Gayb kelimesi, غَابَتِ الشَّمْسُ وَغَيْرُهَا (Güneş ve başkası gözden kayboldu) fiilinin mastarıdır. غَابَ عَنِّي كَذَا: Falan şey gözümden kayboldu denir. Allah buyurur ki:
اَمْ كَانَ مِنَ الْغَٓائِب۪ينَ
Yoksa kayıplara mı karıştı? (27/Neml 20).
Bu kavram, duyularla görülmeyen ve insan bilgisinin kapsamına girmeyen her şey için kullanılır. Allah buyurur ki:
وَمَا مِنْ غَٓائِبَةٍ فِي السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِ اِلَّا ف۪ي كِتَابٍ مُب۪ينٍ
Gökte ve yerde gizli hiçbir şey yoktur ki apaçık bir kitapta olmasın (27/Neml 75).
Kimi zaman yüce Allah değil, insan nokta-i nazarından bir şey için غَيْب ve غَائِب denir. Göklerde ve yerde zerre ağırlığınca hiç bir şey Allah’tan uzakta kalmadığı gibi, hiçbir şey de O’na gizli kalmaz.
عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِۜ
Allah, gaip olanı da müşahede olanı da bilendir (6/En’âm 73); yani Allah, size gizli kalan şeyleri de, sizin gördüğünüz şeyleri de bilir.
يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ
Gayba inanırlar (2/Bakara 3). Gaybı inkâr etmekle insan mülhit ismini alır. (Rağıb El-İsfahani, Müfredat Kur’an Kavramları Sözlüğü )
Gayb kelimesiyle kayıp kelimesi, aynı yerden gelmiştir. Aslında onlar, kayıp görülmeyen şeylere yani gayba iman ederler. Gayb ilmi de, Allah-u Teala’nın görünmemesidir. Melekler, cinler vs. bizim göremediğimiz bir sürü varlıkları ifade ettiği gibi bugün bunu anlamamız daha kolaydır. Çünkü artık bilim de gaybı kabul etmektedir. [Fatma Serap Karamollaoğlu, “Meal Şerhi 1”, You Tube (6 Ekim 2023), 00:20:15 - 00:21:00.) ]
Gayb “gözle görülmeyen; akıl, duyular vb. beşerî bilgi vasıtalarıyla bilinemeyen varlıklar, ilişkiler ve oluşlar’dır. Allah, vahiy, kader, yaratılış, ruh, kıyametin zamanı, kabirde olacaklar, yeniden dirilme, toplanma, sırat, terazi, cennet, cehennem... hep gayb âlemine dahildir. Bunlar hakkında bilgi alınabilecek iki kaynak vardır: Vahiy ve ilham. Akıl, ancak bu iki kaynaktan alınacak bilgiler üzerine tefekkür yoluyla açıklamalar getirebilir. Keşif, kalp gözünün açılması, Allah tarafından haber verilmek (tahdîs) gibi çeşitleri veya isimleri bulunan ilham, ancak İslâm’a sağlam iman ve onun esaslarını samimiyetle (ihlâs) yaşama sonucu elde edilmiş bulunursa muteber olur. Yine de ilham objektif ve herkes için geçerli, üzerine genel hüküm bina edilebilecek bir bilgi kaynağı değildir, kime gelmişse onu ilgilendirir, umumi ve kesin delillere (vahiy) aykırı olmamak şartıyla onu bağlar. (Hayreddin Karaman v.dğr., Kur’an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir, s. 71-72.)
‘Gayb’ mutlak olarak bilinmez ve görülmez şey demek değildir. Aksine anlaşabilen, inanabilen bir şeydir. Mesela, bugün bize gayb olan bir Ahiret olayı, yarın onunla karşılaştığımız zaman bize gayb olmaktan çıkacaktır. Uzak bir ülke bir yağmur, yaşanan bir olay, bizim için gaybtır ama, onu gören gayb olmaktan çıkar. Demek ki gayb yok olduğu için görülmeyen değil, var olduğu halde şimdilik görülmeyen, ileride görünme ve bilinme ihtimali olan, duyularla idrak edebilecek şeylerdir. (Hüseyin K. Ece, İslam’ın Temel Kavramları, s. 233.)
