ضَوْء Parlak cisimlerden yayılan şey, yüce Allah, gönderdiği yol gösterici kitaplarını da şu âyet örneğinde olduğu gibi ضِيَاء /ışık diye isimlendirmiştir:
وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسٰى وَهٰرُونَ الْفُرْقَانَ وَضِيَٓاءً وَذِكْراً لِلْمُتَّق۪ينَۙ
Andolsun biz, Mûsâ’ya ve Hârûn’a hak ve bâtılı ayırt eden ve korunanlar için bir ışık ve öğüt olan Kitabı verdik. (21/Enbiyâ 48). (Rağıb El-İsfahani, Müfredat Kur’an Kavramları Sözlüğü )
اِضَاءَةٌ kelimesi ise, aşırı aydınlatmayı ifade eder. Bunun doğru olduğunu gösteren delil ise, şu ayettir:
هُوَ الَّذ۪ي جَعَلَ الشَّمْسَ ضِيَٓاءً وَالْقَمَرَ نُوراً
"O, güneşi bir ziya, ayı da bir nûr kılandır" (Yunus, 5)
اَضَاءَ fiili hem, lâzım (geçişsiz) hem de müteaddî (geçişli) olarak kullanılabilir. (Fahruddin Er-Razi, Tefsir-i- Kebir-Mefatih’ul Gayb)