لَا يَغُرَّنَّكَ تَقَلُّبُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فِي الْبِلَادِۜ ١٩٦
Her ne kadar söze Hz. Peygamber’e hitap eden bir ifade ile başlanmışsa da asıl muhatap ümmetidir. Râzî’nin kaydettiğine göre bazı müminler ticaretle uğraşan Mekke müşriklerinin nimetler içerisinde yaşadıklarını görünce, “Allah’ın düşmanları refah içinde yaşıyorlar, biz ise açlıktan ve takatsizlikten ölüyoruz” demişler, bunun üzerine bu âyetler inmiştir. (Kur’ân Yolu, Diyanet Tefsiri)
غَرَّ gaflet anında yakalayıp istediğini alma demektir. Bu kelimenin aslı bir şeydeki belirgin iz anlamındaki ٌغَرّ kökünden gelmektedir. غَرُور ; insanı kandıran mal,makam,şehvet ve şeytan gibi herşeydir.
Örneğin غارَتِ النّاقَة 'devenin sütü azaldı; fakat daha önce azalmayacağı zannediliyordu,sanki deve sahibini kandırmış oldu' demek olur. غَرَر: tehlike de ٌغَرَّ kökünden gelir. (Müfredat) Türkçedeki kullanımları gurur ve mağrur'dur. (Kur’ânı Anlayarak Okuma Rehberi)
Kur’ân- ı Kerim'de türevleriyle birlikte 27 kez geçmiştir. (Mucemul Mufehres)
لَا يَغُرَّنَّكَ تَقَلُّبُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فِي الْبِلَادِۜ
Fiil cümlesidir. لَا nehiy harfi olup olumsuz emir manasındadır. يَغُرَّنَّ fetha üzere mebni muzari fiildir. Mahallen meczumdur. Fiilin sonundaki نَ, tekid ifade eden nûn-u sakiledir. Muttasıl zamir كَ mef’ûlun bih olarak mahallen mansubdur.
تَقَلُّبُ fail olup damme ile merfûdur. Aynı zamanda muzâftır. Cemi müzekker has ism-i mevsûl الَّذ۪ينَ muzâfun ileyh olarak mahallen mecrurdur. İsm-i mevsûlun sılası كَفَرُوا’dur. Îrabtan mahalli yoktur.
كَفَرُوا damme üzere mebni mazi fiildir. Zamir olan çoğul و ’ı fail olarak mahallen merfûdur. فِي الْبِلَادِ car mecruru تَقَلُّبُ ‘ye mütealliktir.
Tekid nun’ları bitiştikleri fiile istikbal manası kazandıran bir edatın veya durumun bulunması halinde muzari fiilin sonuna gelirler. (Soru, arz, tekid lamı, ummak, teşvik, nehiy, temenni ve yemin gibi.)
لَا يَغُرَّنَّكَ تَقَلُّبُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فِي الْبِلَادِۜ
Ayet, istînâfiyye olarak fasılla gelmiştir. Nehiy üslubunda talebî inşaî isnaddır.
Müsnedin ileyh olan تَقَلُّبُ ‘nun muzâfun ileyhi konumundaki cemi müzekker has ism-i mevsûl الَّذ۪ينَ ‘ nin sılası كَفَرُوا فِي الْبِلَادِ cümlesi, müspet mazi fiil sıygasında faide-i haber ibtidaî kelamdır.
Mazi fiil sebata, temekküne ve istikrara işaret eder. (Hâlidî, Vakafat, S.107)
Kâfirlerin ism-i mevsûlle ifade edilmeleri onları tahkir amacına matuftur.
[Seni aldatmasın] sözünde sebebe isnad vardır. Bu üslup mübalağa ifade eder.
Başıboş dolaşmak yerilmiştir.
كَفَرُوا fiiline müteallik olan car mecrur فِي الْبِلَادِ ’ deki ف۪ٓي harfinde istiare vardır. Bilindiği gibi ف۪ٓي harfinde zarfiyyet anlamı vardır. الْبِلَادِ lafzına dahil olduğunda bu özelliği nedeniyle istiare oluşmuştur. Belde, içine birşey konulabilecek yapıda olmadığı halde zarfiyet özelliği olan bir nesneye benzetilmiştir. Mübalağa ifade eden bu üslupta belde ve zarfiyyet özelliği taşıyan nesne arasındaki ortak özellik yani câmi’, mutlak irtibattır.
لَا يَغُرَّنَّكَ [Sakın seni aldatmasın] ifadesinde tağlib sanatı vardır. Hz.Peygamber nezdinde hitab herkesedir.
[Sakın seni aldatmasın] hitabı Peygambere (s.a.v) veya herkese olup “Onların sahip oldukları bol rızık ve diğer nimetlere, dünyalık elde etmiş olmalarına, dünya hazlarına sahip olmalarına bakma; onların görünürde yeryüzünde genişleyip tasarruflarda bulunmalarına, ticaret yapıp kazanç elde etmelerine, servet yığmalarına ve önde gelenlerin hep bunlardan olmasına aldanma!” demektir. (Zemahşeri, Keşşâf’ An Hakâ’ikı Ğavâmidı’t-Tenzîl Ve ‘Uyûni’l-Ekâvîl Fî Vucûhi’t-Te’vîl)