وَاِنَّ عَلَيْكَ اللَّعْنَةَ اِلٰى يَوْمِ الدّ۪ينِ ٣٥
وَاِنَّ عَلَيْكَ اللَّعْنَةَ اِلٰى يَوْمِ الدّ۪ينِ
İsim cümlesidir. وَ atıf harfidir. Matuf ile matufun aleyhin hükümde ortak olduğunu belirtir. İkisi arasında tertip (sıra) olduğunu göstermez. Vav ile yapılan atıfta matuf ile matufun aleyh yer değiştirebilir. (Arapça Dilbilgisi Ayetlerle Nahiv Bilgisi)
اِنَّ tekid harfidir. İsim cümlesinin önüne gelir, ismini nasb haberini ref eder.
عَلَيْكَ car mecruru اِنَّ ‘nin mahzuf mukaddem haberine mütealliktir. اللَّعْنَةَ kelimesi, اِنَّ ‘nin muahhar ismi olup fetha ile mansubdur.
اِلٰى يَوْمِ car mecruru اللَّعْنَةَ ‘a mütealliktir. Aynı zamanda muzâftır. الدّ۪ينِ muzâfun ileyh olarak kesra ile mecrurdur.
وَاِنَّ عَلَيْكَ اللَّعْنَةَ اِلٰى يَوْمِ الدّ۪ينِ
Ayet, atıf harfi وَ ‘la önceki ayetteki اِنَّكَ رَج۪يمٌ cümlesine atfedilmiştir. Atıf sebebi hükümde ortaklıktır. Cümleler arasında manen ve lafzen mutabakat mevcuttur.
اِنَّ ile tekid edilmiş, sübut ve istimrar ifade eden isim cümlesi faide-i haber inkâri kelamdır.
Cümlede takdim tehir ve îcâz-ı hazif sanatı vardır. عَلَيْكَ car-mecruru, اِنَّ ‘nin mahzuf mukaddem haberine mütealliktir. اللَّعْنَةَ kelimesi اِنَّ ’nin muahhar ismidir.
اِلٰى يَوْمِ الدّ۪ينِ car-mecruru mahzuf habere mütealliktir.
Yalnızca bir isim cümlesi bile devam ve sübut ifade ettiğinden, اِنَّ ile tekit edilen isim cümleleri çok muhkem/sağlam cümlelerdir.
İsim cümleleri sübut ifade eder. İsim cümlelerinin asıl kuruluş sebebi; müsnedin, müsnedün ileyh için sabit olduğunu ifade etmektir. İsim cümlesinin haberi müfred ya da isim cümlesi olursa, asıl konulduğu mana olan sübutu veya bazı karinelerle istimrarı (devamlılığı) ifade eder. İstimrar ifadesi daha çok medh ve zem durumlarında olur. (Fatma Serap Karamollaoğlu, Kur'an Işığında Belâgat Dersleri Meânî İlmi)
Az sözle çok anlam ifade etmek üzere izafet formunda gelen يَوْمِ الدّ۪ينِ , karşılıkların verildiği gün, kıyamet günü anlamındadır.
Cenab-ı Hak وَاِنَّ عَلَيْكَ اللَّعْنَةَ اِلٰى يَوْمِ الدّ۪ينِ [Hiç şüphesiz din gününe kadar lanet senin tependedir.] buyurmuştur. İbn Abbas (r.a) ayetteki يَوْمِ الدّ۪ينِ (din günü) tabiri ile, kıyamet gününün kastedildiğini söylemiştir. (Fahreddîn er-Râzî, Mefâtîhu’l-Gayb)
Ayette, "kıyamet gününe değin" denilmesi, İblisin asıl azap ve cezasının kıyamete ertelendiğini ve son derece fecaati ile beraber lanetin, İblisin fiilinin tam cezası olmadığını, o cezanın kıyamet gününde gerçekleşeceği ve bu azabın anlatılamayacak kadar korkunç olduğunu zımnen bildirmek içindir. "Gökler ile yer durduğu müddetçe cehennemde kalacaklardır" (Hûd: 11/107) ayeti de bu kabildendir. (Ebüssuûd, İrşâdü’l-Akli’s-Selîm)
İblisin bundan maksadı, onları azdırmak için zaman bulması, onlardan intikam alması ve ölümden kurtulması idi. Zira kıyamet gününden sonra ölmek artık imkânsızdır.(Ebüssuûd, İrşâdü’l-Akli’s- Selîm)