Yakacak, tutuşturucu, yanma, yakmak, tutuşturmak, ateşe tutmak, ateş çıkartmak, ateş vermek, (lamba) yakılmak, yanmasını istemek, yakmayı talep etmek.
وَقَدَتِ النَّارُ تَقِدُ وُقُودًا وَوَقْدً fiili ateşin yandığını, kızıştığını anlatır. وَقُود ise, yakılmak üzere hazırlanmış odun ve ateşten çıkan alev, demektir. اِسْتَوْقَدْتُ النَّارَ وَأَوْقَدْتُهَا Ateşi yakmak için hazırlık yapmak ve onu yakmak, demektir. Bazen وَقَدَ وَاتَّقَدَ fiilleri, savaş için de kullanılır. Bu savaş kızıştı, manasını taşır. Tıpkı نار ateş, اشتعال alev alma ve benzeri kelimelerin istiâre yoluyla savaş için kullanıldıkları gibi. (Rağıb El-İsfahani, Müfredat Kur’an Kavramları Sözlüğü)
“İstikâd”; yakmak istemek ve bunun için uğraşmak anlamındadır. “Vekud” ateşin tutuşarak alevinin yükselmesi mânasına gelmektedir. “Ateş yakmak istedi” anlamındaki “istevkade” fiili burada şekle bakarak müfret, daha sonra gelen âyetlerdeki fiiller ise mânaya itibarla cemî kullanılmıştır. Münafıkların şaşılacak durumları; karanlık bir gecede yırtıcı hayvanlardan ve daha başka şeylerden korkarak büyük bir ateş yakan kişilerin durumuna benzetilmiştir. (İsmail Hakkı Bursevi, Rûhu’l Beyan Kur’an Meali ve Tefsiri, s. 228.)
| Ayet | Kelime | Anlamı |
|---|---|---|
|
|
اسْتَوْقَدَ | yakan |
|
|
وَقُودُهَا | onun yakıtı |
|
|
وَقُودُ | yakıtıdırlar |
|
|
أَوْقَدُوا | yakmışlarsa |
|
|
يُوقِدُونَ | yak(ıp erit)tikleri madenlerden de |
|
|
يُوقَدُ | yakılır |
|
|
فَأَوْقِدْ | ateş yak |
|
|
تُوقِدُونَ | yakıyorsunuz |
|
|
وَقُودُهَا | onun yakıtı ise |
|
|
الْوَقُودِ | tutuşturulmuş yakıt |
|
|
الْمُوقَدَةُ | tutuşturulmuş |