نَزَلَ بِهِ الرُّوحُ الْاَم۪ينُۙ ١٩٣
نَزَلَ بِهِ الرُّوحُ الْاَم۪ينُۙ
Ayet, önceki ayetteki اِنَّ ‘nin ikinci haberi olarak mahallen merfûdur.
Fiil cümlesidir. نَزَلَ fetha üzere mebni mazi fiildir. بِهِ car mecruru الرُّوحُ ‘nun mahzuf haline mütealliktir. الرُّوحُ fail olup damme ile merfûdur. الْاَم۪ينُ kelimesi الرُّوحُ ‘nun sıfatı olup damme ile merfûdur.
Varlıkları niteleyen kelimelere “sıfat” denir. Arapça’da sıfatın asıl adı “na’t” (النَّعَت) dır. Sıfatın nitelediği isme de “men’ut” (المَنْعُوتُ) denir. Sıfat ile mevsuftan oluşan tamlamaya “sıfat tamlaması” denir. Sıfat tek kelime (isim), cümle ve şibh-i cümle olabilir.Ve sıfat birden fazla gelebilir.
Sıfat mevsufuna dört açıdan uyar: Cinsiyet, Adet, Marifelik - nekirelik, İrab.
Sıfat iki kısma ayrılır:1. Hakiki sıfat 2. Sebebi sıfat. Bir ismi doğrudan niteleyen sıfata “hakiki sıfat”, dolaylı olarak niteleyen sıfata da “sebebi sıfat” denir.
1- Hakiki sıfat ; 1. Müfred olan sıfatlar 2. Cümle olan sıfatlar olmak üzere ikiye ayrılır.
1- Müfred olan sıfatlar : Müfred olan sıfatlar genellikle ismi fail, ismi meful, mübalağalı ismi fail, sıfatı müşebbehe, ismi tafdil, masdar, ismi mensub ve sayı isimleri şeklinde gelir.Gayrı akil (akılsız çoğullar) mevsuf olarak geldiğinde sıfatını müfred müennes olarak da alır.
2- Cümle olan sıfatlar: Üçe ayrılır: 1- İsim cümlesi olan sıfatlar, 2- Fiil cümlesi olan sıfatlar, 3- Şibhi cümle olan sıfatlar.
Nekre isimden sonra gelen cümle veya şibhi cümle sıfat olur. Marife isimden sonra gelen cümle veya şibhi cümle hal olur. Ayette müfred şeklindedir.(Arapça Dilbilgisi Ayetlerle Nahiv Bilgisi)
نَزَلَ بِهِ الرُّوحُ الْاَم۪ينُۙ
Önceki ayetteki اِنَّ ’nin ikinci haberi olarak gelen ayetin fasıl nedeni, kemâl-i ittisâldir. Müspet mazi fiil sıygasında faide-i haber ibtidaî kelamdır.
Mazi fiil sebata, temekkün ve istikrara işaret eder. (Hâlidî, Vakafat, s. 107)
İsim cümlesinde müsnedin mazi fiil cümlesi olarak gelmesi, hükmü takviye, temekkün ve istikrar ifade etmiştir.
Cümlede takdim-tehir sanatı vardır. Car mecrur بِهِ , ihtimam için faile takdim edilmiştir.
Sıfat-ı müşebbehe kalıbında gelerek mübalağa ifade eden الْاَم۪ينُ kelimesi الرُّوحُ için sıfattır. Bu kalıp bu vasfın mevsûfta sürekli varlığına, sıfatın mevsûfun bir parçası gibi ondan ayrılmayan bir özelliği olduğuna işaret eder.Sıfat, tabi olduğu kelimenin sahip olduğu bir özelliğe işaret etmek için yapılan ıtnâb sanatıdır.
لَتَنْز۪يلُ - نَزَلَ kelimeleri arasında iştikak cinası ve reddü’l-acüz ale’s-sadr sanatları vardır.
بِ harfi musahabe içindir. (Âşûr, Et-Tahrîr Ve’t-Tenvîr)
Bu ayet kıssaların hak olduğunu tespit etmekte ve Kur'an’ın mucizeliğine ve Muhammed (s.a.v) peygamberliğine dikkat çekmektedir, çünkü bilmeyen bir kimsenin bunları haber vermesi, ancak azîz ve celil olan Allah'ın vahyi ile olur. (Beyzâvî, Envârü’t-Tenzîl Ve Esrârü’t-Te’vîl)
Ayetteki الرُّوحُ الْاَم۪ينُۙ ifadesiyle, Cebrail (a.s) kastedilmiştir. (Fahreddîn er-Râzî, Mefâtîhu’l-Gayb)