Meryem Sûresi 22. Ayet

فَحَمَلَتْهُ فَانْتَبَذَتْ بِه۪ مَكَاناً قَصِياًّ  ٢٢

Böylece Meryem, çocuğa gebe kaldı ve onunla uzak bir yere çekildi.
 
Sıra Kelime Anlamı Kökü
1 فَحَمَلَتْهُ ona gebe kaldı ح م ل
2 فَانْتَبَذَتْ ve çekildi ن ب ذ
3 بِهِ onunla
4 مَكَانًا bir yere ك و ن
5 قَصِيًّا uzak ق ص و
 
Neticede Allah melek vasıtasıyla ruhu üfleyince Meryem hamile kaldı (krş. Enbiyâ 21/91; Tahrîm 66/12). Tefsirlerde hamilelikle ilgili olarak bir saat ile dokuz ay arasında farklı sürelerden söz edilmiş olmakla birlikte (Râzî, XXI, 202) çoğunluk sürenin dokuz ay olduğu kanısındadır (İbn Kesîr, V, 216). Çocuk ana rahminde büyüyüp gelişmeye başlayınca Meryem, insanların kendisini kınayacağından endişe ettiği için, durumu ailesinden gizlemek maksadıyla uzak bir yere çekilerek bir müddet hamileliğini gizledi.
 
 Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 596-597
 

فَحَمَلَتْهُ فَانْتَبَذَتْ بِه۪ مَكَاناً قَصِياًّ

 

Fiil cümlesidir.  فَ  atıf harfidir. Matuf ile matufun aleyh arasında hiç zaman geçmediğini, işin hemen yapıldığını ifade eder. فَ  ile yapılan atıfta matuf ile matufun aleyh yer değiştiremez. (Arapça Dilbilgisi Ayetlerle Nahiv Bilgisi)

حَمَلَتْ  fetha üzere mebni mazi fiildir.  تْ  te’nis alametidir. Faili müstetir olup takdiri  هى ’dir. Muttasıl zamir  هُ  mef’ûlun bih olarak mahallen mansubdur.

فَ  atıf harfidir.  انْتَبَذَتْ  fetha üzere mebni mazi fiildir.  تْ  te’nis alametidir.  بِه۪  car mecruru  انْتَبَذَتْ  fiiline mütealliktir. مَكَاناً  kelimesi  انْتَبَذَتْ  fiilinin mef’ûlun bihi olup fetha ile mansubdur. قَصِياًّ  kelimesi  مَكَاناً  ‘in sıfatı olup fetha ile mansubdur.

Varlıkları niteleyen kelimelere “sıfat” denir. Arapça’da sıfatın asıl adı “na’t” (النَّعَت) dır. Sıfatın nitelediği isme de “men’ut” (المَنْعُوتُ) denir. Sıfat ile mevsuftan oluşan tamlamaya “sıfat tamlaması” denir. Sıfat tek kelime (isim), cümle ve şibh-i cümle olabilir.Ve sıfat birden fazla gelebilir.

Sıfat mevsufuna dört açıdan uyar: Cinsiyet, Adet, Marifelik - nekirelik, İrab.

Sıfat iki kısma ayrılır:1. Hakiki sıfat  2. Sebebi sıfat. Bir ismi doğrudan niteleyen sıfata “hakiki sıfat”, dolaylı olarak niteleyen sıfata da “sebebi sıfat” denir.

1- Hakiki sıfat ; 1. Müfred olan sıfatlar  2. Cümle olan sıfatlar olmak üzere ikiye ayrılır.

1- Müfred olan sıfatlar : Müfred olan sıfatlar genellikle ismi fail, ismi meful, mübalağalı ismi fail, sıfatı müşebbehe, ismi tafdil, masdar, ismi mensub ve sayı isimleri şeklinde gelir.Gayrı akil (akılsız çoğullar) mevsuf olarak geldiğinde sıfatını müfred müennes olarak da alır.

2- Cümle olan sıfatlar: Üçe ayrılır: 1- İsim cümlesi olan sıfatlar, 2- Fiil cümlesi olan sıfatlar, 3- Şibhi cümle olan sıfatlar. 

