّهُمْ إِلَيْهِمْ لَا يَرْجِعُونَ [Bunların bir daha onlara dönmez (ümmetler) olduklarını] sözüne benzer. (Fâdıl Sâlih Sâmerrâî, Beyânî Tefsir Yolu, c.2, s.162,163; Fahreddîn er-Râzî, Mefâtîhu’l-Gayb; Âşûr, Et-Tahrîr Ve’t-Tenvîr)
الإحْضارُ : Huzura getirmek demektir. Mahkemeye rızasıyla gelmeyen kimseyi tutup, zorla hakimin huzuruna getirmek manasında kullanılır ki, burada özellikle bu manadadır. Yani herkes ölmekle yok olup gitmiyor, hesap ve ceza için Hak Teâlâ'nın huzuruna toplanıp sevk ediliyorlar. (Elmalılı M. Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili; Âşûr, Et-Tahrîr Ve’t-Tenvîr)