Şuarâ Sûresi 226. Ayet

وَاَنَّهُمْ يَقُولُونَ مَا لَا يَفْعَلُونَۙ  ٢٢٦

Görmez misin ki onlar, her vadide şaşkın şaşkın dolaşırlar ve yapmadıkları şeyleri söylerler.  (225 - 226. Ayetler Meali)
 
Sıra Kelime Anlamı Kökü
1 وَأَنَّهُمْ ve onlar
2 يَقُولُونَ söylerler ق و ل
3 مَا şeyleri
4 لَا
5 يَفْعَلُونَ yapmayacakları ف ع ل
 
﴾224﴿ Şairlere gelince, onlara da yoldan sapmışlar uyarlar. ﴾225-226﴿ Onların her vadide şaşkın şaşkın dolaştıklarını ve gerçekte yapmadıkları şeyleri söylediklerini görmez misin? ﴾227﴿ Ancak iman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapanlar, Allah’ı çokça ananlar ve haksızlığa uğratıldıktan sonra kendilerini savunanlar başkadır. Haksızlık edenler, neye nasıl dönüşeceklerini (başlarına nelerin geleceğini) yakında görecekler.
 

وَاَنَّهُمْ يَقُولُونَ مَا لَا يَفْعَلُونَۙ

 

İsim cümlesidir. أَنَّ  ve masdar-ı müevvel, atıf harfi وَ ‘la ilk masdar-ı müevvele matuftur.

أَنَّ  masdar harfidir. İsim cümlesine dahil olur. İsmini nasb haberini ref yapar, cümleye masdar anlamı verir.  

هُمْ  muttasıl zamiri  اَنَّ ’nin ismi olarak mahallen mansubdur. يَقُولُونَ  cümlesi, اَنَّ ’nin haberi olarak mahallen merfûdur. 

يَقُولُون  fiili  نَ ‘un sübutuyla merfû muzari fiildir. Zamir olan çoğul و ‘ı fail olarak mahallen merfûdur. Müşterek ism-i mevsûl  مَا  mef’ûlun bih olarak mahallen mansubdur. İsm-i mevsûlun sılası  لَا يَفْعَلُونَ ‘dir. Îrabdan mahalli yoktur. 

لَا  nefy harfi olup olumsuzluk manasındadır. يَفْعَلُونَ  fiili  نَ ‘un sübutuyla merfû muzari fiildir. Zamir olan çoğul و ‘ı fail olarak mahallen merfûdur.

 

وَاَنَّهُمْ يَقُولُونَ مَا لَا يَفْعَلُونَۙ

 

Masdar ve tekid harfi  اَنَّ ’nin dahil olduğu  اَنَّهُمْ يَقُولُونَ مَا لَا يَفْعَلُونَ  cümlesi, masdar tevilinde, önceki ayetteki masdar-ı müevvele matuftur. Cihet-i camia tezayüftür.

İki ayette de masdar-ı müevvel tercih edilmiştir. Bunun sebebi; açık masdarın, olayın bir kere gerçekleşmiş olması ihtimaline işaret etmesidir. Oysa burada, bir kere gerçekleşme manası murad edilmemiştir. Bu yüzden de teceddüt ve devama delalet eden fiil cümleleri getirilmiştir. (Fâdıl Sâlih Sâmerrâî, Beyânî Tefsir Yolu, c.1, s. 83) 

Masdar-ı müevvel, sübut ve istimrar ifade eden isim cümlesi, faide-i haber inkârî kelamdır.

Cümlede müsned olan  يَقُولُونَ مَا لَا يَفْعَلُونَۙ ‘ nin muzari fiil cümlesi olması zamana dikkat çeker, hükmü takviye, hudûs, istimrar, tecessüm ve teceddüt ifade eder. Zem makamında oluşu istimrar manasını vurgular. Muzari fiil tecessüm özelliği sayesinde muhatabın muhayyilesini harekete geçirerek olayı daha iyi anlamasını sağlar.

Muzari fiilin geldiği hallerde çoğunlukla bu gaye mevcuttur. Muzari fiilin kullanımıyla sahne muhatabın gözünde sanki o anda canlanır. Bu da insanı etkiler. (Fatma Serap Karamollaoğlu, Kur'an Işığında Belâgat Dersleri Meânî İlmi)

يَقُولُونَ  fiilinin mef’ûlu konumundaki müşterek ism-i mevsûl  مَٓا ‘nın sılası olan  لَا يَفْعَلُونَ  cümlesi, menfi muzari fiil sıygasında faide-i haber ibtidaî kelamdır.