شَيْطَان kelimesindeki ( ن ), aslî harftir. Bu isim شَطَنَ , kökünden gelir. Yani, uzaklaştı. Şu ifâdeler de aynı anlamdadır: بِئْرٌ شَطُونٌ: Derin kuyu; شَطَنَتِ الدَّارُ: Ev uzakta kaldı; غُرْبَةٌ شَطُونٌ: Uzak bir gurbet. İnsanın bütün kötü huylarına da şeytan denir. Hz. Peygamber şöyle demiştir:
“ اَلْحَسَدُ شَيْطَانٌ وَالْغَضَبُ شَيْطَانٌ
Haset şeytandır, gadap / kızgınlık şeytandır.” (Rağıb El-İsfahani, Müfredat Kur’an Kavramları Sözlüğü)
Şeytan kelimesi “şatn” kökünden ele alındığı zaman, uzak olmak, muhalefet etmek, toprağa girmek ve ipe bağlamak gibi anlamlarına gelmektedir. (Fikret Karaman-İsmail Karagöz, Dini Kavramlar Sözlüğü, s. 620.)
Şeytan, cinlerden ve insanlardan en şerli (en Kötü) yaratıkları nitelemek için kullanılan bir kavramdır. (Hüseyin K. Ece, İslam’ın Temel Kavramları, s. 284.)
Sözlükte “uzaklaşmak, haktan ve hayırdan ayrılmak, muhalefet etmek” anlamındaki şatn (şütün) veya “ öfkesinden yanıp tutuşmak” mânasındaki şeyt kökünden türediği ileri sürülen şeytan kelimesi (çoğulu şeyâtîn) “ hayırdan ve rahmetten uzaklaşmış yaratık; yanıp helâke mâruz kalmış varlık” demektir. Kur’an-ı Kerim’de on sekizi çoğul olmak üzere seksen sekiz yerde şeytan kelimesi yer almaktadır. Âdem ile eşinden üreyip çoğalan insan türüne düşmanlık ederek onları çeşitli hile ve desiselerle aldattığını bildiren âyetlerde şeytan kelimesi geçmektedir. Kur’an’da şeytanla insan türü arasındaki ilişkiye veya mücadeleye temas eden bir çok ayet bulunmaktadır. Âdem’e melekler secde ettiği halde şeytan kibirlenip ilâhî emre karşı çıkmış, gerekçe olarak da kendisinin ateşten, Âdem’ in çamurdan yaratıldığını ileri sürmüştür. Cenab- Hakk hayırdan ve rahmetinden uzaklaştırdığı şeytana insanoğluna vesvese vermeye, çeşitli yöntemleriyle bâtılı hak gibi gösterip insanları doğru yoldan saptırmaya izin vermiştir. Allah’ın koyduğu çeşitli kanunlar ( sünnetullah); hayır ve şer temsilcisi melekler, bütünüyle şerrin temsilcisi şeytan, ayrıca hayra şerre de yönetebilen, ancak aklı selim fıtratı ve iradesiyle vahyin aydınlattığı yoldan Allah’a ulaşma imkânına mazhar kılınan insan vardır. Çeşitli ayetlerde şeytanın azgın, sinsi, yanıltıcı ve kışkırtıcı olduğu haber verilmekte, hile ve aldatmalara dikkat çekilmekte, ondan uzak durulması emredilmekte, şerrinden Allah’a sığınmanın gereği vurgulanmaktadır. İslâm dini, şeytanın insanlar üzerinde mutlak mânada hâkimiyeti bulunduğu ve onlara istediğini yaptırdığı şeklindeki bir anlayışı reddeder. Çünkü Kur’an’da şeytanın gücünün sınırlı, hile ve tuzaklarının zayıf olduğu haber verilmektedir (Nisa 4/76). Şeytanın bütün mahareti insanları tahrik etmek ve kendi yoluna çağırmaktan ibarettir (İbrahim 14/22), ona uyup uymamak ise kişinin elinde olan bir şeydir. Kur’an’da inkarcıların şeytanlarla beraber haşredileceği (Meryem19/68) ve dünyada bir arkadaş gibi onunla birlikte hareket eden kişinin kıyamet günü “ Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arası kadar uzaklık olsaydı” diyeceği ifade edilir (Zuhruf 43/36-38). Kıyamet gününde hesap görülüp cennet ve cehennem ehli yerlerine gönderilince şeytan cehennem ehline hitap ederek dünya hayatında Allah’ın gerçek vaatlerine karşılık kendisinin boş vaatlerde bulunduğunu, ancak çağrı yapmanın ötesinde insanlar üzerinde bir etkisinin olmadığını, nefsanî arzularına uyanların yaldızlı vaatlerine kandıklarını belirtecek, onların kendisini değil kendi nefislerini kınamalarını söyleyecek, ne kendisinin onları ne de onların kendisini kurtarabileceğini ifade edecek, dünyada iken kendisine taparcasına boyun eğdikleri yolundaki iddialarını reddettiğini bildirecektir (İbrahim 14/22). (İlyas Çelebi, “Şeytan” , Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, s. 39 : 99/100.)
