فَاَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ مُصْبِح۪ينَۙ ٨٣
فَاَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ مُصْبِح۪ينَۙ
Fiil cümlesidir. فَ atıf harfidir. Matuf ile matufun aleyh arasında hiç zaman geçmediğini, işin hemen yapıldığını ifade eder. فَ ile yapılan atıfta matuf ile matufun aleyh yer değiştiremez. (Arapça Dilbilgisi Ayetlerle Nahiv Bilgisi)
اَخَذَتْهُمُ fetha üzere mebni mazi fiildir. تْ te’nis alametidir. Muttasıl zamir هُمُ mef’ûlun bih olarak mahallen mansubdur. الصَّيْحَةُ fail olup damme ile merfûdur. مُصْبِح۪ينَ kelimesi اَخَذَتْهُمُ ’deki mef’ûlun hali olup nasb alameti ي ‘dir. Cemi müzekker salim kelimeler harfle îrablanırlar.
مُصْبِح۪ينَ sülâsî mücerrede bir harf ilave edilerek mezid yapılan if’al babının ism-i failidir.
İsm-i fail; eylemi yapan ve gerçekleştiren demektir. Geçici olarak o sıfatı yüklenen isimdir. İsm-i fail; hem varlığa (zata) hem de onun sıfatına delalet eden kelimedir. (Arapça Dilbilgisi Ayetlerle Nahiv Bilgisi)
فَاَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ مُصْبِح۪ينَۙ
Ayet, takdiri فبغوا [Azgınlık yaptılar. ] olan mukadder cümleye فَ ile atfedilmiştir.
Müspet mazi fiil sıygasında, faide-i haber ibtidaî kelamdır.
Mazi fiil sebata, temekkün ve istikrara işaret eder. (Hâlidî, Vakafât, S.107)
مُصْبِح۪ينَ kelimesi اَخَذَتْهُمُ ’deki mef’ûlun halidir. Hal; cümlede failin, mefulün veya her ikisinin durumunu bildiren lafızlardır.
فَاَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ cümlesinde istiare sanatı vardır. الصَّيْحَةُ kelimesi اَخَذَ fiilinin faili yapılarak kişileştirilmiş, iradesi olan bir canlıya benzetilmiştir. Sayhanın bir şahıs gibi gelecek olması onun şiddetini, azametini artırmaktadır. Ayrıca ayette Allah tarafından olması onun korkunçluğunu tekit etmektedir. Bu ifadede mübalağa ve tecessüm sanatları da vardır.
اَخَذَ fiilinin, الصَّيْحَةُ kelimesine isnadı mecaz-ı aklîdir.
مُصْبِح۪ينَۙ [Sabah vaktine girdiklerinde] demek olup hal olarak nasb edilmiştir.
الصَّيْحَةُ ’nın elif-lâm ile marife gelişi kemal derecesinde olduğunu ifade eder.
مُصْبِح۪ينَ ile الصَّيْحَةُ kelimeleri arasında nakıs cinas vardır.
Bu ayet son kelime hariç 73. ayetin tekrarıdır. Böyle tekrarlanan öğeler kelamdaki cüzleri birbirine bağlar, aralarında bir ilişki kurar ve dokuyu bütünleştirir. Tekrarlanan cümleler arasında tekrir, ıtnâb ve reddü'l-acüz ale’s-sadr sanatları vardır
Arka arkaya gelen ayetlerde, اٰمِن۪ينَ , مُصْبِح۪ينَ ,مُعْرِض۪ينَ gibi zorlama olmaksızın tabii seci vardır. (Sâbûnî, Safvetü’t Tefasir)