Şuarâ Sûresi 138. Ayet

وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّب۪ينَۚ  ١٣٨

“Biz azaba uğratılacak da değiliz.”
 
Sıra Kelime Anlamı Kökü
1 وَمَا ve değiliz
2 نَحْنُ biz
3 بِمُعَذَّبِينَ azaba uğratılacak ع ذ ب
 

Müşrikler Hûd aleyhisselâmın uyarılarına kulak vermediler; öğüt vermesiyle vermemesi arasında bir fark bulunmadığını kendisine ifade ettiler. Müfessirler 137. âyette “yol” anlamında tercüme ettiğimiz huluk kelimesindeki kıraat farkını da dikkate alarak âyetten kastedilenin ne olduğu hakkında farklı yorumlarda bulunmuşlardır: a) Şu yaptıklarımız veya sahip olduğumuz din, ilk atalarımızdan beri sürüp gelen bir gelenektir, bundan dolayı herhangi bir ceza görmeyiz. Sen bizi atalarımızın tapmış olduğu tanrılardan uzaklaştırmak istiyorsun, bunu kabul etmeyiz. b) Senin iddia ettiğin peygamberlik, getirdiğin şu din ve “İnsanlar öldükten sonra yeniden diriltilecek” şeklindeki iddian, geçmişlerin yalan ve uydurmalarıdır. c) Bizim hayatımız öncekilerin hayatı gibidir, yaşarız, ölürüz. Öncekiler nasıl öldüler bir daha dirilmedilerse biz de yaşayıp öleceğiz, bir daha dirilmeyeceğiz (krş. Taberî, XIX, 97-98; İbn Âşûr, XIX, 172-174; Âd kavmi hakkında bilgi için bk. A‘râf 7/65; Hûd 11/50).

 


 

وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّب۪ينَۚ

 

İsim cümlesidir. مَا  olumsuzluk harfi olup  لَيْسَ  gibi amel eder. İsmini ref, haberini nasb eder.

نَحْنُ  munfasıl zamir  مَا ‘nın ismi olarak mahallen merfûdur.  بِ  harf-i ceri zaiddir. مُعَذَّب۪ينَ  lafzen mecrur,  مَا ‘nın haberi olarak mahallen mansub, cer alameti  ي ‘dir. Cemi müzekker salim kelimeler harfle îrablanır.

مُعَذَّب۪ينَ  ; sülâsî mücerrede bir harf ilave edilerek mezid yapılan tef’ıl babının ism-i mef’ûlüdür.

 

وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّب۪ينَۚ

 

Ayet, atıf harfi  وَ ‘la önceki ayete atfedilmiştir. Atıf sebebi hükümde ortaklıktır. Cümleler arasında manen ve lafzen mutabakat mevcuttur. Sübut ve istimrar ifade eden isim cümlesinde nefy harfi  مَا , nakıs fiil  ليس  gibi amel etmiştir. 

مَا ‘nın haberi olan  بِمُعَذَّب۪ينَ ’ye dahil olan  بِ  tekit ifade eden zaid harftir. Cümle faide-i haber inkârî kelamdır.

İsim cümleleri sübut ifade eder. İsim cümlelerinin asıl kuruluş sebebi; müsnedin, müsnedün ileyh için sabit olduğunu ifade etmektir. İsim cümlesinin haberi müfred ya da isim cümlesi olursa asıl konulduğu mana olan sübutu veya bazı karinelerle istimrarı (devamlılığı) ifade eder. İstimrar ifadesi daha çok medh ve zem durumlarında olur. (Fatma Serap Karamollaoğlu, Kur’an Işığında Belâgat Dersleri Meânî İlmi)

Olumlu cümlelerde  لَ  harfinin tekid ifade ettiği gibi, olumsuz cümlelerde de  لَيْسَ  ve  مَا 'nın haberinin başında gelen  بِ  harfi de tekid ifade eder. (Suyûtî, İtkân fî Ulûmi’l-Kur’ân, C. II, S. 142)