وَاَدْخَلْنَاهُ ف۪ي رَحْمَتِنَاۜ اِنَّهُ مِنَ الصَّالِح۪ينَ۟ ٧٥
وَاَدْخَلْنَاهُ ف۪ي رَحْمَتِنَاۜ
Cümle, atıf harfi وَ ’la اٰتَيْنَاهُ ’ya matuftur.
Fiil cümlesidir. اَدْخَلْنَا sükun üzere mebni mazi fiildir. Mütekellim zamir نَا fail olarak mahallen merfûdur. Muttasıl zamir هُ mef’ûlun bih olarak mahallen mansubdur. ف۪ي رَحْمَتِنَا car mecruru اَدْخَلْنَا fiiline mütealliktir. Aynı zamanda muzâftır. Mütekellim zamir نَا muzâfun ileyh olarak mahallen mecrurdur.
اَدْخَلْنَا fiili sülâsî mücerrede bir harf ilave edilerek mezid yapılan fiillerdendir. Fiil if’âl babındandır. Sülâsîsi دخل ’dir.
İf’al babı fiile, tadiye (geçişlilik) kesret, haynunet (zamanı gelmesi), sayruret, izale, zamana ve mekâna duhul, temkin (imkân sağlamak), vicdan (bir vasıf üzere bulmak) mutavaat (tef’il babının dönüşlülüğü), tariz (arz etmek, maruz bırakmak) manaları katar. Bazen de fiilin mücerret manasını ifade eder.
اِنَّهُ مِنَ الصَّالِح۪ينَ۟
İsim cümlesidir. اِنَّ tekid harfidir. İsim cümlesinin önüne gelir, ismini nasb haberini ref eder.
هُ muttasıl zamir اِنَّ ’nin ismi olarak mahallen mansubdur. مِنَ الصَّالِح۪ينَ۟ car mecruru اِنَّ ’nin mahzuf haberine müteallik olup, cer alameti ي ’dir .Cemi müzekker salim kelimeler harfle îrablanır. الصَّالِح۪ينَ۟ ,sülasi mücerredi صلح olan fiilin ism-i failidir.
İsm-i fail; eylemi yapan ve gerçekleştiren demektir. Geçici olarak o sıfatı yüklenen isimdir. İsm-i fail; hem varlığa (zata) hem de onun sıfatına delalet eden kelimelerdir. (Arapça Dilbilgisi Ayetlerle Nahiv Bilgisi)
وَاَدْخَلْنَاهُ ف۪ي رَحْمَتِنَاۜ
Ayet, atıf harfi وَ ’la önceki ayetteki …اٰتَيْنَاهُ cümlesine atfedilmiştir. Atıf sebebi hükümde ortaklıktır. Cümleler arasında manen ve lafzen mutabakat mevcuttur. Müspet mazi fiil sıygasında faide-i haber ibtidaî kelamdır.
Mazi fiil sebata, temekkün ve istikrara işaret eder. (Hâlidî, Vakafât, s. 107)
اَدْخَلْنَاهُ fiilinin azamet zamirine isnad edilmesi, işin Allah'ın bizzat celâliyle, kudretiyle, kemâliyle ilgili olduğunu belirterek tazim ifade eder. Azamet zamiri, ululuğu izhar etmedir.
ف۪ي رَحْمَتِنَا ifadesindeki ف۪ي harfinde istiare-i tebeiyye vardır. ف۪ي harfindeki zarfiyet manası dolayısıyla rahmet, içine girilebilen maddi bir şeye benzetilmiştir. Burada ف۪ي harfi kendi manasında kullanılmamıştır. Çünkü rahmet, hakiki manada zarfiyeye yani içine girilmeye müsait değildir. Allah’ın rahmetindeki yüceliği ifade etmek üzere bu harf kullanılmıştır. Câmi’, her ikisindeki mutlak irtibattır.
Veciz ifade kastına matuf izafetinde رَحْمَتِ kelimesinin Allah Teâlâ’ya ait zamire muzâf olması, rahmetin şanı içindir.
اَدْخَلْنَاهُ ف۪ي رَحْمَتِنَا [Onu rahmetimize soktuk] cümlesinde mecaz-ı mürsel vardır. “Cennetimize soktuk” demektir. Çünkü cennet, rahmetin indiği yerdir. Aralarında mahalliyet alakası vardır. (Sâbûnî, Safvetü’t Tefasir)
اِنَّهُ مِنَ الصَّالِح۪ينَ۟
Ayetin son cümlesi ta’liliyye olarak fasılla gelmiştir. Fasıl sebebi şibh-i kemâl-i ittisâldir.
Ta’lil, kelamın bir sebebe bağlanarak ifade edilmesidir. Kastedilen mananın nedenini beyan etmek maksadıyla ziyade sözlerle yapılan ıtnâb sanatıdır.
اِنَّ ile tekid edilmiş, sübut ve istimrar ifade eden isim cümlesi faide-i haber inkârî kelamdır.
Yalnızca bir isim cümlesi bile devam ve sübut ifade ettiğinden, اِنَّ ile tekit edilmiş isim cümleleri çok muhkem/sağlam cümlelerdir.
Cümlede îcâz-ı hazif sanatı vardır. مِنَ الصَّالِح۪ينَ car mecruru اِنَّ ‘nin mahzuf haberine mütealliktir.
الصَّالِح۪ينَ۟ , ism-i fail kalıbında gelmiş, bu özelliğin istimrar ve istikrarını ifade etmiştir.
İsm-i fail sübuta, istikrara ve sıfatın mevsûfa olan bağlılığına delalet eder. (Halidî, Vakafat, s. 80)
İsim cümleleri sübut ifade eder. İsim cümlelerinin asıl kuruluş sebebi; müsnedin, müsnedün ileyh için sabit olduğunu ifade etmektir. İsim cümlesinin haberi müfred ya da isim cümlesi olursa, asıl konulduğu mana olan sübutu veya bazı karinelerle istimrarı (devamlılığı) ifade eder. İstimrar ifadesi daha çok medh ve zem durumlarında olur. (Fatma Serap Karamollaoğlu, Kur'an Işığında Belâgat Dersleri Meânî İlmi)