خ ل و
Kur'an'da geçiş sayısı: 28

Türkçe türevleri: Halvet, helâ, hâlî, tahliye

Kur'an'daki anlamları: Gelip geçmek, baş başa kalmak, gelip geçen, geçmiş günler, dönmek, teveccüh etmek, temayül göstermek, hususi meşgül olmak, serbest bırakmak, salıvermek, yol açmak, vazgeçmek, terketmek, boşalmak.

Köke ait bilgiler:

          خَلاَء sözcüğü, içinde ev, bina vb hiçbir örtecek şey bulunmayan mekân demektir. خُلُّو ise, boşluk demektir; zaman ve mekân için kullanılır. Ancak, zamanda bir geçmiş manası düşünüldüğünden dilciler خَلاَ الزَمَان deyimini, zaman geçti, gitti diye açıklamışlardır. ناَقَةٌ خَلِيَّةٌ sütten kesilen ve artık sağılmayan dişi deve, اِمْرَأةٌ خَلِيَّةٌ kocadan boşanmış kadındır. Bazen de sahipsiz bırakılan terk edilmiş gemiye خَلِيَّة adı verilir. خَلِيّ ise, üzüntü/kederin yalnız bıraktığı kişi demektir. خَلاَء: Sözcüğü de kuruyuncaya kadar kendi hâline terk edilen ot demektir. خَلَيْتُ الخَلاَءَ otu biçtim, خَلَيْتُ الدَّابَةَ hayvan için ot biçtim, demektir. Bu kesme anlamından istiâre yoluyla سَيْفٌ يَخْتَلِي denmiştir ki, çalındığı her şeyi ot biçer gibi kesen kılıç demektir. (Rağıb El-İsfahani, Müfredat Kur’an Kavramları Sözlüğü)

Sözlükte “bir yerin boş olması, o yerde hiç kimsenin ve hiçbir şeyin bulunmaması, yalnız kalma veya biriyle baş başa kalma” anlamlarına gelen halvet, bir tasavvuf terimi olarak, günahtan korunmak ve daha iyi ibadet edebilmek amacıyla ıssız yerlerde yaşamayı tercih etmek demektir. Hz. Peygamber’in zaman zaman Mekke yakınındaki Hira mağarasına çekilip burada inziva hayatı yaşaması ve itikafa girmesi (Buhârî, Bed’ül vahy, 3; Müslim, İmân, 252), ıssız yerlerde Allah'ı zikredip gözyaşı dökmeyi teşvik etmesi (Buhârî, Ezan, 36; Müslim, zekat, 91)  halvetin dinî açıdan önemini ortaya koymaktadır. Tasavvufta halvet kadar sohbet ve hizmet de önemlidir. Bundan dolayı sohbet ve  hizmet için insanlar arasında bulunmak ve bütünüyle toplumdan kopmamak gerekir.

Fıkıh terimi olarak halvet sahih bir nikâhtan sonra kadın ile erkeğin, üçüncü bir şahsın izinsiz muttali olmayacağından emin bulundukları bir yerde baş başa kalmaları anlamına gelir. (İsmail Karagöz, Fikret Karaman, Dinî Kavramlar Sözlüğü, s. 227, 228.)



 
Ayet Kelime Anlamı
Bakara 14 خَلَوْا yalnız kaldıkları
Bakara 76 خَلَا yalnız kaldıkları
Bakara 134 خَلَتْ gelip geçti
Bakara 141 خَلَتْ gelip geçti
Bakara 214 خَلَوْا geçenlerin
Âl-i İmrân 119 خَلَوْا yalnız kaldıkları
Âl-i İmrân 137 خَلَتْ uygulanmıştır
Âl-i İmrân 144 خَلَتْ gelip geçmiştir
Mâide 75 خَلَتْ gelip geçmiştir
A'râf 38 خَلَتْ geçen
Tevbe 5 فَخَلُّوا serbest bırakın
Yunus 102 خَلَوْا geçmiş olanların
Yusuf 9 يَخْلُ yönelsin
Ra'd 6 خَلَتْ gelip geçti
Ra'd 30 خَلَتْ geçmiş bulunan
Hicr 13 خَلَتْ geçtiği halde
Nûr 34 خَلَوْا gelip geçen
Ahzâb 38 خَلَوْا geçenler
Ahzâb 62 خَلَوْا geçen(millet)ler
Fâtır 24 خَلَا (gelip) geçmiş
Mü'min 85 خَلَتْ gelip geçen
Fussilet 25 خَلَتْ gelip geçmiş olan
Ahkaf 17 خَلَتِ gelip geçmiş iken
Ahkaf 18 خَلَتْ gelip geçen
Ahkaf 21 خَلَتِ gelip geçti
Fetih 23 خَلَتْ süregelir
Hâkka 24 الْخَالِيَةِ geçmiş
İnşikak 4 وَتَخَلَّتْ ve boşaldığı