Bakara Sûresi 56. Ayet

ثُمَّ بَعَثْنَاكُمْ مِنْ بَعْدِ مَوْتِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ  ٥٦

Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.
 
Sıra Kelime Anlamı Kökü
1 ثُمَّ sonra
2 بَعَثْنَاكُمْ sizi tekrar diriltmiştik ب ع ث
3 مِنْ -ndan
4 بَعْدِ ardı- ب ع د
5 مَوْتِكُمْ ölümünüzün م و ت
6 لَعَلَّكُمْ belki
7 تَشْكُرُونَ şükredersiniz (diye) ش ك ر
 

‘Sonra sizi, öldükten sonra tekrar dirilttik’ cümlesinde onların gerçekten öldüğünü vurgulamak ve baygınlıktan veya uykudan sonra diriltilmiş olmaları vehmini ortadan kaldırmak için ‘min ba’di mevtikum’ (öldükten sonra) kaydı gelmiştir.

Önceki ayette gelen saika fiilinin mecazi manada kullanıldığını düşünebiliriz. Mesela yorgunluktan öldüm, deriz. Burada felç gibi hareket edememe, hareketsiz hale gelme gibi bir durum söz konusu olabilir.

 

ثُمَّ بَعَثْنَاكُمْ مِنْ بَعْدِ مَوْتِكُمْ

 

Fiil cümlesidir. ثُمَّ  tertip ve terahi ifade eden atıf harfidir. بَعَثْنَا  sükun üzere mebni mazi fiildir. Mütekellim zamiri  نَا  fail olarak mahallen merfûdur. Muttasıl zamir  كُمْ  mef'ûlun bih olarak mahallen mansubdur.

مِنْ بَعْدِ  car mecruru  بَعَثْنَا  fiiline mütealliktir. مَوْتِكُمْ  muzâfun ileyh olup kesra ile mecrurdur. Aynı zamanda muzâftır. Muttasıl zamir  كُمْ  muzâfun ileyh olarak mahallen mecrurdur.

لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

 

İsim cümlesidir. لَعَلَّ  terecci harfidir. Vukuu mümkün durumlarda kullanılır. İsim cümlesinin önüne gelir. إنّ gibi ismini nasb, haberini ref eder. Tereccî, husûlü arzu edilen ve sevilen, imkân dahilinde olan bir şeyin istenmesidir. 

كُمْ  muttasıl zamiri  لَعَلَّ ’nin ismi olarak mahallen mansubdur. تَشْكُرُونَ  cümlesi,  لَعَلَّ ’nin haberi olarak mahallen merfûdur. 

تَشْكُرُونَ  fiili  نَ ‘un sübutuyla merfû muzari fiildir. Zamir olan çoğul و ‘ı fail olarak mahallen merfûdur.

 

ثُمَّ بَعَثْنَاكُمْ مِنْ بَعْدِ مَوْتِكُمْ

Ayet, tertip ve terahî ifade eden  ثُمَّ  atıf harfiyle önceki ayetteki  أخذتكم الصاعقة  cümlesine atfedilmiştir. Atıf sebebi hükümde ortaklıktır. Cümleler arasında manen ve lafzen mutabakat mevcuttur.

ثُمَّ ; birbirine bağladığı manalar arasında kısa da olsa bir süre olduğunu ifade eder. Bu atıf harfi, terâhî ifade eder, sıralama bildirir. Terahi; sözlükte sonra olmak ve gecikmek anlamındadır.

Müspet mazi fiil sıygasında, faide-i haber ibtidaî kelamdır.

Mazi fiil sebata, temekküne ve istikrara işaret eder. (Hâlidî, Vakafât, S.107)

Fiil azamet zamirine isnadla tazim edilmiştir.

بَعَثْنَاكُمْ  ve  مَوْتِكُمْ  kelimeleri arasında tıbak-ı icâb sanatı vardır.

ثُمَّ - بَعْدِ  kelimeleri arasında mürâât-ı nazîr sanatı vardır.

