وَهُزّ۪ٓي اِلَيْكِ بِجِذْعِ النَّخْلَةِ تُسَاقِطْ عَلَيْكِ رُطَباً جَنِياًّۘ ٢٥
Ceneye جني : جَنَى fiili ağaçtan meyve toplamak/koparmak anlamına gelir. جَنِيٌّ devşirilen, koparılan veya toplanan meyve ya da bal'dır ama daha çok taze olan meyvelerle ilgili kullanılır.(Müfredat)
Kuran’ı Kerim’de bir fiil ve bir isim formunda 2 ayette geçmiştir. (Mucemul Müfehres) Türkçede kullanılan şekilleri câni ve cinayettir. (Kuranı Anlayarak Okuma Rehberi)
وَهُزّ۪ٓي اِلَيْكِ بِجِذْعِ النَّخْلَةِ
Fiil cümlesidir. وَ atıf harfidir. Matuf ile matufun aleyhin hükümde ortak olduğunu belirtir. İkisi arasında tertip (sıra) olduğunu göstermez. Vav ile yapılan atıfta matuf ile matufun aleyh yer değiştirebilir. (Arapça Dilbilgisi Ayetlerle Nahiv Bilgisi)
هُزّ۪ٓي fiili نَ ‘un hazfıyla mebni emir fiildir. Muhataba ي ‘ sı fail olarak mahallen merfûdur. اِلَيْكِ car mecruru هُزّ۪ٓي fiiline mütealliktir. بِجِذْعِ car mecruru هُزّ۪ٓي ‘deki mef’ûlun mahzuf haline mütealliktir. Aynı zamanda muzâftır. النَّخْلَةِ muzâfun ileyh olup kesra ile mecrurdur.
تُسَاقِطْ عَلَيْكِ رُطَباً جَنِياًّۘ
فَ karînesi olmadan gelen تُسَاقِطْ fiili mukadder şartın cevabıdır. Takdiri; إن تهزّي (Sallarsan) şeklindedir.
Fiil cümlesidir. تُسَاقِطْ sükun ile meczum muzari fiildir. Faili müstetir olup takdiri هى ‘dir. عَلَيْكِ car mecruru تُسَاقِطْ fiiline mütealliktir. رُطَباً mef’ûlun bih olup fetha ile mansubdur. جَنِياًّ kelimesi رُطَباً ‘in sıfatı olup fetha ile mansubdur.
Varlıkları niteleyen kelimelere “sıfat” denir. Arapça’da sıfatın asıl adı “na’t” (النَّعَت) dır. Sıfatın nitelediği isme de “men’ut” (المَنْعُوتُ) denir. Sıfat ile mevsuftan oluşan tamlamaya “sıfat tamlaması” denir. Sıfat tek kelime (isim), cümle ve şibh-i cümle olabilir.Ve sıfat birden fazla gelebilir.
Sıfat mevsufuna dört açıdan uyar: Cinsiyet, Adet, Marifelik - nekirelik, İrab.
Sıfat iki kısma ayrılır:1. Hakiki sıfat 2. Sebebi sıfat. Bir ismi doğrudan niteleyen sıfata “hakiki sıfat”, dolaylı olarak niteleyen sıfata da “sebebi sıfat” denir.
1- Hakiki sıfat ; 1. Müfred olan sıfatlar 2. Cümle olan sıfatlar olmak üzere ikiye ayrılır.
1- Müfred olan sıfatlar : Müfred olan sıfatlar genellikle ismi fail, ismi meful, mübalağalı ismi fail, sıfatı müşebbehe, ismi tafdil, masdar, ismi mensub ve sayı isimleri şeklinde gelir.Gayrı akil (akılsız çoğullar) mevsuf olarak geldiğinde sıfatını müfred müennes olarak da alır.
2- Cümle olan sıfatlar: Üçe ayrılır: 1- İsim cümlesi olan sıfatlar, 2- Fiil cümlesi olan sıfatlar, 3- Şibhi cümle olan sıfatlar.
Nekre isimden sonra gelen cümle veya şibhi cümle sıfat olur. Marife isimden sonra gelen cümle veya şibhi cümle hal olur. Ayette müfred şeklindedir.(Arapça Dilbilgisi Ayetlerle Nahiv Bilgisi)
تُسَاقِطْ fiili sülâsî mücerrede bir harf ilave edilerek mezid yapılan fiillerdendir. Fiil mufâale babındandır. Sülâsîsi سقط ’dir.
