قَالَ فَبِعِزَّتِكَ لَاُغْوِيَنَّهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ ٨٢
قَالَ فَبِعِزَّتِكَ لَاُغْوِيَنَّهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ
Fiil cümlesidir. قَالَ fetha üzere mebni mazi fiildir. Faili müstetir olup takdiri هُوَ ‘dir. Mekulü’l-kavli فَبِعِزَّتِكَ ‘dir. قَالَ fiilinin mef’ûlün bihi olarak mahallen mansubdur.
فَ zaiddir. Ayetlerin tertip üzere olduğunun işaretidir. بِ harf-i ceri kasem harfidir. عِزَّتِكَ car mecruru mahzuf fiile mütealliktir. Takdiri, أقسم (Yemin ederim) şeklindedir. أقسم) اُغْوِيَنَّهُمْ) mahzuf mübtedanın haberi olarak mahallen merfûdur. Takdiri, أنا şeklindedir. İsim cümlesi mukadder şartın cevabıdır. Takdiri, إن أنظرتني فأنا أقسم ... لأغوينّهم (Bana mühlet veririsen yemin ederim ki onları azdıracağım.)şeklindedir.
لَ harfi, mahzuf kasemin cevabının başına gelen muvattiedir.
اُغْوِيَنَّ fetha üzere mebni muzari fiildir. Mahallen merfûdur. Faili müstetir olup takdiri أنا ’dir. Fiilin sonundaki نَ , tekid ifade eden nûn-u sakiledir. Muttasıl zamir هُمْ mef’ûlün bih olarak mahallen mansubdur.
اَجْمَع۪ينَ kelimesi اُغْوِيَنَّهُمْ ‘deki mef’ûlun bihi tekid eder. Nasb alameti ي ‘dir. Cemi müzekker salim kelimeler harf ile îrablanır.
بِ harf-i ceri mecruruna ilsak, sebep, musahabe, zaid, karşılık – bedel, istiane, zaman – mekân zarfı gibi manalar kazandırabilir. Burada sebep manasındadır. (Arapça Dilbilgisi Ayetlerle Nahiv Bilgisi)
Tekid nunları bitiştikleri fiile istikbal manası kazandıran bir edatın veya durumun bulunması halinde muzari fiilin sonuna gelirler. (Soru, arz, tekid lâmı, ummak, teşvik, nehiy, temenni ve yemin gibi.)
Te’kid: Tabi olduğu kelimenin veya cümlenin manasını kuvvetlendiren, pekiştiren, manasındaki kapalılığı gideren ve aynı irabı alan sözdür. Te’kide “tevkid” de denilir. Te’kid eden kelimeye veya cümleye “te’kid (müekkid- ٌمُؤَكِّد)”, te’kid edilen kelime veya cümleye de “müekked (مَؤَكَّدٌ)” denir. Te’kid, çoğunlukla muhatabın zihninde iyice yerleşmesi veya onun tereddüdünü gidermek için yapılan vurguya denir. Te’kid, lafzî ve manevi olmak üzere ikiye ayrılır.
Lafzi te’kid: Harfin, fiilin, ismin hatta cümlenin tekrarı ile olur. Zamirler zamir ile te’kid edilebilirler. Bu durumda sayı ve cinsiyet yönünden te’kid müekkede uyar.
Manevi te’kid: Manevi te’kit marifeyi tekit eder, belirli kelimelerle yapılır. Bu kelimeler: كُلُّ , اَجْمَعُونَ , اَجْمَعِينَ dir. Ayette manevi tekid şeklindedir.(Arapça Dilbilgisi Ayetlerle Nahiv Bilgisi)
اُغْوِيَنَّ fiili sülâsî mücerrede bir harf ilave edilerek mezid yapılan fiillerdendir. Fiil if’al babındandır. Sülâsîsi غوي ’dir.
İf’al babı fiile tadiye (geçişlilik), kesret, haynunet (zamanı gelmesi), sayruret, izale, zamana ve mekâna duhul, temkin (imkân sağlamak), vicdan (bir vasıf üzere bulmak), mutavaat (tef’il babının dönüşlülüğü), tariz (arz etmek, maruz bırakmak) manaları katar. Bazen de fiilin mücerret manasını ifade eder.
قَالَ فَبِعِزَّتِكَ لَاُغْوِيَنَّهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ
Ayet istînâfiyye olarak fasılla gelmiştir. Fasıl sebebi şibh-i kemâl-i ittisâldir. Müspet mazi fiil sıygasında faide-i haber ibtidaî kelamdır. Allah Teâlâ, İblisin sözlerini bildirmektedir.
قَالَ fiilinin mekulü’l-kavli kasem üslubunda gayrı talebî inşâî isnaddır.
Kasem cümlesi فَبِعِزَّتِكَ , şart üslubunda gelmiştir. Cümlede îcâz-ı hazif sanatı vardır.
ف , takdiri إن أنظرتني (Bana mühlet verirsen) olan mahzuf şartın cevabına dahil olan rabıtadır. بِ , kasem harfidir. Car mecrur بِعِزَّتِكَ , takdiri أقسم (Yemin ederim.) olan mahzuf fiile mütealliktir. أقسم بِعِزَّتِكَ لَاُغْوِيَنَّهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ cümlesi, takdiri أنا (Ben) olan mahzuf mübtedanın haberidir. Bu takdire göre, sübut ve istimrar ifade eden isim cümlesinin haberi kasem üslubunda gelmiştir.
لَ ve نَّ ‘la tekid edilen لَاُغْوِيَنَّهُمْ اَجْمَع۪ينَ cümlesi kasemin cevabıdır. Müspet muzari fiil sıygasında lâzım-ı faide-i haber inkârî kelamdır. Mahzuf şart ve mezkûr cevap cümlelerinden müteşekkil terkip, şart üslubunda talebî inşâî isnaddır.
عِزَّتِكَ izafeti, muzâfa tazim ve teşrif ifade eder.
فَبِعِزَّتِكَ ,yemindir, ‘gücüne yemin olsun ki’ demektir. (Ez-Zâdu’l Mesîr)
اَجْمَع۪ينَۙ lafzı, اُغْوِيَنَّهُمْ cümlesindeki zamiri tekid içindir.
"Dedi ki: İzzetin hakkı için hepsini mutlaka azdıracağım." Âdem'den ötürü yüce Allah onu kovup uzaklaştırınca, o da Allah'ın izzetine Âdemoğullarını arzu ve isteklerini kendilerine süslü göstermek, kalplerine şüpheler sokmak suretiyle saptıracağına yemin etti. Buna göre ["hepsini mutlaka azdıracağım"] ayeti onları masiyetlere çağıracağım demektir. (Kurtubî)