وَلَقَدْ كَذَّبَ اَصْحَابُ الْحِجْرِ الْمُرْسَل۪ينَۙ ٨٠
وَلَقَدْ كَذَّبَ اَصْحَابُ الْحِجْرِ الْمُرْسَل۪ينَۙ
وَ atıf harfidir. Matuf ile matufun aleyhin hükümde ortak olduğunu belirtir. İkisi arasında tertip (sıra) olduğunu göstermez. Vav ile yapılan atıfta matuf ile matufun aleyh yer değiştirebilir. (Arapça Dilbilgisi Ayetlerle Nahiv Bilgisi)
لَ harfi, mahzuf kasemin cevabının başına gelen muvattiedir. قَدْ tahkik harfidir. Tekid ifade eder.
كَذَّبَ fetha üzere mebni mazi fiildir. اَصْحَابُ fail olup damme ile merfûdur. Aynı zamanda muzâftır.
الْحِجْرِ muzâfun ileyh olup kesra ile mecrurdur. الْمُرْسَل۪ينَ mef’ûlun bih olup nasb alameti ي ’dir. Cemi müzekker salim kelimeler harf ile irablanır.
كَذَّبَ fiili sülâsî mücerrede bir harf ilave edilerek mezid yapılan fiillerdendir. Fiil tef’il babındandır. Sülâsîsi كذب ’dir.
Bu bab fiile çokluk (fiilin, failin veya mef‘ûlun çokluğu), bir tarafa yönelme, mef'ûlü herhangi bir vasfa nispet etmek, gidermek, bir terkibi kısaltmak, eylemin belli bir zaman diliminde meydana gelmesi, özneyi fiilin türediği şeye benzetmek, sayruret, isimden fiil türetmek, hazır olmak, bir şeyin aralıklarla tekrarlanması manalarını katar. (Arapça Dilbilgisi Ayetlerle Nahiv Bilgisi)
الْمُرْسَل۪ينَ sülâsî mücerrede bir harf ilave edilerek mezid yapılan if’al babının ism-i mef’ûludur.
وَلَقَدْ كَذَّبَ اَصْحَابُ الْحِجْرِ الْمُرْسَل۪ينَۙ
وَ , istînâfiyyedir. İstînâfiyye وَ ‘ı (diğer adı ibtidaiyyedir) yalnızca mahalli olmayan cümleleri birbirine bağlar. Ve ardından gelen cümlenin öncekine îrab ve hükümde ortak olmadığını gösterir. Bu harfe kendisinden sonra gelen cümlenin öncekine bağlı olduğunun zannedilmemesi için istînâfiyye denilmiştir. (Rıfat Resul Sevinç, Belâgatta Fasıl-Vaslın Genel Kuralları Ve “Vâv”ın Kullanımı)
Kasem üslubundaki terkipte لَ , mahzuf kasemin cevabının başına gelen muvattiedir.
Kasem cümlesinin mahzuf olduğu durumda vurgu kasem cevabına yapılır. Kasem cümlesini oluşturan kasem fiili, kasem edatı ve kasem edilen isim üçü birlikte hazf edilir. Fakat kasemin varlığı kasem cevabından anlaşılmaktadır. Bu form, Kur'an’da sıkça kullanılmıştır. (Nihat Tarı, Arap Dilinde Kasem Formları ve Kur'an-ı Kerim’e Özgü “La Uksimu” Formu ile İlgili Tartışmalar)
Kasem fiilinin hazfi îcâz-ı hazif sanatıdır. Mahzufla birlikte cümle kasem üslubunda gayr-ı talebî inşâî isnaddır.
Mahzuf kasem ve قَدْ ile tekid edilmiş cevap cümlesi كَذَّبَ اَصْحَابُ الْحِجْرِ الْمُرْسَل۪ينَ , müspet mazi fiil sıygasında faide-i haber inkârî kelamdır.
Mazi fiil sebata, temekkün ve istikrara işaret eder. (Hâlidî, Vakafât, S.107)
Müsnedün ileyh olan اَصْحَابُ الْحِجْرِ , az sözle çok anlam ifadesi için izafet formunda gelmiştir.
كَذَّبَ - الْمُرْسَل۪ينَ kelimeleri arasında tıbâk-ı hafîy sanatı vardır.
الْمُرْسَل۪ينَ 'deki marifelik, cins içindir. (Âşûr, Et-Tahrîr Ve’t-Tenvîr)
Ayette الْمُرْسَل۪ينَ şeklinde çoğul ifade edilmesi, bir peygamberi yalanlamak sanki hepsini yalanlamış olduğunu bildirmek içindir. Bundan muradın, Hz. Salih ve yanında bulunan müminler olması da caizdir. (Beyzâvî, Envârü’t-Tenzîl Ve Esrârü’t-Te’vîl)
Ayette zikredilen “Hicr halkı” ndan maksat, Hazret-i Salihin kavmi olan Semud kavmidir. Bunlar, Salih Peygamberi yalanladıkları için daha önce geçmiş bütün Peygamberleri de yalanlamış gibi oldular. Bu sebeple ayette “Peygamberleri yalanladılar.” buyurulmuştur. (Taberi Tefsiri, Câmiu’l- Beyân fî Tefsîri’l-Kur’ân)