ا ل م
Kur'an'da geçiş sayısı: 75

Türkçe türevleri: Elem, elîm

Kur'an'daki anlamları: Acı çekti, şiddetli acı çektiren

Köke ait bilgiler:

أَلِيمٌ kelimesi sıfatı müşebbehedir ve devamlı olarak verilen azabı ifade eder. Sıfat-ı müşebbehe olduğu için elem veren bir azab demektir. Burada mecazi isnat vardır. Aslında orada azabün ملِيمٌ gelmesi gerekir. Yani elem veren azab, ama onun yerine elem duyan azab şeklinde gelmiştir. Yani öyle bir azab ki verdiği elem dolayısıyla, kendisi bile acı duyuyor. [Fatma Serap Karamollaoğlu,“Meal Şerhi 1”, You Tube (6 Ekim 2023), 00:45:30 - 00:47:20.)]                       


أَلَمٌ elem kelimesi, aşırı acı demektir. أَلِمَ يَأْلَمُ أَلَمًا فَهُوَ آلِمٌ bu fiilin başlıca kalıplarıdır.  أَلَمْ ifâdesi ise أَ - لَمْ iki edattır; bunların biri soru hemzesi olup olumsuzluk edatı olan lem’in başına gelmiştir. (Rağıb El-İsfahani, Müfredat Kur’an Kavramları Sözlüğü) 


اَلٖيمٌ kelimesi  اَلِمَ - يَأْلَمُ fiilinden ism-i fâildir; tıpkı وَجِيعٌ kelimesinin وَجَعَ - يَوْجَع kelimesinden, ism-i  fâil  olması gibi... "Azâb" kelimesinin "elîm" sıfatıyla nitelenmesi, tıpkı Arabların تَحِيَّةٌ بَيْنَهُمْ ضَرْبٌ وَجِيع "Onların aralarındaki selamlaşmaları, acı veren bir darbe gibidir" demesi de böyledir.  Bu, yine Arabların جَدَّ جِدُّهُ"Onun ciddiyeti büyük oldu, ciddî oldu" demelerine benzer. Ciddiyet nasıl, ismi fâili olan kişiye ait bir nitelik ise, bunun gibi "elem" sıfatı da, gerçekte elem veren şeye aittir. (Fahruddin Er-Razi, Tefsir-i- Kebir-Mefatihu'l Gayb)

İnsanın fizikî, ve psikolojik yapısının duyduğu acı ve ıstırap anlamında bir terim olan elem , sözlükte “ acı ve ağrı hissetmek” mânasında mastar, ayrıca “acı ve ağrı” anlamında isim (çoğulu âlâm) olarak yer alır. Aynı kökten türetilen “ çok acı veren” anlamındaki elîm kelimesi Kur’an’-ı Kerîm’ de yetmiş iki yerde geçmekte ve genellikle cehennem azabının şiddetini ifade etmektedir. Bu çetin azabı belirtmek üzere tekrar edilen azâbun elīm tabiri, “ verdiği acı son sınırına ulaşmış azap” anlamıyla etkileyici bir vurguyu dile getirir. Bir ayetteki fiil şekliyle kullanımı (en-Nisa 4/104) savaşta çekilen acı ve sıkıntılara delalet eder. Elem kelimesi hadislerde daha ziyade fizikî ağrı ve acı anlamında kullanılmıştır. Elem terim olarak ahlak felsefesine ait temel bir kavramdır ve mutlulukla ilgili felsefi telakkilerin ifadesinde önemli bir yere sahiptir. Müslüman dünya görüşünde ahiret inancının belirleyiciliği ve yönlendirici özelliği, mutluluk kavramının hem dünya hem de ahireti içine alacak şekilde genişlemesine yol açmıştır. Dolayısıyla elem fikri, Kur’ân-ı Kerim’deki sürekli vurgunun etkisiyle cehennem azabı tasavvuru ile birlikte düşünülmüştür. (İlhan Kutluer,  “ Elem”,  Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, s.  11 :23.) 