Mufâale babı fiile, müşareket (ortaklık), bir işi peşpeşe yapmak, teksir (çokluk, bir işi çok yapmak) gibi anlamlar katar. Müşareket (İşteşlik – ortaklık): Bir işin iki kişi veya iki grup arasında yapıldığını anlatır. Fail ile mef’ûl aynı işi yapmıştır. Ayrıca fail işi başlatan ve galip gelendir. (sonuçlandırandır). Bazen de müşareket olmayıp tek taraflı olur. (Arapça Dilbilgisi Ayetlerle Nahiv Bilgisi)
وَهُزّ۪ٓي اِلَيْكِ بِجِذْعِ النَّخْلَةِ
Ayet, atıf harfi وَ ‘la önceki ayetteki لَّا تَحْزَن۪ي cümlesine atfedilmiştir. Atıf sebebi hükümde ortaklıktır. İki ayet arasında lafzen ve manen ittifak vardır.
Ayetin ilk cümlesi, emir üslubunda talebî inşâî isnaddır.
بِجِذْعِ car mecruru هُزّ۪ٓي ‘deki mef’ûlun mahzuf haline mütealliktir. Halin hazfi îcâz-ı hazif sanatıdır. Takdir şöylledir: هزّي الرطب كائنا بجذع النخلة (Ağacın gövdesindeki taze hurmaları salla).
بِجِذْعِ kelimesindeki بِ , ilsak içindir. Mef’ûlle fiilin birlikteliğini kuvvetlendirir. هُزّ۪ٓي fiili müteaddidir. Mef’ûlunu harf-i cersiz alır.
Kurtubî, herhangi bir ağacın kök kısmındaki her kütük ciz'dir der. İfadenin başındaki بِ harfi ise, zaidedir. Buna göre mana, ‘hurma ağacının gövdesini, kendine doğru çek ve hareket ettir’ şeklinde olur. (Fahreddîn er-Râzî, Mefâtîhu’l-Gayb)
تُسَاقِطْ عَلَيْكِ رُطَباً جَنِياًّۘ
Fasılla gelen cümlede îcâz-ı hazif sanatı vardır. Şart üslubunda gelen terkipte takdiri إن تهزّي (Sallarsan) olan şart cümlesi mahzuftur. Şart cümlesinin hazfi, îcâz-ı hazif sanatıdır.
Cevap cümlesi olan تُسَاقِطْ عَلَيْكِ رُطَباً جَنِياًّۘ , meczum muzari fiil sıygasında faide-i haber ibtidaî kelamdır. Muzari fiil, hudus, teceddüt, istimrar ve tecessüm ifade etmiştir. Muzari fiil tecessüm özelliği sayesinde muhatabın muhayyilesini harekete geçirerek olayı daha iyi anlamasını sağlar.
Muzari fiilin geldiği hallerde çoğunlukla bu gaye mevcuttur. Muzari fiilin kullanımıyla sahne muhatabın gözünde sanki o anda canlanır. Bu da insanı etkiler. (Fatma Serap Karamollaoğlu, Kur'an Işığında Belâgat Dersleri Meânî İlmi)
Mahzuf şart ve mezkür cevap cümlelerinden müteşekkil terkip, şart üslubunda haberî isnaddır. Cümle şart manasından çıkarak haber manasına geldiği için mecâz-ı mürsel mürekkeptir. Haber cümlesi yerine şart üslubunun tercih edilmesi, şart üslubunun daha beliğ ve etkili olmasındandır.
Cümlede takdim-tehir sanatı vardır. تُسَاقِطْ fiiline müteallik عَلَيْكِ car mecruru, ihtimam için mef’ûle takdim edilmiştir.
Mef’ûl olan رُطَباً ’daki nekrelik, kesret, cins ve tazim ifade eder.
جَنِياًّ kelimesi, رُطَباً için sıfattır. Sıfat, mevsûfunun sahip olduğu bir özelliğe işaret etmek için yapılan tetmim ıtnâbı sanatıdır.
النَّخْلَةِ - جَنِياًّۘ kelimeleri arasında mürâât-ı nazîr sanatı vardır.
رُطَباً kelimesi, bu fiilin okunuşuna göre ya temyizdir ya da mefûldür. (Fahreddîn er-Râzî, Mefâtîhu’l-Gayb)
Sayfadaki bütün ayetler fethalı kelimelerle son bulmuştur. Bu kelimelerin oluşturduğu ahenk, duyanların, okuyanların gönlünü fethedecek güzelliktedir.