اِلٰى يَوْمِ الْوَقْتِ الْمَعْلُومِ ٨١
اِلٰى يَوْمِ الْوَقْتِ الْمَعْلُومِ
اِلٰى يَوْمِ car mecruru مُنْظَر۪ينَ ‘a mütealliktir. الْوَقْتِ muzâfun ileyh olup kesra ile mecrurdur. الْمَعْلُومِ kelimesi الْوَقْتِ ‘in sıfatı olup kesra ile mecrurdur.
Varlıkları niteleyen kelimelere “sıfat” denir. Arapça’da sıfatın asıl adı “na’t” (النَّعَت) dır. Sıfatın nitelediği isme de “men’ut” (المَنْعُوتُ) denir. Sıfat ile mevsuftan oluşan tamlamaya “sıfat tamlaması” denir. Sıfat tek kelime (isim), cümle ve şibh-i cümle olabilir.Ve sıfat birden fazla gelebilir.
Sıfat mevsufuna dört açıdan uyar: Cinsiyet, Adet, Marifelik - nekirelik, İrab.
Sıfat iki kısma ayrılır:1. Hakiki sıfat 2. Sebebi sıfat. Bir ismi doğrudan niteleyen sıfata “hakiki sıfat”, dolaylı olarak niteleyen sıfata da “sebebi sıfat” denir.
1- Hakiki sıfat ; 1. Müfred olan sıfatlar 2. Cümle olan sıfatlar olmak üzere ikiye ayrılır.
1- Müfred olan sıfatlar : Müfred olan sıfatlar genellikle ismi fail, ismi meful, mübalağalı ismi fail, sıfatı müşebbehe, ismi tafdil, masdar, ismi mensub ve sayı isimleri şeklinde gelir.Gayrı akil (akılsız çoğullar) mevsuf olarak geldiğinde sıfatını müfred müennes olarak da alır.
2- Cümle olan sıfatlar: Üçe ayrılır: 1- İsim cümlesi olan sıfatlar, 2- Fiil cümlesi olan sıfatlar, 3- Şibhi cümle olan sıfatlar.
Nekre isimden sonra gelen cümle veya şibhi cümle sıfat olur. Marife isimden sonra gelen cümle veya şibhi cümle hal olur. Ayette müfred şeklindedir.(Arapça Dilbilgisi Ayetlerle Nahiv Bilgisi)
الْمَعْلُومِ ; sülâsi mücerredi علم olan fiilin ism-i mef’ûludur.
اِلٰى يَوْمِ الْوَقْتِ الْمَعْلُومِ
اِلٰى يَوْمِ car mecruru, önceki ayetteki الْمُنْظَر۪ينَۙ ’ye mütealliktir. İsm-i mef’ûl vezninde gelen الْمُنْظَر۪ينَۙ , fiil gibi amel ederek müteallık almıştır.
الْمَعْلُومِ kelimesi الْوَقْتِ için sıfattır. Sıfat, mevsûfunun sahip olduğu bir özelliğe işaret etmek için yapılan tetmim ıtnâbı sanatıdır.
يَوْمِ الْوَقْتِ الْمَعْلُومِ [Vakti belli gün], baas gününden kinayedir.
الْوَقْتِ الْمَعْلُومِ Bilinen vakit, birinci üfürüşün meydana geldiği vakittir. يَوْمِ الْوَقْتِ Onun günü ise, üfürüşün vakti, onun bir parçası olan gündür. الْمَعْلُومِ : Onun Allah (cc) katında bilinmesi ileri geri gitmemesi, muayyen olmasıdır. (Nesefî)