İslam alimlerine göre alem ‘alem-i şuhud veya şehadet duyularla idrak edilen alem ‘ile ‘alem-i gayb- duyularla idrak edilmeyen alem’ ikiye ayrılır. İnsan, duyu organlarıyla, deney ve araştırma yaparak, bazen de hissederek bazı şeyleri görür, anlar, idrak eder. Ancak insanın idrak edemediği, duyularıyla anlayamayacağı, yani ona ‘gayb’ olan daha nice varlıklar ve gerçekler bulunmaktadır. Nitekim Kur’an’ın ortaya koyduğu ‘varlık’ anlayışında insanın idrak ve bilgisini aşan geniş bir alan vardır. Allah’ın zatı, sıfatları, melekler, alemin başlangıcı, şeytan, ölümden sonraki hayat gibi konular insan idrakının ötesindedir. (Hüseyin K. Ece, İslam’ın Temel Kavramları, s. 236.)
Kur’ân-ı Kerîm’de gizlilik mânası taşıyan başka kelimeler de kullanmaktadır. Hafâ, sır, ḫab, teḫâfüt, buṭûn, setr, ken (künûn), ketm ve cin gibi bazı köklerin gayb kelimesinin bir kısım anlamlarını ifade edecek şekilde kullanıldığı görülmektedir Bu kullanılışlar ışığında Kur’an’da gayb kelimesinin belirttiği hususları geçmiş tarihî olaylar, gizli ve sır olan şeyler, bir şeyin veya olayın iç yüzü, fizik dünyada başkalarınca görülemeyen nesneler, görülmeyen ve bilinmeyen her şey, ayrıca Allah, melek, âhiret, cin şeklinde özetlemek mümkündür. (İlyas Çebi, “Gayb”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, s. 13: 404. )
| Ayet | Kelime | Anlamı |
|---|---|---|
|
|
بِالْغَيْبِ | gaybde(gizlide) |
|
|
غَيْبَ | gayblarını |
|
|
الْغَيْبِ | görünmez alemin |
|
|
الْغَيْبِ | gayb |
|
|
لِلْغَيْبِ | gizliyi |
|
|
بِالْغَيْبِ | gizlide |
|
|
الْغُيُوبِ | gizlileri |
|
|
الْغُيُوبِ | gizlileri |
|
|
الْغَيْبَ | gaybı |
|
|
الْغَيْبِ | gayb’ın |
|
|
الْغَيْبِ | gizliyi |
|
|
غَائِبِينَ | onlardan uzak |
|
|
الْغَيْبَ | gaybı |
|
|
الْغُيُوبِ | gizlileri |
|
|
الْغَيْبِ | görülmeyeni |
|
|
الْغَيْبِ | görülmeyeni |
|
|
الْغَيْبُ | gayb |
|
|
الْغَيْبَ | gaybı |
|
|
الْغَيْبِ | gayb |
|
|
غَيْبُ | gaybı |
|
|
غَيَابَتِ | dibine |
|
|
غَيَابَتِ | dibine |
|
|
بِالْغَيْبِ | arkadan |
|
|
لِلْغَيْبِ | gaybın |
|
|
الْغَيْبِ | gayb |
|
|
الْغَيْبِ | gizliyi |
|
|
غَيْبُ | gaybı |
|
|
بِالْغَيْبِ | görülmeyene |
|
|
غَيْبُ | gaybı |
|
|
بِالْغَيْبِ | gıyaben |
|
|
الْغَيْبَ | gaybı |
|
|
بِالْغَيْبِ | görmeden |
|
|
الْغَيْبِ | görünmeyeni |
|
|
الْغَائِبِينَ | kayıplardan- |
|
|
الْغَيْبَ | gaybı |
|
|
غَائِبَةٍ | gizli |
|
|
الْغَيْبِ | görünmeyeni |
|
|
الْغَيْبِ | gaybı |
|
|
الْغَيْبَ | gaybı |
|
|
الْغُيُوبِ | gaybleri |
|
|
بِالْغَيْبِ | görülmeyene |
|
|
بِالْغَيْبِ | görmeden |
|
|
غَيْبِ | gaybını |
|
|
بِالْغَيْبِ | görmeden |
|
|
الْغَيْبِ | görülmeyeni |
|
|
يَغْتَبْ | arkasından çekiştirmesin |
|
|
غَيْبَ | gizlisini |
|
|
بِالْغَيْبِ | görmeden |
|
|
الْغَيْبُ | gayb |
|
|
الْغَيْبِ | gayb’ın |
|
|
بِالْغَيْبِ | gaybda |
|
|
الْغَيْبِ | görülmeyeni |
|
|
الْغَيْبِ | görünmeyeni |
|
|
الْغَيْبِ | görünmeyeni |
|
|
بِالْغَيْبِ | görmedikleri halde |
|
|
الْغَيْبُ | gayb |
|
|
الْغَيْبِ | gaybı |
|
|
غَيْبِهِ | gizli bilgisini |
|
|
الْغَيْبِ | gayb |
|
|
بِغَائِبِينَ | kaybolacak |