يَفْقَهُوا قَوْل۪يۖ ٢٨
يَفْقَهُوا قَوْل۪يۖ
فَ karînesi olmadan gelen يَفْقَهُوا cümlesi mukadder şartın cevabıdır. Takdiri; إن تحلل عقدة لساني يفقهوا قولي.. (Dilimdeki düğümü çözersen ne dediğimi anlarlar) şeklindedir.
Fiil cümlesidir. يَفْقَهُوا fiili نَ ‘un hazfıyla meczum muzari fiildir. Zamir olan çoğul و ’ı fail olarak mahallen merfûdur. قَوْل۪ي mef’ûlun bih olup, mukadder fetha ile mansubdur. Aynı zamanda muzâftır. Mütekellim zamiri ي muzâfun ileyh olarak mahallen mecrurdur.
يَفْقَهُوا قَوْل۪يۖ
Hz. Musa’nın duasının devamıdır. Şart üslubunda gelen ayette takdiri إن تحلل عقدة لساني (Dilimdeki düğümü çözersen) olan mukadder şartın cevabıdır. Şart cümlesinin hazfi, îcâz-ı hazif sanatıdır.
فَ karinesi olmadan gelmiş cevap cümlesi olan يَفْقَهُوا قَوْل۪يۖ , müspet muzari fiil sıygasında, lâzım-ı faide-i haber ibtidaî kelamdır.
Meczum muzari fiil sıygasında gelen cümle, hudûs ve teceddüt ifade etmiştir. Muzari fiil tecessüm özelliği sayesinde, muhatabın muhayyilesini harekete geçirerek olayı daha iyi anlamasını sağlar.
Muzari fiilin geldiği hallerde çoğunlukla bu gaye mevcuttur. Muzari fiilin kullanımıyla sahne muhatabın gözünde sanki o anda canlanır. Bu da insanı etkiler. (Fatma Serap Karamollaoğlu, Kur'an Işığında Belâgat Dersleri Meânî İlmi)
Mahzuf şart ve mezkur cevap cümlelerinden müteşekkil terkip, şart üslubunda haberî isnaddır. Cümle şart manasından çıkarak haber manasına geldiği için mecâz-ı mürsel mürekkeptir. Haber cümlesi yerine şart üslubunun tercih edilmesi, şart üslubunun daha beliğ ve etkili olmasındandır.