ص ل و
Kur'an'da geçiş sayısı: 99

Türkçe türevleri: Salât, salavat, musallâ

Kur'an'daki anlamları: Salat, namaz, dua, Rahmet, Yahudilerin ibadet ettikleri mekan: Havra.  

Köke ait bilgiler:

‘Salat’ kelime anlamıyla dua etmektir. Bu kelime ayrıca, rahmet, övgü, istiğfar (af dileme) yüceltmek ve tebrik etmek gibi anlamlarda da kullanılmaktadır. ‘Salat’ kavramı ‘saliye’ fiilinden türemiştir. ‘Saliye’ fiili, ateşe attı, ateşe girdi, cehenneme atıldı gibi manalarına gelir. ‘Saliye fiili ‘salla’ şeklinde söylenirse, Allah’ın emrettiği bir ibadetle kendini ateşten korumanı anlamını kazanır. (Hüseyin k. Ece, İslam’ın Temel Kavramları, s. 629.)

Belirli bir ibadeti (namazı) ifade eden صَلاَةٌ sözcüğünün aslı duadır. Bu ibadette صَلاَةٌ adının verilmesi bir şeyin kendi içerdiği şeylerden biriyle adlandırılması türünden bir adlandırmadır. (Alimlerden) biri صَلاَةٌ sözcüğünün صَلًى  kökünden geldiğini söylemiştir. ( Sözünün devamında) şöyle demiştir:  صَلًى ارَّجُلُ sözü “Adam bu ibadetle nefsinden, Yüce Allah’ın tutuşturulmuş ateşi olan صَلًى’ı kovdu, defetti, uzaklaştırdı, izale etti” anlamına gelir. (Rağıb El-İsfahani, Müfredat Kur’an Kavramları Sözlüğü)

Salat kelimesinin Arap dilinde iki kaynağı vardır. Birisi genel olarak dua manasındadır ki, “peygambere salat ve selam” dediğimiz zaman özellikle bunu anlarız. Diğeri الصَّلوُ (salv) maddesinden gelen salla fiilinin masdarıdır ki, iki uyluğu hareket ettirmek demektir. Araplar bu manaca “salla” dedikleri zaman حَرَّك’صَلْوَيَهِ “iki uyluğunu hareket ettirdi manasını” anlarlar. Aynı şekilde ضَرَب’الْفَرَسُ صَلْوَيْهِ بِذَنَبِهِ “at (veya kısrak) kuyruğuyla iki uyluğunu sağa sola çarptı” denilir. Salveyn uylukların başındaki iki tümsek kemiktir.. “Salla” fiilinin bu hareket ettirme manası كَفَّر’الْيَهُودِيُّ tabirine benzer. Yahudiler birbirine selam ve saygı sırasında başını eğer ve kıçını oynatıp kasığına doğru bir yan bükermiş ve bu şekildeki selama Arapçada  “iki uyluğu hareket ettirme” manasına “tekfir” denirmiş buna göre “kefferal yahudiyyü” “Yahudi uyluklarını oynatıp bükerek referans yaptı” demek olur. “ kafire” kıçtaki kaba ve tıknaz iki etin ismidir ve “kafireteyn” tesniye (ikileme) dir. Bu şekilde “iki uyluğunu hareket ettirme” manasına “salla” da rüku (namazda eğilme) ve secdelerde yapıldığı gibi bizim “bedeni eğmek” dediğimiz “iki uyluğu hareket ettirme” manasına kullanılırmış. Demek ki Araplar, hem Yahudilerin yaptığı referanslı baş kıç selamlarını tanırlarmış hem de yerlere eğilerek “kandilli temanna” usüllerini. İşte lügat bakımından (biri kalp ve dil işi olan dua, diğeri de bedeni hareket işi olan belli fiil) iki anlama gelen “salat” kelimesi, dinde Peygamberimizden görüle geldiği üzere kalbe, dile ve bedene ait fiiller ve özel esaslardan oluşmuş gayet intizamlı, kamil bir ibadetin ismi olmuştur. (Elmalılı M. Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an  Dili, s. 223.)

