وَالَّذ۪ينَ يَب۪يتُونَ لِرَبِّهِمْ سُجَّداً وَقِيَاماً ٦٤
وَالَّذ۪ينَ يَب۪يتُونَ لِرَبِّهِمْ سُجَّداً وَقِيَاماً
الَّذ۪ينَ cemi müzekker has ism-i mevsûl atıf harfi و ile önceki ayetteki الَّذ۪ينَ ‘ye matuf olup, mahallen merfûdur. İsm-i mevsûlun sılası يَب۪يتُونَ ‘dir. Îrabdan mahalli yoktur.
İsim cümlesidir. بَاتَ nakıs, mebni mazi fiildir. كان gibi isim cümlesinin önüne geldiğinde, ismini ref haberini nasb eder.
يَب۪يتُونَ nakıs, نَ ‘un sübutuyla merfû muzari fiildir. يَب۪يتُونَ ‘nin ismi, cemi müzekker olan و muttasıl zamirdir, mahallen merfûdur. لِرَبِّهِمْ car mecruru سُجَّداً ‘e mütealliktir. Aynı zamanda muzâftır.
Muttasıl zamir هِمْ muzâfun ileyh olarak mahallen mecrurdur. سُجَّداً kelimesi يَب۪يتُونَ ‘nin haberi olup fetha ile mansubdur. قِيَاماً atıf harfi و ile makabline matuftur.
وَالَّذ۪ينَ يَب۪يتُونَ لِرَبِّهِمْ سُجَّداً وَقِيَاماً
وَالَّذ۪ينَ , önceki ayetteki الَّذ۪ينَ ’ye atfedilmiştir. İsm-i mevsûlün sılası olan يَب۪يتُونَ لِرَبِّهِمْ سُجَّداً وَقِيَاماً cümlesi, nakıs fiil بَاتَ ’nin dahil olduğu sübut ve istimrar ifade eden isim cümlesi, faide-i haber ibtidaî kelamdır.
Önceki ayetteki Rahman isminden sonra bu ayette zamir makamında Rab isminin zikredilmesinde tecrîd, iltifât ve ıtnâb sanatları vardır.
Cümlede takdim-tehir sanatı vardır. Bütün mamullerin cümledeki yeri, aslında amilinden sonra gelmesidir. لِرَبِّهِمْ car mecruru, ihtimam için amili olan سُجَّداً ‘e takdim edilmiştir.
قِيَاماً , tezat nedeniyle nakıs fiil بَاتَ ‘nin haberi olan سُجَّداً ‘e, atfedilmiştir. Aralarında tıbâk-ı îcâb ve murâati nazîr sanatları vardır.
Veciz anlatım kastıyla gelen, لِرَبِّهِمْ izafetinde Rab ismine muzâfun ileyh olan هِمْ zamiri dolayısıyla kullar, şan ve şeref kazanmıştır.
Secde ve kıyam namazın iki rüknüdür. İki rüknü zikredilerek namaz kastedilmiştir. Cüziyyet alakasıyla mecâz-ı mürseldir.
Cüziyyet alakası: Bir şey söylenip bununla o şeyin tamamının kastedilmesidir. Yani cüz söylenip külün murad edilmesidir. Bundan amaç mübalağadır. Buna zikr-i cüz irade-i kül de denir. (Fatma Serap Karamollaoğlu, Kur'an Işığında Belâgat Dersleri Beyân İlmi)
Müsned olan سُجَّداً , ism-i fail vezninde gelerek bu özelliğin müsnedün ileyhteki istimrar ve istikrarına işaret etmiş, isim cümlesinin sübutunu artırmıştır.
İsim cümlesindeki ism-i fail istimrar ifade eder. (Fatma Serap Karamollaoğlu, Kur'an Işığında Belâgat Dersleri Meânî İlmi)
قِيَاماً , bütün cinslere şamil masdar vezninde gelerek mübalağa ifade etmiştir. Masdarlar, ism-i fail ve ism-i mef’ûl yerinde kullanılabilirler. Masdarlar bir fiilin ihtiva ettiği bütün manaları içerirler.
Namazda, özellikle geceyi zikretmesi gece yapılan ibadetin zor ve riyadan uzak olmasındandır. قِيَاماً ‘ ın sona bırakılması ayet sonlarının tutması içindir. قِيَاماً kelimesi قائم 'in çoğuludur ya da masdardır, cemi yerine geçmiştir. (Beyzâvî, Envârü’t-Tenzîl Ve Esrârü’t-Te’vîl)
Ayetin metninde secdenin kıyamdan önce zikredilmesi, cümle sonlarının uyumu içindir. (Ebüssuûd, İrşâdü’l-Akli’s-Selîm)