Şeytan kelimesinin, ateşle ve Allah’ın rahmetinden uzak olmakla ilgili manası vardır. Şeytan, ateşle öfkenin bir ifadesidir. Şeytanın evinin öfke olduğu söylenmiştir. İnsanlara da ateş dolayısıyla öfkelidir. Şeytan kelimesinin “İP” anlamı da vardır. İpin iki ucunun birbirinden uzak olması dolayısıyla ipe şeytan ismi verilmiştir. Şeytan , Allah’ın rahmetinden uzak demektir. [Fatma Serap Karamollaoğlu,“Meal Şerhi 2”, You Tube (12 Ekim 2023), 00:14:16 - 00:14:49. ]
| Ayet | Kelime | Anlamı |
|---|---|---|
|
|
شَيَاطِينِهِمْ | şeytanları |
|
|
الشَّيْطَانُ | şeytan |
|
|
الشَّيَاطِينُ | şeytanların |
|
|
الشَّيَاطِينَ | şeytanlar |
|
|
الشَّيْطَانِ | şeytanın |
|
|
الشَّيْطَانِ | şeytanın |
|
|
الشَّيْطَانُ | şeytan |
|
|
الشَّيْطَانُ | şeytanın |
|
|
الشَّيْطَانِ | şeytan(ın şerri)- |
|
|
الشَّيْطَانُ | şeytan |
|
|
الشَّيْطَانُ | şeytan |
|
|
الشَّيْطَانُ | şeytan |
|
|
الشَّيْطَانُ | Şeytan da |
|
|
الشَّيْطَانِ | şeytanın |
|
|
الشَّيْطَانِ | şeytanın |
|
|
الشَّيْطَانَ | şeytana |
|
|
شَيْطَانًا | şeytana |
|
|
الشَّيْطَانَ | şeytanı |
|
|
الشَّيْطَانُ | şeytanın |
|
|
الشَّيْطَانِ | şeytan |
|
|
الشَّيْطَانُ | şeytan |
|
|
الشَّيْطَانُ | şeytan |
|
|
الشَّيْطَانُ | şeytan |
|
|
الشَّيَاطِينُ | şeytanların |
|
|
شَيَاطِينَ | şeytanlarını |
|
|
الشَّيَاطِينَ | şeytanlar |
|
|
الشَّيْطَانِ | şeytanın |
|
|
الشَّيْطَانُ | şeytan |
|
|
الشَّيْطَانَ | şeytan |
|
|
الشَّيَاطِينَ | şeytanları |
|
|
الشَّيْطَانُ | şeytan |
|
|
الشَّيَاطِينَ | şeytanları |
|
|
الشَّيْطَانُ | şeytan |
|
|
الشَّيْطَانِ | şeytan- |
|
|
الشَّيْطَانِ | şeytan- |
|
|
الشَّيْطَانِ | şeytanın |
|
|
الشَّيْطَانُ | şeytan |
|
|
الشَّيْطَانَ | şeytan |
|
|
الشَّيْطَانُ | şeytan |
|
|
الشَّيْطَانُ | şeytan |
|
|
الشَّيْطَانُ | şeytan |
|
|
شَيْطَانٍ | şeytandan |
|
|
الشَّيْطَانُ | şeytan |
|
|
الشَّيْطَانِ | şeytan- |
|
|
الشَّيَاطِينِ | şeytanların |
|
|
الشَّيْطَانُ | şeytan |
|
|
الشَّيْطَانَ | şeytan |
|
|
الشَّيْطَانَ | şeytan |
|
|
الشَّيْطَانُ | şeytan |
|
|
الشَّيْطَانُ | şeytandan |
|
|
الشَّيْطَانَ | şeytana |
|
|
الشَّيْطَانَ | şeytan |
|
|
لِلشَّيْطَانِ | şeytanın |
|
|
وَالشَّيَاطِينَ | ve şeytanları |
|
|
الشَّيَاطِينَ | şeytanları |
|
|
الشَّيْطَانُ | şeytan |
|
|
الشَّيَاطِينِ | şeytanlardan |
|
|
شَيْطَانٍ | şeytana |
|
|
الشَّيْطَانُ | şeytan |
|
|
الشَّيْطَانُ | şeytanın |
|
|
الشَّيْطَانُ | şeytanın |
|
|
الشَّيَاطِينِ | şeytanların |
|
|
الشَّيْطَانِ | şeytanın |
|
|
الشَّيْطَانِ | şeytanın |
|
|
الشَّيْطَانُ | şeytan |
|
|
الشَّيَاطِينُ | şeytanlar |
|
|
الشَّيَاطِينُ | şeytanların |
|
|
الشَّيْطَانُ | şeytan |
|
|
الشَّيْطَانِ | şeytanın |
|
|
الشَّيْطَانُ | şeytan |
|
|
الشَّيْطَانُ | şeytan |
|
|
الشَّيْطَانَ | şeytan |
|
|
الشَّيْطَانَ | şeytana |
|
|
شَيْطَانٍ | şeytana |
|
|
الشَّيَاطِينِ | şeytanların |
|
|
وَالشَّيَاطِينَ | ve şeytanları |
|
|
الشَّيْطَانُ | şeytan |
|
|
الشَّيْطَانِ | şeytan- |
|
|
شَيْطَانًا | bir şeytanı |
|
|
الشَّيْطَانُ | şeytan |
|
|
الشَّيْطَانُ | şeytan |
|
|
الشَّيْطَانِ | şeytan- |
|
|
الشَّيْطَانُ | şeytan |
|
|
الشَّيْطَانِ | şeytanın |
|
|
الشَّيْطَانِ | şeytanın |
|
|
الشَّيْطَانِ | şeytanın |
|
|
لِلشَّيَاطِينِ | şeytanlar için |
|
|
شَيْطَانٍ | şeytanın |