قَالَ رَبِّ انْصُرْن۪ي بِمَا كَذَّبُونِ ٢٦
قَالَ رَبِّ انْصُرْن۪ي بِمَا كَذَّبُونِ
Fiil cümlesidir. قَالَ fetha üzere mebni mazi fiildir. Faili müstetir olup takdiri هو ‘dir. Mekulü’l-kavli, رَبِّ انْصُرْن۪ي ‘dir. قَالَ fiilinin mef’ûlun bihi olarak mahallen mansubdur.
Nida harfi mahzuftur. Münada olan رَبِّ muzâf olup, mukadder fetha ile mansubdur. Mütekellim يَ ’ sı mahzuf olup, kelimenin sonundaki kesra muzâfun ileyhten ivazdır. Nidanın cevabı انْصُرْن۪ي ‘dir.
انْصُرْن۪ي sükun üzere mebni emir fiildir. Faili müstetir olup takdiri أنت ‘dir. Sonundaki نِ vikayedir. Mütekellim zamiri ي mef’ûlun bih olarak mahallen mansubdur. بِ sebebiyyedir. مَا masdariyyedir. مَا ve masdar-ı müevvel بِ harf-i ceriyle انْصُرْن۪ي fiiline mütealliktir.
كَذَّبُونِ damme üzere mebni mazi fiildir. Zamir olan çoğul و ’ı fail olarak mahallen merfûdur. Sonundaki نِ vikayedir. Esre ise mahzuf mütekellim zamirinden ivazdır. Hazf edilen يَ mef‘ûlun bih olarak mahallen mansubdur. Burada bu ي harfinin mahzuf olduğuna işaret etmek için fiilin sonunda bulunan نِ harfinin harekesi esre gelmiştir.
Münada; kendisine seslenilen ve seslenen kişiye yönelmesi istenilen kişidir. Münada, fiili hazfedilmiş mef’ûlün bihtir. Münadaya “ey, hey” anlamlarına gelen nida harfleri ile seslenilir. En yaygın kullanılan nida edatı يَا ’dır. Münada alem ise veya mütekellim ya’sına muzafsa yahut nida edilen, nida edenin yakınında bulunursa nida harfi hazfedilebilir.
Münada irab yönünden mureb münada ve mebni münada olmak üzere 2 kısma ayrılır.
Mureb münada lafzen mansub olur ve 3 şekilde gelir: 1) Muzaf, 2) Şibh-i muzaf, 3) Nekre-i gayrı maksude.
Mebni münada merfu üzere mebni, mahallen mansub olur. 3 şekilde gelir: 1) Müfred alem, 2) Nekre-i maksude, 3) Harfi tarifli isim. (Arapça Dilbilgisi Ayetlerle Nahiv Bilgisi)
كَذَّبُو fiili sülâsî mücerrede bir harf ilave edilerek mezid yapılan fiillerdendir. Fiil tef’il babındandır. Sülâsîsi كذب ’dir.
Bu bab, fiile çokluk (fiilin, failin veya mef‘ûlun çokluğu), bir tarafa yönelme, mef'ûlü herhangi bir vasfa nispet etmek, gidermek, bir terkibi kısaltmak, eylemin belli bir zaman diliminde meydana gelmesi, özneyi fiilin türediği şeye benzetmek, sayruret, isimden fiil türetmek, hazır olmak, bir şeyin aralıklarla tekrarlanması manalarını katar.
قَالَ رَبِّ انْصُرْن۪ي بِمَا كَذَّبُونِ
Ayet istînâfiyye olarak fasılla gelmiştir. Müspet mazi fiil sıygasında, faide-i haber ibtidaî kelamdır.
Mazi fiil sebata, temekkün ve istikrara işaret eder. (Halidî, Vakafat, S.107)
قَالَ fiilinin mekulü’l-kavli olan رَبِّ انْصُرْن۪ي بِمَا كَذَّبُونِ cümlesi, nida üslubunda talebî inşaî isnaddır.
Nida harfi mahzuftur. Bu hazif mütekellimin münadaya yakın olma isteğine işarettir.
Münada konumundaki رَبِّ izafetinde mütekellim zamiri mahzuftur. Bu hazfin işareti kelimenin sonundaki esredir. Nida harfinin ve muzâfun ileyhin hazfi, îcâz-ı hazif sanatıdır.
رَبِّ izafetinde mütekellim zamirinin Rab ismine izafesi, zamirin aid olduğu Hz. Musa’nın Allah’ın rububiyet vasfına sığınma isteğini gösterir.
Nidanın cevap cümlesi olan انْصُرْن۪ي بِمَا كَذَّبُونِ , emir üslubunda talebî inşaî isnaddır. Emir üslubunda gelmiş olmasına rağmen dua manası taşıdığı için mecaz-ı mürsel mürekkebdir.
Masdar harfi مَا ve sılası olan كَذَّبُونِ cümlesi, masdar tevilinde بِ harf-i ceriyle birlikte انْصُرْن۪ي fiiline mütealliktir. Masdar-ı müevvel, müspet mazi fiil cümlesi faide-i haber ibtidaî kelamdır.
كَذَّبُونِ fiilinin sonunda mef’ûl olan mütekellim zamiri, fasılaya riayet için hazf edilmiştir. Kesra, zamirden ivazdır.
بِمَا كَذَّبُونِ deki بِ dua manasında anlaşılan yardımın hali konumunda sebebiyyedir. Yani, onların inkârları sebebiyle bir yardım demektir. (Âşûr, Et-Tahrîr Ve’t-Tenvîr)