وَقَالُوا لَنْ نُؤْمِنَ لَكَ حَتّٰى تَفْجُرَ لَنَا مِنَ الْاَرْضِ يَنْبُوعاًۙ ٩٠
Nebe'a نَبْعٌ : نبع pınardan suyun kaynayıp çıkması ve gözden yaşların akması demektir. يَنْبُوعٌ sözcüğü ise kendisinden su kaynayıp çıkan pınar ve yaş akan göz anlamında kullanılır. Çoğulu يَنابِيع şeklinde gelir. (Müfredat)
Kuran’ı Kerim’de sadece isim olarak 2 ayette geçmiştir. (Mucemul Müfehres) Türkçede kullanılan şekli menbâdır. (Kuranı Anlayarak Okuma Rehberi)
وَقَالُوا لَنْ نُؤْمِنَ لَكَ حَتّٰى تَفْجُرَ لَنَا مِنَ الْاَرْضِ يَنْبُوعاًۙ
Fiil cümlesidir. وَ atıf harfidir. Matuf ile matufun aleyhin hükümde ortak olduğunu belirtir. İkisi arasında tertip (sıra) olduğunu göstermez. Vav ile yapılan atıfta matuf ile matufun aleyh yer değiştirebilir. (Arapça Dilbilgisi Ayetlerle Nahiv Bilgisi)
قَالُوا damme üzere mebni mazi fiildir. Zamir olan çoğul و ’ı fail olarak mahallen merfûdur. Mekulü’l- kavli, لَنْ نُؤْمِنَ ‘dir. قَالُوا fiilinin mef’ûlun bihi olarak mahallen mansubdur.
لَنْ muzariyi nasb ederek manasını olumsuz istikbale çeviren tekid harfidir.
نُؤْمِنَ fetha ile mansub muzari fiildir. Faili müstetir olup takdiri نحن ’dur. لَكَ car mecruru نُؤْمِنَ fiiline mütealliktir.
حَتّٰى gaye bildiren cer harfidir. تَفْجُرَ muzari fiilini gizli اَنْ ile nasb ederek anlamını masdara çevirmiştir. اَنْ ve masdar-ı müevvel نُؤْمِنَ fiiline müteallik, mahallen mecrurdur.
تَفْجُرَ fetha ile mansub muzari fiildir. Faili müstetir olup takdiri أنت ‘dir. لَنَا car mecruru تَفْجُرَ fiiline mütealliktir. مِنَ الْاَرْضِ car mecruru تَفْجُرَ fiiline mütealliktir. يَنْبُوعاً mef’ûlun bih olup fetha ile mansubdur.
حَتّٰٓى edatı üç şekilde kullanılabilir: Harf-i cer olarak, başlangıç edatı olarak ve atıf edatı olarak.Ayette harf-i cer şeklindedir. (Arapça Dilbilgisi Ayetlerle Nahiv Bilgisi)
اَنْ harfi 6 yerde gizli olarak gelebilir: Harf-i cer olan (حَتّٰٓى)’dan sonra, Atıf olan اَوْ ’den sonra, Lamul cuhuddan sonra, Lamu-ta’lilden (sebep bildiren لِ) sonra, Vav-ı maiyye (وَ)’ den sonra, Sebep fe (فَ)’sinden sonra.Ayette harf-i cer olan (حَتّٰٓى)’dan sonra gizlenmiştir.(Arapça Dilbilgisi Ayetlerle Nahiv Bilgisi)
نُؤْمِنَ fiili sülâsî mücerrede bir harf ilave edilerek mezid yapılan fiillerdendir. Fiil if’al babındandır. Sülâsîsi أمن ’dir.
İf’al babı fiile tadiye (geçişlilik), kesret, haynunet (zamanı gelmesi), sayruret, izale, zamana ve mekâna duhul, temkin (imkân sağlamak), vicdan (bir vasıf üzere bulmak), mutavaat (tef’il babının dönüşlülüğü), tariz (arz etmek, maruz bırakmak) manaları katar. Bazen de fiilin mücerret manasını ifade eder.
وَقَالُوا لَنْ نُؤْمِنَ لَكَ حَتّٰى تَفْجُرَ لَنَا مِنَ الْاَرْضِ يَنْبُوعاًۙ
وَ , istînâfiyyedir. İstînâfiyye وَ ‘ı (diğer adı ibtidaiyyedir) yalnızca mahalli olmayan cümleleri birbirine bağlar. Ve ardından gelen cümlenin öncekine îrab ve hükümde ortak olmadığını gösterir. Bu harfe kendisinden sonra gelen cümlenin öncekine bağlı olduğunun zannedilmemesi için istînâfiyye denilmiştir. (Rıfat Resul Sevinç, Belâgatta Fasıl-Vaslın Genel Kuralları Ve “Vâv”ın Kullanımı)
Ayet, müspet mazi fiil sıygasında faide-i haber ibtidaî kelamdır. Mazi fiil sebata, temekkün ve istikrara işaret eder. (Hâlidî, Vakafât, S.107)
قَالُوا fiilinin mekulü’l-kavli olan لَنْ نُؤْمِنَ لَكَ حَتّٰى تَفْجُرَ لَنَا مِنَ الْاَرْضِ يَنْبُوعاً cümlesi, menfî muzari fiil sıygasında lâzım-ı faide-i haber talebî kelamdır.
İnanmayanların sözleri olan mekulü’l-kavl, لَنْ edatıyla tekid edilmiştir. Muzarinin başına gelen tekit edatı لَنْ , onu nasb ederek manasını müstakbel olumsuza çevirir.
Gaye bildiren harf-i cer حَتّٰى ‘nın, gizli أنْ ‘le masdar yaptığı تَفْجُرَ لَنَا مِنَ الْاَرْضِ يَنْبُوعاً cümlesi, müspet muzari fiil sıygasında faide-i haber ibtidaî kelamdır. Masdar-ı müevvel mecrur mahalde olup, حَتّٰى ile birlikte نُؤْمِنَ fiiline mütealliktir. Muzari fiil tecessüm özelliği sayesinde muhatabın muhayyilesini harekete geçirerek olayı daha iyi anlamasını sağlar.
Muzari fiilin geldiği hallerde çoğunlukla bu gaye mevcuttur. Muzari fiilin kullanımıyla sahne muhatabın gözünde sanki o anda canlanır. Bu da insanı etkiler. (Fatma Serap Karamollaoğlu, Kur'an Işığında Belâgat Dersleri Meânî İlmi)
Cümlede takdim-tehir sanatı vardır. تَفْجُرَ fiiline müteallik لَنَا ve مِنَ الْاَرْضِ car mecrurları, ihtimam için mef’ûle takdim edilmiştir.
Mef’ûl olan يَنْبُوعاً ’ daki nekrelik, nev ifade eder.
يَنْبُوعاً , suyu hiç bitmeyen bir kaynaktır, tıpkı suyun bol olduğu bir kaynaktan çıkan pınar gibi. (Beyzâvî, Envârü’t-Tenzîl Ve Esrârü’t-Te’vîl)