مَٓا اَغْنٰى عَنْهُمْ مَا كَانُوا يُمَتَّعُونَۜ ٢٠٧
مَٓا اَغْنٰى عَنْهُمْ مَا كَانُوا يُمَتَّعُونَۜ
مَٓا اَغْنٰى عَنْهُمْ cümlesi, 205. ayetteki رَاَيْتَ ‘nin ikinci mef’ûlun bihi olarak mahallen mansubdur. أخبرني manasındadır.
Fiil cümlesidir. مَٓا istifham ismi olup, amili اَغْنٰى ‘nın mukaddem mef’ûlun bihi olarak mahallen mansubdur.
اَغْنٰى elif üzere mukadder fetha ile mebni mazi fiildir. عَنْهُمْ car mecruru اَغْنٰى fiiline mütealliktir. مَا masdariyyedir. مَا ve masdar-ı müevvel amili اَغْنٰى ‘nın faili olarak mahallen merfûdur.
كَانَ nakıs, mebni mazi fiildir. İsim cümlesinin önüne geldiğinde, ismini ref haberini nasb eder.
كَانُوا nakıs, damme üzere mebni mazi fiildir. كَانُوا ’nun ismi, cemi müzekker olan و muttasıl zamirdir, mahallen merfûdur. يُمَتَّعُونَ cümlesi, كَانُوا ’nun haberi olarak mahallen mansubdur.
يُمَتَّعُونَ fiili نَ ‘un sübutuyla merfû meçhul muzari fiildir. Zamir olan çoğul و ‘ı naib-i fail olarak mahallen merfûdur.
Meçhul fiil gelmesinin sebepleri şunlardır: Fail bilinmediği zaman, Fail muhataptan gizlenmek istendiği zaman, Fail herkes tarafından bilindiği zaman, Failin zikredilmesine gerek olmadığı zaman, fiile vurgu yapılmak istendiği zaman. (Arapça Dilbilgisi Ayetlerle Nahiv Bilgisi)
كَانَ ’nin haberinin muzari fiil olması, geçmişte belirli bir süre devam edip biten eylem olduğuna, veya geçmişte mutat olarak yapılan ve adet haline getirilen davranış olduğuna işaret eder. Fail onu sürekli yaptığından adet haline getirmiştir. (Arap Dilinde Kane Fiili Ve Kur’ân’da Kullanımı M.Vecih Uzunoğlu)
اَغْنٰى fiili sülâsî mücerrede bir harf ilave edilerek mezid yapılan fiillerdendir. Fiil if’al babındandır. Sülâsîsi ’dir.
İf’al babı fiile tadiye (geçişlilik), kesret, haynunet (zamanı gelmesi), sayruret, izale, zamana ve mekâna duhul, temkin (imkân sağlamak), vicdan (bir vasıf üzere bulmak), mutavaat (tef’il babının dönüşlülüğü), tariz (arz etmek, maruz bırakmak) manaları katar. Bazen de fiilin mücerret manasını ifade eder.
يُمَتَّعُونَ fiili, sülâsî mücerrede bir harf ilave edilerek mezid yapılan fiillerdendir. Fiil tef’il babındandır. Sülâsîsi متع ’dır.
Bu bab fiile çokluk (fiilin, failin veya mef‘ûlun çokluğu), bir tarafa yönelme, mef'ûlü herhangi bir vasfa nispet etmek, gidermek, bir terkibi kısaltmak, eylemin belli bir zaman diliminde meydana gelmesi, özneyi fiilin türediği şeye benzetmek, sayruret, isimden fiil türetmek, hazır olmak, bir şeyin aralıklarla tekrarlanması manalarını katar.
مَٓا اَغْنٰى عَنْهُمْ مَا كَانُوا يُمَتَّعُونَۜ
Ayet, 205. ayetteki رَاَيْتَ fiilinin ikinci mef’ûlü olarak fasılla gelmiştir. Fasıl sebebi kemâl-i ittisâldir.
İstifham üslubunda talebî inşaî isnaddır. Mazi fiil sıygasında gelerek istikrar ve temekkün ifade etmiştir.
مَا istifhâm ismi, اَغْنٰى fiilinin mukaddem mef’ûlü konumundadır. Takdim, istifham isimlerinin sadaret hakkı nedeniyledir.
Mazi fiil sebata, temekkün ve istikrara işaret eder. (Hâlidî, Vakafât, S.107)
İstifham üslubunda gelmiş olmasına rağmen takrir amacı taşıyan cümle mecaz-ı mürsel mürekkebdir.
