قَالَ اِنْ سَاَلْتُكَ عَنْ شَيْءٍ بَعْدَهَا فَلَا تُصَاحِبْن۪يۚ قَدْ بَلَغْتَ مِنْ لَدُنّ۪ي عُذْراً ٧٦
| Sıra | Kelime | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|
| 1 | قَالَ | dedi ki |
|
| 2 | إِنْ | eğer |
|
| 3 | سَأَلْتُكَ | sana sorarsam |
|
| 4 | عَنْ |
|
|
| 5 | شَيْءٍ | bir şey |
|
| 6 | بَعْدَهَا | bundan sonra |
|
| 7 | فَلَا | artık olma |
|
| 8 | تُصَاحِبْنِي | bana arkadaş |
|
| 9 | قَدْ | elbette |
|
| 10 | بَلَغْتَ | sana ulaşmıştır |
|
| 11 | مِنْ |
|
|
| 12 | لَدُنِّي | benim tarafımdan |
|
| 13 | عُذْرًا | bir özür |
|
قَالَ اِنْ سَاَلْتُكَ عَنْ شَيْءٍ بَعْدَهَا فَلَا تُصَاحِبْن۪يۚ
Fiil cümlesidir. قَالَ sükun üzere mebni mazi fiildir. Faili müstetir olup takdiri هو ’dir. Mekulü’l-kavl, اِنْ سَاَلْتُكَ ’dir. قَالَ fiilinin mef’ûlun bihi olarak mahallen mansubdur.
اِنْ iki muzari fiili cezm eden şart harfidir. Şart ve cevap cümlesinde şartın vuku bulma ihtimali şüpheli veya zayıfsa kullanılır. (Arapça Dilbilgisi Ayetlerle Nahiv Bilgisi)
سَاَلْتُكَ şart fiili olup, sükun üzere mebni mazi fiildir. Mahallen meczumdur. Mütekellim zamir تُ fail olarak mahallen merfûdur. Muttasıl zamir كَ mef’ûlun bih olarak mahallen mansubdur.
عَنْ شَيْءٍ car mecruru سَاَلْتُكَ fiiline mütealliktir. بَعْدَهَا zaman zarfı سَاَلْتُكَ fiiline mütealliktir. Muttasıl zamir هَا muzâfun ileyh olarak mahallen mecrurdur.
فَ şartın cevabının başına gelen rabıta harfidir.
لَا nehiy harfi olup olumsuz emir manasındadır. تُصَاحِبْن۪ي sükun ile meczum muzari fiildir. Faili müstetir olup takdiri انت ’dir. Sonundaki نِ vikayedir. Mütekellim zamiri ي mef’ûlun bih olarak mahallen mansubdur.
Şart ve cevap fiilleri mazi de muzari de gelebilir. Ancak aslolan ikisinin de muzari gelmesidir. Cevap cümlesi ise mazi ve muzari cümleleriyle gelebildiği gibi diğer cümlelerle de gelebilir.
Cevap cümlesi; başına hiçbir edat gelmeyen olumlu mazi ve muzari olarak geldiğinde başına cevap (rabıt ف ’si) gelmez. Ayrıca لَمْ (cahd-ı mutlak) ve لَا (nefyi istikbal) ile menfi olan muzari olarak geldiğinde de umumiyetle başına cevap (rabıt ف ’si) gelmez, bunun haricinde gelen cümle çeşitlerinde ise umumiyetle başına cevap (rabıt ف ’si) gelir. (Arapça Dilbilgisi Ayetlerle Nahiv Bilgisi)
تُصَاحِبْن۪ي fiili, sülâsî mücerrede bir harf ilave edilerek mezid yapılan fiillerdendir. Fiil mufâale babındandır. Sülâsîsi صحب ’dir.
Mufâale babı fiile, müşareket (ortaklık), bir işi peşpeşe yapmak, teksir (çokluk, bir işi çok yapmak) gibi anlamlar katar. Müşareket (İşteşlik – ortaklık): Bir işin iki kişi veya iki grup arasında yapıldığını anlatır. Fail ile mef’ûl aynı işi yapmıştır. Ayrıca fail işi başlatan ve galip gelendir. (sonuçlandırandır). Bazen de müşareket olmayıp tek taraflı olur. (Arapça Dilbilgisi Ayetlerle Nahiv Bilgisi)
قَدْ بَلَغْتَ مِنْ لَدُنّ۪ي عُذْراً
Fiil cümlesidir. قَدْ tahkik harfidir. Tekid ifade eder. بَلَغْتَ sükun üzere mebni mazi fiildir. Muttasıl zamir تَ fail olarak mahallen merfûdur.