ثُمَّ بَعَثْنَاكُمْ مِنْ بَعْدِ مَوْتِكُم  [Sonra sizi, öldükten sonra tekrar dirilttik.] cümlesinde, onların gerçekten öldüğünü vurgulamak , baygınlıktan veya uykudan sonra diriltmiş olmaları vehmini ortadan kaldırmak için  ثُمَّ بَعَثْنَاكُمْ  [sizi dirilttik] fiilinden sonra  مِنْ بَعْدِ مَوْتِكمْ  [öldükten sonra] kaydı getirilmiştir.(Sâbûnî, Safvetü’t Tefasir)

 لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

Ta’liliyye olarak gelen cümlenin fasıl sebebi, şibh-i kemâli ittisâldir. Ta’lil, kelamın bir sebebe bağlanarak ifade edilmesidir. Kastedilen mananın nedenini ve sebebini beyan etmek maksadıyla ziyade sözlerle yapılan ıtnâb sanatıdır.Tereccî harfinin dahil olduğu cümle gayr-ı talebî inşâî isnaddır.

“Umulur ki” anlamında olan bu harf, Allah Teâlâ’ya isnad edildiğinde “...olsun diye, ...olması için” şeklinde tercüme edilir. Dolayısıyla cümle vaz edildiği inşâ formundan çıktığı için mecaz-ı mürsel mürekkebdir.

لَعَلَّ ’nin haberi olan  تَشْكُرُونَ ’ nin muzari sıygada cümle olarak gelmesi hükmü takviye, hudûs ve teceddüt ifade eder. Muzari fiil tecessüm özelliği sayesinde muhatabın muhayyilesini harekete geçirerek olayı daha iyi anlamasını sağlar.

لَعَلَّ  edatı terecci içindir yani “ümitvar olma” manasını ifade eder ve beklenti içinde olmak demektir ki her ikisi de aynı manaya gelir. Fakat bu beklenti Kerîm olan bir zattan olmalı, kişi O’ndan beklemelidir. İşte bu, yerine getirmesi kesin olan vaadinin yerine bir ifadedir. İmam Sîbeveyhi de bu görüştedir. Ancak Kutrub;  “ لَعَلَّ  kelimesi ‘için’ manasındadır.” demiştir. (Nesefî, Medâriku’t Tenzîl ve Hakâîku’t Te’vîl)

لَعَلَّ  gerçek kullanımında ümit ve beklenti tesis etmek içindir. Bazen mecâz-ı mürsel yoluyla inkâr ve tahzir (sakındırma) manasında da kullanılabilmektedir. (  Âşûr, Et-Tahrîr Ve’t-Tenvîr

لَعَلَّ  kelimesi ihtimal ilişkisi kurar. َTevakku anlamı da vardır. Tevakku istenilen bir şeyin gerçekleşmesini ummak/beklemek, istenmeyen bir şeyden de endişe duymaktır.

لَعَلَّ  edatı gerçekleşmesi mümkün olan şeylere hastır.  لَعَلَّ ’nin ifade ettiği ihtimal, bir şeyin gerçekleşmesiyle gerçekleşmemesinin eşit olması durumudur. el-Mâleki İbn Hişâm gibi bazı nahivciler buna tevakku demektedirler. (Abdullah Hacıbekiroğlu, Doktora Tezi, Arap Dilinde Edatların Metinde Kurduğu Anlamsal İlişkiler)

Tereccî, sevilen bir şeyin meydana gelmesi konusundaki beklentiyi ifade eder. Halbuki Allah Teâlâ böyle bir konumda değildir. Bunun için bazıları buradaki  لَعَلَّ (umulur ki) harfinin  لَ  manasında olduğunu ya da Allah Teâlâ'nın burada kullarına, onların kendi aralarında konuştuğu gibi hitap ettiğini söylemişlerdir. (Muhammed Ebu Musa, Hâ-Mîm Sureleri Belâgî Tefsiri, C. 4, s.45)