ف ل ح
Kur'an'da geçiş sayısı: 40

Türkçe türevleri: İflah, felâh

Kur'an'daki anlamları: Kazanmak, feraha ermek,  feraha eren, kazanan. 

Köke ait bilgiler:

 فَلَح: Yarmak. Denir ki; اَلْحَدِيدُ بِالْحَدِيدِ يُفْلَحُ: Yani demir demirle yarılır. Toprağı yardığından dolayı da çiftçiye فَلاَّح denir. فَلاَح: Başarıya ulaşmak ve arzulanan şeyi elde etmektir. Bu da dünya ve âhiretle ilgili olmak üzere iki kısma ayrılır: Dünya ile ilgili olan; dünya hayatının kendileriyle güzel olacağı mutlulukları elde etmektir. Bunlar da hayatta kalmak, zenginlik ve şereftir. Âhiretle ilgili olan felâh  dört şeyle gerçekleşir: Sonsuz bir hayat; fakirliği olmayan bir zenginlik; zilleti olmayan bir izzet ve cehâleti olmayan bir ilim. İşte bundan dolayı şöyle denmiştir: لا’عَيْش’إِلاّ’عَيْشُ اْلآَخِرَةِ: Âhiret hayatından başka bir hayat yoktur. Yüce Allah da şöyle buyurmaktadır:

اِنَّ الدَّارَ الْاٰخِرَةَ لَهِيَ الْحَيَوَانُۢ

 Asıl hayat âhiret yurdundaki hayattır (29/Ankebût 64).

Sahur yemeğine de فَلاَح denir. Denir ki; sahurun bu şekilde isimlendirilmesi, Arapların o esnada, حَيّ’عَلَى الْفَلاَحِ (Kurtuluşa gelin) demelerinden dolayıdır. Ezanda; حَيّ’عَلَى الْفَلاَحِ denmesi ise; “Allah’ın namazla bize verdiği kurtuluşa gelin”, anlamındadır. (Rağıb El-İsfahani, Müfredat Kur’an Kavramları Sözlüğü)

Arapça’da “yarmak, tarlayı sürmek” mânasına gelen felh kökünden türeyen felâh zafer, necat, halâs ve fevz kelimeleriyle eş anlamlı kabul edilir. Sözlükte “arzu edilen şeyleri elde etme, istenmeyen şeylerden kurtulma, hayır, nimet, refah ve saadet içinde bulunma” gibi mânalar taşır. (Adil Bebek,Feleha”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, s. 39:266.)

Felâh bir terim olarak, kişinin dini ve ahlâkî yükümlülüklerini yerine getirmesinin sonucunda dünyada elde edeceği başarı ve mutlulukla âhirette ulaşacağı ebedî kurtuluş ve saadeti ifade eder. İnsanın böyle bir sonuca ulaşabilmesinin, karşısına çıkan bütün engelleri aşması şartına bağlı olduğu dikkate alınırsa, felâhın sözlük anlamı ile terim anlamı arasındaki bağlantı anlaşılır. (Adil Bebek,Feleha”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, s. 39:266.)

Orucun gün boyu rahat bir şekilde tutulmasını sağladığı için sahur yemeğine  ayrıca ezan ve kamette geçtiği üzere hayrın bekasına ve ebedî kurtuluşa vesile olması dolayısıyla cemaatle kılınan namaza da felâh denmiştir. Kelimenin sadece günlük başarıyı Taha 20/64 ve kişinin tedavi sonrasında hastalıktan iyileşmesini ifade eden bazı kullanımlarına da rastlanmaktadır. (Adil Bebek,Feleha”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, s. 39: 266.)

“Müflih”  eflahtan felah bulan kurtulan demektir. Felah aslında, felehat gibi yarmak manasındadır ki, önündeki engeli yarıp kendini kurtarmak ,istediğine ermek yani zafer bulmaktır. (Elmalılı M. Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an  Dili, s. 31.)

