وَنَادَيْنَاهُ اَنْ يَٓا اِبْرٰه۪يمُۙ ١٠٤
| Sıra | Kelime | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|
| 1 | وَنَادَيْنَاهُ | ve biz ona seslendik |
|
| 2 | أَنْ | diye |
|
| 3 | يَا إِبْرَاهِيمُ | İbrahim |
|
وَنَادَيْنَاهُ اَنْ يَٓا اِبْرٰه۪يمُۙ
Fiil cümlesidir. وَ atıf harfidir. Matuf ve matufun aleyhin hükümde ortak olduğunu belirtir. İkisi arasında tertip (sıra) olduğunu göstermez. Vav ile yapılan atıfta matuf ve matufun aleyh yer değiştirebilir. (Arapça Dilbilgisi Ayetlerle Nahiv Bilgisi)
نَادَيْنَا sükun üzere mebni mazi fiildir. Mütekellim zamiri نَا fail olarak mahallen merfûdur. Muttasıl zamir هُ mef’ûlun bih olarak mahallen mansubdur.
اَنْ tefsiriyyedir. يَٓا nida harfidir. Münada اِبْرٰه۪يمُۙ müfred alem olup damme üzere mebni, mahallen mansubdur.
Tefsiriyye; kelamdaki kapalılığı veya karışıklığı ortadan kaldırmak maksadıyla getirilen açıklayıcı kelamla yapılan ıtnâb türüne verilen isimdir. Tefsir, ifadeyi eksik ve fazla olmamak kaydıyla sadece kullanılan önceki ibareyi izah etmeyi amaçlar; ek bir mana getirmez. (Ar. Gör. Ömer Kara, Belâgat İlminde İki İfade Biçimi: Itnâb-Îcâz (I) Kur’an Metninin Anlaşılmasındaki Rolü Üzerine Bir Deneme)
Münada; kendisine seslenilen ve seslenen kişiye yönelmesi istenilen kişidir. Münada, fiili hazfedilmiş mef’ûlün bihtir. Münadaya “ey, hey” anlamlarına gelen nida harfleri ile seslenilir. En yaygın kullanılan nida edatı يَا ’dır.
Münada irab yönünden mureb münada ve mebni münada olmak üzere 2 kısma ayrılır.
Mureb münada lafzen mansub olur ve 3 şekilde gelir: 1) Muzaf, 2) Şibh-i muzaf, 3) Nekre-i gayrı maksude.
Mebni münada merfu üzere mebni, mahallen mansub olur. 3 şekilde gelir: 1) Müfred alem, 2) Nekre-i maksude, 3) Harfi tarifli isim. (Arapça Dilbilgisi Ayetlerle Nahiv Bilgisi)
نَادَيْنَا sülâsî mücerrede bir harf ilave edilerek mezid yapılan fiillerdendir. Fiil mufâale babındandır. babındadır. Sülâsîsi ندى ’dir.
Mufâale babı fiile müşareket (ortaklık), bir işi peşpeşe yapmak, teksir (çokluk, bir işi çok yapmak) gibi anlamlar katar. Müşareket (İşteşlik – ortaklık): Bir işin iki kişi veya iki grup arasında yapıldığını anlatır. Fail ile mef’ûl aynı işi yapmıştır. Ayrıca fail işi başlatan ve galip gelendir. (sonuçlandırandır). Bazen de müşareket olmayıp tek taraflı olur. (Arapça Dilbilgisi Ayetlerle Nahiv Bilgisi)
وَنَادَيْنَاهُ اَنْ يَٓا اِبْرٰه۪يمُۙ
Ayet atıf harfi و ile اَسْلَمَا cümlesine matuftur. Müspet mazi fiil sıygasında faide-i haber ibtidaî kelamdır.
Mazi fiil sebata, temekkün ve istikrara işaret eder. (Hâlidî, Vakafat, S.107)
نَادَيْنَاهُ fiilinin azamet zamirine isnadı, tazim ifade eder.
Tefsiriyye olarak gelen يَٓا اِبْرٰه۪يمُ cümlesine dahil olan اَنْ , tefsiriyyedir. Cümlenin fasıl sebebi kemâl-i ittisâldir. Nida üslubunda talebî inşaî isnaddır.
Ayet-i kerîme’de geçen نَادَيْنَا cümlesi لَمَّٓا ‘nın cevabı وَ ise zaiddir. (Celâleyn Tefsiri)
Nida harfi olan يَٓا da çoğu zaman müstear olarak kullanılır. Bu harf aslında uzakta olan muhatap için kullanılır. Ama muhatabın gafleti, şuursuz olması ya da bu menzile konması gayesiyle yakında olan muhatap için müstear olarak kullanılır. İşte bunun için Allah Teâlâ, yakın olan kuluna يَٓا diye hitap eder. Kul da aynı şekilde Rabbi’ne يَٓا diye hitab eder. Halbuki O, kuluna şah damarından daha yakındır.
Bunun belâgî manası; günahlarımızdan çok etkilenmemiz ve bu sebeple Allah’a uzak olduğumuzu farketmemizdir. Yakında olan için vaz edilmiş يَٓا harfi, uzakta olan için vaz edilmiş nida harfine benzetilir. Teşbih, külliyattan kaynaklanıp cüziyat üzerinde gerçekleşir. Uzak için vaz edilmiş nida harflerinden bir cüz olan يَٓا harfi, yakın için vaz edilmiş nida harflerinden biri yerine müstear olmuştur. (Fatma Serap Karamollaoğlu, Kur’an Işığında Belâgat Dersleri Beyân İlmi)
فَلَمَّا اَسْلَمَا ifadesinin cevabı olup, ifadenin başındaki vav zaiddir. (Fahreddin er-Razi)