ش ر ي
Kur'an'da geçiş sayısı: 25

Türkçe türevleri: Müşteri, iştira, şira’

Kur'an'daki anlamları: Satmak, satın almak.

Köke ait bilgiler:

             شِرَاء /alış ve بَيْع /satış birbirini gerektiren iki kelimedir. Çünkü müşteri parayı veren ve bedelini alandır; bayi ise, bedeli veren ve parayı alandır. Bu, alışveriş nakit para ve mal ile yapıldığında, söz konusu olur. Fakat mal mal ile satıldığında, o zaman onlardan her birinin hem müşteri hem satıcı olarak tasavvur edilmeleri doğru olur. Bu açıdan, satış ve alış kelimelerinin her biri diğerinin yerine kullanır hâle gelmiştir. Kendisiyle bir şeyin elde edildiği her şeyde, شِرَاء ve اِشْتِرَاء kelimeleri kullanılabilir: Haricîler’e شُرَاة ismi verilmiştir. Onlar bu ismi, ‘hayatlarını Allah’ın rızası karşılığında satanlar’ anlamında, kendileri için kabul ederler. (Rağıb El-İsfahani, Müfredat Kur’an Kavramları Sözlüğü)

İştirâ; yani satın almak, aslında istenilen bir eşyayı elde etmek için para harcamak demek iken sonraları “başka bir şey kazanmak için kişinin elinde bulunandan vazgeçmesi” mânâsına sokulmuş ve nihayet mecaz yoluyla “ bir şeye duyduğu arzu sebebiyle başka bir şeyden yüz çevirmek” anlamında kullanılmıştır. Bakara Suresi 16. Âyette ise münafıkların tutum ve davranışlarını ifade eden bir mefhum olarak anlaşılmaktadır. Münafıkların küfür, hak ve doğruluktan dönme  anlamındaki sapıklığı; iman ve doğru yolda yürümek mânâsı taşıyan hidayete karşılık satın almaları; hidayetten yüz çevirerek, isteyerek sapıklığı satın almalarına benzetilmiştir. Karşılıklı alışverişi ifade ederken “bâ” harfi terk edilen ya da verilen şeyin başına getirilir. Bu, iki tarafın îcab ve kabûlü dilleriyle ifade etmeksizin iki şeyden birisini alıp diğerini vermek sûretiyle hükmün sabit olduğuna delildir. Aynı şekilde münafıklar, “biz hidayeti sattık ve karşılığında dalaleti aldık” şeklinde bir ifade kullanmaksızın hidayeti terkedip dalâleti tercih etmeleri sebebiyle “ müşteriler” olarak isimlendirilmişlerdir.  “İştira” (satın almak) lâfzının kullanılması onların, hidayeti kabul istidatlarını kendi güç ve tasarruflarından çıkardıkları ve ona tekrar sahip olmalarının mümkün gözükmediği içindir. (İsmail Hakkı Bursevi,  Rûhu’l Beyan Kur’an Meali ve Tefsiri, s. 222/ 225.)

Aynı kökten gelen ve sözlükte “bir işe ortak olmak, katılmak” anlamındaki iştirâk, ceza hukukunda bir suçun işlenmesine birden fazla şahsın katılmasını ifade eder. Kur’an’da, Hz. Âdem ve Havvâ’nın cennette birlikte işledikleri hata sonucu cennetten çıkarılışından (el-Bakara 2/35-36), eski kavimlerin müştereken işledikleri suçların dünyada topluca cezalandırıldığından, dünyada birlikte günah işleyen ve birbirini yoldan çıkaranların âhirette karşılıklı suçlamada bulunacağından ve müştereken azap göreceğinden (es-Sâffât 37/22-33; ez-Zuhruf 43/37-39) hukukî bir atıf içermeksizin ilâhî hikmet, ibret ve uhrevî sorumluluk bağlamında söz edilir. (Ahmet Akgündüz, “İştirak”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, s.  23: 442.) 



 
Ayet Kelime Anlamı
Bakara 16 اشْتَرَوُا satın aldılar
Bakara 41 تَشْتَرُوا ve satmayın
Bakara 79 لِيَشْتَرُوا satmak için
Bakara 86 اشْتَرَوُا satın alan
Bakara 90 اشْتَرَوْا sattıkları şey
Bakara 102 اشْتَرَاهُ onu satın alan
Bakara 102 شَرَوْا sattıkları
Bakara 174 وَيَشْتَرُونَ ve satanlar
Bakara 175 اشْتَرَوُا satın alan
Bakara 207 يَشْرِي satar
Âl-i İmrân 77 يَشْتَرُونَ satanlar
Âl-i İmrân 177 اشْتَرَوُا satın alan(lar)
Âl-i İmrân 187 وَاشْتَرَوْا ve aldılar
Âl-i İmrân 187 يَشْتَرُونَ satın alıyorlar
Âl-i İmrân 199 يَشْتَرُونَ satmazlar
Nisâ 44 يَشْتَرُونَ satın alıyorlar
Nisâ 74 يَشْرُونَ satan(lar)
Mâide 44 تَشْتَرُوا ve satmayın
Mâide 106 نَشْتَرِي satmayacağız
Tevbe 9 اشْتَرَوْا sattılar
Tevbe 111 اشْتَرَىٰ satın almıştır
Yusuf 20 وَشَرَوْهُ ve onu sattılar
Yusuf 21 اشْتَرَاهُ onu satın alan
Nahl 95 تَشْتَرُوا satmayın
Lokman 6 يَشْتَرِي satın alır