Takrirde muhatabın bildiği bir şey soru şeklinde dile getirilir ve ondan bunu tasdik etmesi istenir. Bunda ikna edici, inandırıcı delil vardır. (Fatma Serap Karamollaoğlu, Kur’an Işığında Belâgat Dersleri Meânî İlmi)
Cümlede takdim-tehir sanatı vardır. مَٓا اَغْنٰى fiiline müteallik car mecrur عَنْهُمْ, durumun onlarla ilgili olduğunu vurgulamak için fail olan ism-i mevsûle takdim edilmiştir.
اَغْنٰى fiilinin faili konumundaki müşterek ism-i mevsûl مَا ’nın sılası, كَانُوا يُمَتَّعُونَۜ cümlesidir. كَان ’nin dahil olduğu sübut ve istimrar ifade eden isim cümlesi, faide-i haber ibtidaî kelamdır.
كَانَ ’nin haberi olan يُمَتَّعُونَ cümlesi, müspet muzari fiil sıygasında, faide-i haber ibtidaî kelamdır.
كَان ’nin haberinin muzari fiil sıygasında cümle olarak gelmesi hükmü takviye, hudûs ve teceddüt ifade eder. Muzari fiil tecessüm özelliği sayesinde muhatabın muhayyilesini harekete geçirerek olayı daha iyi anlamasını sağlar.
Muzari fiilin geldiği hallerde çoğunlukla bu gaye mevcuttur. Muzari fiilin kullanımıyla sahne muhatabın gözünde sanki o anda canlanır. Bu da insanı etkiler. (Fatma Serap Karamollaoğlu, Kur'an Işığında Belâgat Dersleri Meânî İlmi)
اَغْنٰى - يُمَتَّعُونَۜ kelimeleri arasında mürâât-ı nazîr sanatı vardır.
يُمَتَّعُونَ fiili, meçhul bina edilerek mef’ûle dikkat çekilmiştir. Meçhul bina edilen fiillerde mef’ûle dikkat çekme kastı vardır. Çünkü malum bina edildiğinde mef’ûl olan kelime meçhul binada naib-i fail olur. Kur’an-ı Kerim’de tehdit, uyarı ve korkutma manası olan fiiller genellikle meçhul sıyga ile gelir.
Meçhul bina, naib-i failin bu fiilde bir dahli olmadığına işaret eder. (Dr. Adil Ahmet Sâbir er- Ruveynî, Teemmülat fi Sûret-i İbrahim, s. 127)
كَانَ ’nin haberinin muzari fiille gelmesi, geçmişte belirli bir süre devam edip biten eylemler ve geçmişte mûtat olarak yapılan, âdet haline gelmiş davranışlar olmak üzere iki manaya delalet eder. (Vecih Uzunoğlu, Arap Dilinde كَانَ ve Kur'an’da Kullanımı, DEÜ İlahiyat Fak. Dergisi Sayı 41)
كَانَ ’nin haberinin muzari fiil olarak gelmesi durumun yenilenerek tekrar ettiğine işaret eder. (Hâlidî, Vakafat, s. 103; Âşûr, Et-Tahrîr Ve’t-Tenvîr)
Ayet-i kerîme’de geçen مَٓا lafzı, istifhamiye olup أيَّ شَيْءٍ manasındadır. (Celâleyn Tefsiri)
Bu ayetteki birinci مَٓا takrir anlamını ifade eden bir istifhamdır. Bu, اَغْنٰى fiiliyle nasb mahallindedir. İkinci مَٓا ise ref mahallindedir. Buna göre ayetin manası şu olur: Faydalandırıldıkları şeylerin kendilerine ne faydası olur?
İkincisinin irabdan mahalli olmayan nefy edatı olması da mümkündür. Bu takdirde manası: ‘’Onlara ne faydası olur ki. Onlar faydalandırılıyor değillerdi’’ olur.
Bir diğer görüşe göre birinci nefy edatı, ikincisi ise اَغْنٰى fiili ile ref mahallinde, aid olan هُ ise hazf edilmiştir. İfadenin takdiri de; Kendisinden yararlandırıldıkları sürenin onlara faydası olmaz, şeklindedir. (Kurtubî, El-Câmi’ li-Ahkâmi’l-Kur’ân)
Bu kelam, onların "Bize mühlet verilir mi acaba?" sözlerine terettüp etmektedir. Bu iki kelam arasındaki cümleler, bir ara kelam mahiyetinde olup kınama ve susturma anlamındadır. (Ebüssuûd, İrşâdü’l-Akli’s-Selîm)