اِنَّ لَكَ اَلَّا تَجُوعَ ف۪يهَا وَلَا تَعْرٰىۙ ١١٨
Araye عري :Fiil olarak عَرِيَ elbisesini çıkardı, soyunup çıplak hale geldi anlamında kullanılır. عَراء kelimesi içinde örtü ya da perde olacak hiçbir şeyin bulunmadığı yerdir. Kasırlı olarak yazılan عَرا sözcüğü yön, semt ve yan anlamına gelir. İfti'al babı kullanımı da إعْتَرَى yanına/semtine yönelmek demek olur. Son olarak عُرْوَةٌ lafzı ise bir şeye kenarından/yanından bağlı olan nesne (kulp)dir. (Müfredat)
Kuran’ı Kerim’de türevleriyle birlikte 3 ayette geçmiştir. (Mucemul Müfehres) Türkçede kullanılan şekilleri âri ve uryandır. (Kuranı Anlayarak Okuma Rehberi)
اِنَّ لَكَ اَلَّا تَجُوعَ ف۪يهَا وَلَا تَعْرٰىۙ
İsim cümlesidir. اِنَّ tekid harfidir. İsim cümlesinin önüne gelir, ismini nasb haberini ref eder.
لَكَ car mecruru اِنَّ ’nin mahzuf mukaddem haberine mütealliktir. أَنْ ve masdar-ı müevvel, اِنَّ ’nin muahhar ismi olarak mahallen mansubdur.
اَنْ muzariyi nasb ederek manasını masdara çeviren harftir.
لاَ nefy harfi olup olumsuzluk manasındadır. تَجُوعَ fetha ile mansub muzari fiildir. Faili müstetir olup takdiri أنت ’dir. ف۪يهَا car mecruru تَجُوعَ fiiline mütealliktir. لَا تَعْرٰى atıf harfi و ’la makabline matuftur.
لَا nefy harfi olup olumsuzluk manasındadır. تَعْرٰى elif üzere mukadder fetha ile mansub muzari fiildir. Faili müstetir olup takdiri أنت ’dir.
Fiil-i muzarinin başına اَنْ harfi geldiği zaman onu nasb ettiği gibi anlamını da masdara çevirmektedir. Bu tür masdarlara masdar anlamı içerdikleri için “tevilli masdar (masdar-ı müevvel cümlesi)” denmektedir. (Arapça Dilbilgisi Ayetlerle Nahiv Bilgisi)
اِنَّ لَكَ اَلَّا تَجُوعَ ف۪يهَا وَلَا تَعْرٰىۙ
Fasılla gelen ayette mütekellim Allah Teâlâ’dır. اِنَّ ile tekid edilmiş, sübut ve istimrar ifade eden isim cümlesi faide-i haber inkâri kelamdır.
Yalnızca bir isim cümlesi bile devam ve sübut ifade ettiğinden, اِنَّ ve isim cümlesi olmak üzere iki tekid içeren bu ve benzeri cümleler çok muhkem/sağlam cümlelerdir.
İsim cümleleri sübut ifade eder. İsim cümlelerinin asıl kuruluş sebebi; müsnedin, müsnedün ileyh için sabit olduğunu ifade etmektir. İsim cümlesinin haberi müfred ya da isim cümlesi olursa asıl konulduğu mana olan sübutu veya bazı karinelerle istimrarı (devamlılığı) ifade eder. İstimrar ifadesi daha çok medh ve zem durumlarında olur. (Fatma Serap Karamollaoğlu, Kur'an Işığında Belâgat Dersleri Meânî İlmi)
Cümlede, takdim-tehir ve îcâz-ı hazif sanatları vardır. لَكَ car mecruru, اِنَّ ’nin mahzuf mukaddem haberine mütealliktir.
اَلَّا , masdar harfi أن ve nefiy harfi لا ‘dan müteşekkildir. Masdar harfi أن ve akabindeki تَجُوعَ ف۪يهَا cümlesi, masdar teviliyle اِنَّ ’nin muahhar ismi konumundadır. Masdar-ı müevvel, menfi muzari fiil sıygasında faide-i haber, ibtidaî kelamdır.
Aynı üslupta gelen وَلَا تَعْرٰى cümlesi, لَّا تَجُوعَ ف۪يهَا cümlesine atfedilmiştir. Atıf sebebi hükümde ortaklıktır. Cümleler arasında manen ve lafzen mutabakat mevcuttur. لَا nefy harfinin tekrarı tekid ifade eder.
Atıftan sonra nefi harfi tekrar edilmeseydi, sadece ikisinin birlikte olumsuzlandığı anlamını taşırdı. Bu şekilde gelerek hem bunların yalnız başına olduğu durum hem de ikisinin birlikte olduğu durum olumsuzlanmıştır.
Ayette cennetin iki özelliği taksim sanatı üslubuyla belirtilmiştir.
تَجُوعَ - تَعْرٰى kelimeleri arasında mürâât-ı nazîr sanatı vardır.
Muzari fiiller, hudûs ve teceddüt ifade eder. Muzari fiil tecessüm özelliği sayesinde, muhatabın muhayyilesini harekete geçirerek olayı daha iyi anlamasını sağlar.
Muzari fiilin geldiği hallerde çoğunlukla bu gaye mevcuttur. Muzari fiilin kullanımıyla sahne muhatabın gözünde sanki o anda canlanır. Bu da insanı etkiler. (Fatma Serap Karamollaoğlu, Kur'an Işığında Belâgat Dersleri Meânî İlmi)
Allah Teâlâ bu ayette açlıkla çıplaklığı atfederek birleştirmiştir. Bu birliktelikte asıl neden, bunlara sebebiyet veren etkenin gözetilmesidir. İkisinin ortak noktası mahrumiyettir. Birinde yiyeceğin, diğerinde giyeceğin olmamasıdır. Bu incelik bedî’ sanatlardan, teşâbüh-i etrâf sanatıdır. (Fatma Serap Karamollaoğlu, Kuran Işığında Belagat Dersleri Bedî’ İlmi)