“Müflih” gayesine ulaşmış olan kimsedir. Sanki ona birçok zafer kapıları açılmış ve hiç kapanmamıştır. Müflih kelimesi de aynı manadadır, terkibi yarma ve açma manasına gelmektedir. İşte bunun için çiftçiye de alt dudağı yarık olan kimseye de “fellah“ adı verilmiştir. Şöyle bir darbı mesel vardır. Demir demir ile yarılır, buna göre ayetin manası şudur. Cenab-ı  hak onları, ilmen ve amelen yapmaları gereken şeyleri yerine getirmiş olmakla vasfedince, daha sonra bunun neticesini beyan etmiştir ki, bu da, hiç şaibesi olmayan, bir ikram ve tazim olarak verilen ebedî nimetten ibaret olan gayeyi elde etmektir. Çünkü ibadetlerle elde edilmek istenen sevap budur. (Fahruddin Er-Râzi, Tefsir-i Kebir Mefâtihul Gayb)  



 
Ayet Kelime Anlamı
Bakara 5 الْمُفْلِحُونَ umduklarına erenler
Bakara 189 تُفْلِحُونَ kurtuluşa erersiniz
Âl-i İmrân 104 الْمُفْلِحُونَ kurtuluşa erenlerdir
Âl-i İmrân 130 تُفْلِحُونَ kurtuluşa erersiniz
Âl-i İmrân 200 تُفْلِحُونَ başarıya eresiniz
Mâide 35 تُفْلِحُونَ kurtuluşa erersiniz
Mâide 90 تُفْلِحُونَ kurtuluşa eresiniz
Mâide 100 تُفْلِحُونَ kurtuluşa erersiniz
En'âm 21 يُفْلِحُ kurtuluş yüzü görmezler
En'âm 135 يُفْلِحُ iflah olmazlar
A'râf 8 الْمُفْلِحُونَ kurtulanlardır
A'râf 69 تُفْلِحُونَ başarıya erersiniz
A'râf 157 الْمُفْلِحُونَ felaha erenlerdir
Enfâl 45 تُفْلِحُونَ başarıya erişirsiniz
Tevbe 88 الْمُفْلِحُونَ başarıya erenler
Yunus 17 يُفْلِحُ kurtuluşa eremezler
Yunus 69 يُفْلِحُونَ kurtuluşa eremezler
Yunus 77 يُفْلِحُ kurtuluşa ermezler
Yusuf 23 يُفْلِحُ iflah olmaz
Nahl 116 يُفْلِحُونَ iflah olmazlar
Kehf 20 تُفْلِحُوا iflah olamazsınız
Tâ-Hâ 64 أَفْلَحَ başarmıştır
Tâ-Hâ 69 يُفْلِحُ iflah olmaz
Hac 77 تُفْلِحُونَ kurtuluşa erersiniz
Mü'minûn 1 أَفْلَحَ felaha ulaştı
Mü'minûn 102 الْمُفْلِحُونَ kurtuluşa erenlerdir
Mü'minûn 117 يُفْلِحُ iflah olmazlar
Nûr 31 تُفْلِحُونَ felaha erersiniz
Nûr 51 الْمُفْلِحُونَ kurtuluşa erenler
Kasas 37 يُفْلِحُ iflah
Kasas 67 الْمُفْلِحِينَ kurtuluşa erenler-
Kasas 82 يُفْلِحُ iflah olmaz
Rûm 38 الْمُفْلِحُونَ başarıya erenlerdir
Lokman 5 الْمُفْلِحُونَ umduklarına ereceklerdir
Mücâdele 22 الْمُفْلِحُونَ başarıya ulaşacak olanlardır
Haşr 9 الْمُفْلِحُونَ başarıya erenlerdir
Cum'a 10 تُفْلِحُونَ başarıya erersiniz
Teğabün 16 الْمُفْلِحُونَ başarıya erenlerdir
A'lâ 14 أَفْلَحَ kurtuluşa ermiştir
Şems 9 أَفْلَحَ kazanmıştır