مِنْ لَدُنّ۪ي car mecruru عُذْراً ’nin mahzuf haline mütealliktir. Sonundaki نِ vikayedir. Aynı zamanda muzâftır. Mütekellim zamiri ى muzâfun ileyh olarak mahallen mecrurdur. عُذْراً mef’ûlun bih olup fetha ile mansubdur.
قَالَ اِنْ سَاَلْتُكَ عَنْ شَيْءٍ بَعْدَهَا فَلَا تُصَاحِبْن۪يۚ
Ayet, istînâfiyye olarak fasılla gelmiştir. Fasıl sebebi şibh-i kemâl-i ittisâldir.
Müspet mazi fiil sıygasında faide-i haber ibtidaî kelamdır. Mazi fiil sebata, temekkün ve istikrara işaret eder. (Hâlidî, Vakafât, S.107)
قَالَ fiilinin mekulü’l-kavli şart üslubunda gelmiştir. Şart cümlesi olan سَاَلْتُكَ عَنْ شَيْءٍ بَعْدَهَا müspet mazi fiil sıygasında gelerek sebat, temekkün ve istikrar ifade etmiştir.
Nahivcilere göre şart fiili olarak kullanılan mazi fiil gelecek zaman ifade eder. (Fâdıl Sâlih Samerrâî Tefsir, c. 2, s.106)
اِنْ , şart fiilinin vuku bulması nadir olan durumlarda kullanılan şart harfidir.
Şart edatı اِنْ , mazi fiilin başına gelebilir. Bu durumda, hasıl olmamış bir şeyi hasıl olmuş gibi göstermeyi, ya da fiilin gerçekleşmesi konusundaki şiddetli arzuyu ifade eder. (Fatma Serap Karamollaoğlu, Kur’an Işığında Belâgat Dersleri Meânî İlmi)
سأل fiili aslında istemek manasındadır. عَنْ harf-i ceriyle kullanıldığında sormak manasına gelir. Bu tazmin sanatıdır.
شَيْءٍ ’deki nekrelik, kıllet, nev ve umum ifade etmiştir.
فَ karinesiyle gelen فَلَا تُصَاحِبْن۪ي şeklindeki cevap cümlesi, nehiy üslubunda, talebî inşâî isnaddır.
Şart ve cevap cümlelerinden müteşekkil terkip, şart üslubunda talebî inşâî isnaddır.
تُصَاحِبْن۪ي fiili, مفاعلة babındadır. Bu babın fiile kattığı anlamlardan en fazla kullanılanları müşareket ve teksirdir.
قَدْ بَلَغْتَ مِنْ لَدُنّ۪ي عُذْراً
Ta’lil hükmünde istînâf cümlesidir. Fasıl sebebi şibh-i kemâl-i ittisâldir. Ta’lil cümleleri kastedilen mananın sebebini beyan etmek maksadıyla ziyade sözlerle yapılan ıtnâb sanatıdır.
Tahkik harfi قَدْ ile tekid edilmiş müspet mazi fiil sıygasında faide-i haber talebî kelamdır. قَدْ mazi fiile dahil olduğunda kesinlik ifade eder.
قَدْ sadece fiilin başına gelen bir tekid harfidir. Muzari fiilin başına geldiği zaman bazen azlık bazen de çokluğa delâlet eder. Ancak belâgat alimlerinin sözlerinden anladığımıza göre; fiilin gerçekleştiği anlatılmak isteniyorsa قَدْ harfi, başına geldiği fiil için ister mazî ister muzari olsun tekid ifade eder. (Fatma Serap Karamollaoğlu, Kur'an Işığında Belâgat Dersleri Meânî İlmi)
Musa’nın (a.s) sözlerini قَدْ tahkik harfiyle tekid etme ihtiyacı duymasının sebebi, Hz. Hızır'ı ikna etmek istemesidir.
İşte bu noktada Hz. Musa, “Eğer bundan sonra sana birşey sorarsam seninle arkadaşlık etmeye çok arzulu ve düşkün olmama rağmen benimle arkadaşlık etme.” demiştir ki bu ifade, çok şiddetli bir pişmanlığı ortaya koyan bir ifadedir. Daha sonra Hz. Musa “Artık ben seni kesinlikle mazur sayarım.” demiştir ki onun bundan kastı, onu işte bu yolla methedip yumuşatmaktır. (Fahreddîn er-Râzî, Mefâtîhu’l-Gayb)