Nekre isimden sonra gelen cümle veya şibhi cümle sıfat olur. Marife isimden sonra gelen cümle veya şibhi cümle hal olur. Ayette müfred şeklindedir.(Arapça Dilbilgisi Ayetlerle Nahiv Bilgisi)

انْتَبَذَتْ  fiili, sülâsî mücerrede iki harf ilave edilerek mezid yapılan fiillerdendir. Fiil iftiâl babındadır. Sülâsîsi  نبذ ’dir.

İftiâl babı fiile mutavaat (dönüşlülük), ittihaz (edinmek, bir şeyi kendisi için yapmak), müşareket (ortaklık), izhar (göstermek), ihtiyar (seçmek), talep ve çaba göstermek manaları katar. İfteale kalıbı hem soyut hem somut anlamlı fiiller için kullanılır.

قَصِياًّ  ; sıfat-ı müşebbehedir. “Benzeyen sıfat” demektir. İsm-i faile benzediği için bu adı almıştır. İsm-i failin ifade ettiği anlam geçici olduğu halde, sıfat-ı müşebbehenin ifade ettiği anlam kalıcıdır. İsm-i fail değişen ve yenilenen vasfa delalet eder. Sıfat-ı müşebbehe sürekli ve sabit vasfa delalet eder. Bu süreklilik ve sabitlik az veya çok, bazen de sonsuza kadar devam eder. Geniş zamana delalet eder. (Arapça Dilbilgisi Ayetlerle Nahiv Bilgisi)

 

فَحَمَلَتْهُ فَانْتَبَذَتْ بِه۪ مَكَاناً قَصِياًّ

 

Ayetin ilk cümlesi olan  فَحَمَلَتْهُ , atıf harfi  فَ  ile mukadder müste’nefe cümlesine atfedilmiştir. 

Müspet mazi fiil sıygasında faide-i haber ibtidaî kelamdır. 

Mazi fiil sebata, temekküne ve istikrara işaret eder. (Hâlidî, Vakafat, S.107)  

Aynı üslupta gelen  فَانْتَبَذَتْ بِه۪ مَكَاناً قَصِياًّ  cümlesi atıf harfi  فَ  ile makabline atfedilmiştir. Atıf sebebi hükümde ortaklıktır. Cümleler arasında manen ve lafzen mutabakat mevcuttur.

Müspet mazi fiil sıygasında faide-i haber ibtidaî kelamdır. 

Cümlede takdim tehir sanatı vardır.  انْتَبَذَتْ ‘deki failin mahzuf haline müteallik  بِه۪  car-mecruru, konudaki önemine binaen mef’ûle takdim edilmiştir. Halin hazfi îcâz-ı hazif sanatıdır.

مَكَاناً ’deki nekrelik, cins ve tazim ifade eder.

قَصِياّ  , mef’ûl olan  مَكَاناً  için sıfattır. Sıfat, tabi olduğu kelimenin sahip olduğu bir özelliğe işaret etmek için yapılan ıtnâb sanatıdır. 

قَصِياًّ , mübalağalı ism-i fail kalıbı olan sıfat-ı müşebbehe vezninde gelerek mübalağa ifade etmiştir. Bu kalıp bu vasfın mevsûfta sürekli varlığına, sıfatın mevsûfun bir parçası gibi ondan ayrılmayan bir özelliği olduğuna işaret eder.

قَصِياًّ - انْتَبَذَتْ  kelimeleri arasında mürâât-ı nazîr sanatı vardır. 

انْتَبَذَتْ  fiili,  اِفْتِعال  babındadır.  اِفْتِعال  babı, fiile mutavaat, müşareket, izhar, ihtiyar, cehd ve talep manaları katar. İhtiyar, cehd ve talep manalarının ayetteki bu fiile dahil olduğu kolaylıkla anlaşılmaktadır.

Ayet-i kerimede geçen  قَصِياًّ  kelimesi "Ehl-ü iyâlinden uzak" demektir. (Fahreddîn er-Râzî, Mefâtîhu’l-Gayb)