 
Ayet Kelime Anlamı
Bakara 10 أَلِيمٌ acı
Bakara 104 أَلِيمٌ acı
Bakara 174 أَلِيمٌ acıklı
Bakara 178 أَلِيمٌ acıklı
Âl-i İmrân 21 أَلِيمٍ acı
Âl-i İmrân 77 أَلِيمٌ acıklı
Âl-i İmrân 91 أَلِيمٌ acıklı
Âl-i İmrân 177 أَلِيمٌ acıklı
Âl-i İmrân 188 أَلِيمٌ acıklı
Nisâ 18 أَلِيمًا acı
Nisâ 104 تَأْلَمُونَ acı çekiyorsanuz
Nisâ 104 يَأْلَمُونَ acı çekmektedirler
Nisâ 104 تَأْلَمُونَ sizin acı çektiğiniz
Nisâ 138 أَلِيمًا acıklı
Nisâ 161 أَلِيمًا acı
Nisâ 173 أَلِيمًا acıklı
Mâide 36 أَلِيمٌ acıklı
Mâide 73 أَلِيمٌ acıklı
Mâide 94 أَلِيمٌ acıklı
En'âm 70 أَلِيمٌ acıklı
A'râf 73 أَلِيمٌ acıklı
Enfâl 32 أَلِيمٍ acıklı
Tevbe 3 أَلِيمٍ acı
Tevbe 34 أَلِيمٍ acıklı
Tevbe 39 أَلِيمًا acıklı
Tevbe 61 أَلِيمٌ acıklı
Tevbe 74 أَلِيمًا acıklı
Tevbe 79 أَلِيمٌ acıklı
Tevbe 90 أَلِيمٌ acıklı
Yunus 4 أَلِيمٌ acıklı
Yunus 88 الْأَلِيمَ acıklı
Yunus 97 الْأَلِيمَ acıklı
Hûd 26 أَلِيمٍ acıklı
Hûd 48 أَلِيمٌ acıklı
Hûd 102 أَلِيمٌ pek acı
Yusuf 25 أَلِيمٌ acıklı
İbrahim 22 أَلِيمٌ acıklı
Hicr 50 الْأَلِيمُ çok acı
Nahl 63 أَلِيمٌ acıklı
Nahl 104 أَلِيمٌ acıklı
Nahl 117 أَلِيمٌ acıklı
İsrâ 10 أَلِيمًا acıklı
Hac 25 أَلِيمٍ acı
Nûr 19 أَلِيمٌ acıklı
Nûr 63 أَلِيمٌ acıklı
Furkan 37 أَلِيمًا acıklı
Şuarâ 201 الْأَلِيمَ acıklı
Ankebût 23 أَلِيمٌ acıklı
Lokman 7 أَلِيمٍ acıklı
Ahzâb 8 أَلِيمًا acıklı
Sebe' 5 أَلِيمٌ acı
Yâsin 18 أَلِيمٌ acıklı
Sâffât 38 الْأَلِيمِ acı
Fussilet 43 أَلِيمٍ acı
Şûrâ 21 أَلِيمٌ acıklı
Şûrâ 42 أَلِيمٌ acıklı
Zuhruf 65 أَلِيمٍ acıklı
Duhân 11 أَلِيمٌ acı
Câsiye 8 أَلِيمٍ acı
Câsiye 11 أَلِيمٌ incitici
Ahkaf 24 أَلِيمٌ acıklı
Ahkaf 31 أَلِيمٍ acıklı
Fetih 16 أَلِيمًا acıklı
Fetih 17 أَلِيمًا acıklı
Fetih 25 أَلِيمًا acıklı
Zâriyât 37 الْأَلِيمَ acıklı
Mücâdele 4 أَلِيمٌ acıklı
Haşr 15 أَلِيمٌ acıklı
Saf 10 أَلِيمٍ acıklı
Teğabün 5 أَلِيمٌ acı
Mülk 28 أَلِيمٍ acıklı
Nuh 1 أَلِيمٌ acıklı
Müzzemmil 13 أَلِيمًا acı veren
İnsan 31 أَلِيمًا acıklı
İnşikak 24 أَلِيمٍ acıklı