Farsça’da “tâzim için eğilmek, kulluk, ibadet” anlamına gelen namâz, sözlükte “dua etmek, ibadet etmek, bağışlanma dilemek, yalvarmak” mânalarındaki Arapça salât kelimesinin (çoğulu salavât) karşılığı olarak Türkçeye geçmiştir. Terim olarak salât tekbirle başlayıp selâmla son bulan, belirli hareket ve sözlerden oluşan bedenî ibadeti ifade eder. Namaz ibadetindeki rükünlerin aynı zamanda fiilî ve sözlü bir dua niteliğinde olması salât kelimesinin terim ve sözlük anlamları arasındaki ilişkiyi teyit etmektedir. Salât kelimesiyle aynı kökten türeyen musallî “namaz kılan kişi” ve musallâ“namaz kılınan yer” anlamına gelir. Salât kelimesi ve türevleri Kur’an’da sözlük (meselâ bk. et-Tevbe 9/103) ve terim (meselâ bk. el-Bakara 2/43, 238; Hûd 11/114) anlamında doksan âyette doksan dokuz defa geçer (M. F. Abdülbâkī, el-Muʿcem, “ṣlv” md.). Ahzâb sûresinin 56. âyetinde müminlere yöneltilen Hz. Peygamber’e salât etme buyruğu, ona olan saygı ve bağlılığı gösterme amacıyla okunan dua ile ilgili olup bunun şeklini bizzat Resûl-i Ekrem ashabına öğretmiştir (Buhârî, “Tefsîr”, 33/10). (M. Kamil Yaşaroğlu, “Salât”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, s. 32 :350.)



 
Ayet Kelime Anlamı
Bakara 3 الصَّلَاةَ namazlarını
Bakara 43 الصَّلَاةَ namazı
Bakara 45 وَالصَّلَاةِ ve namazla
Bakara 83 الصَّلَاةَ namazı
Bakara 110 الصَّلَاةَ namazı
Bakara 125 مُصَلًّى bir namaz yeri
Bakara 153 وَالصَّلَاةِ ve namazla
Bakara 157 صَلَوَاتٌ bağışlamalar
Bakara 177 الصَّلَاةَ namazı
Bakara 238 الصَّلَوَاتِ namazları
Bakara 238 وَالصَّلَاةِ ve namazı
Bakara 277 الصَّلَاةَ namazı
Âl-i İmrân 39 يُصَلِّي namaz kılarken
Nisâ 43 الصَّلَاةَ namaza
Nisâ 77 الصَّلَاةَ namazı
Nisâ 101 الصَّلَاةِ namaz-
Nisâ 102 الصَّلَاةَ namazı
Nisâ 102 يُصَلُّوا namaz kılmayan
Nisâ 102 فَلْيُصَلُّوا ve namaz kılsınlar
Nisâ 103 الصَّلَاةَ namazı
Nisâ 103 الصَّلَاةَ namazı
Nisâ 103 الصَّلَاةَ namaz
Nisâ 142 الصَّلَاةِ namaza
Nisâ 162 الصَّلَاةَ namazı
Mâide 6 الصَّلَاةِ namaza
Mâide 12 الصَّلَاةَ namazı
Mâide 55 الصَّلَاةَ namazlarını
Mâide 58 الصَّلَاةِ namaza
Mâide 91 الصَّلَاةِ ve namazdan
Mâide 106 الصَّلَاةِ namazdan
En'âm 72 الصَّلَاةَ namazı
En'âm 92 صَلَاتِهِمْ namazlarına
En'âm 162 صَلَاتِي benim namazım
A'râf 170 الصَّلَاةَ namazı
Enfâl 3 الصَّلَاةَ namazlarını
Enfâl 35 صَلَاتُهُمْ onların namazları
Tevbe 5 الصَّلَاةَ namazı
Tevbe 11 الصَّلَاةَ namazı
Tevbe 18 الصَّلَاةَ namazı
Tevbe 54 الصَّلَاةَ namaza
Tevbe 71 الصَّلَاةَ namazı
Tevbe 84 تُصَلِّ namaz kılma
Tevbe 99 وَصَلَوَاتِ ve du’alarını almaya
Tevbe 103 وَصَلِّ ve du’a et
Tevbe 103 صَلَاتَكَ senin du’an
Yunus 87 الصَّلَاةَ namaz
Hûd 87 أَصَلَاتُكَ namazın mı?
Hûd 114 الصَّلَاةَ namaz
Ra'd 22 الصَّلَاةَ namazı
İbrahim 31 الصَّلَاةَ namazı
İbrahim 37 الصَّلَاةَ namazı
İbrahim 40 الصَّلَاةِ namazı
İsrâ 78 الصَّلَاةَ namaz
İsrâ 110 بِصَلَاتِكَ namazında
Meryem 31 بِالصَّلَاةِ namaz kılmayı
Meryem 55 بِالصَّلَاةِ namaz kılmayı
Meryem 59 الصَّلَاةَ namazı
Tâ-Hâ 14 الصَّلَاةَ namaz
Tâ-Hâ 132 بِالصَّلَاةِ namazı
Enbiyâ 73 الصَّلَاةِ namaz
Hac 35 الصَّلَاةِ namazı
Hac 40 وَصَلَوَاتٌ ve havralar
Hac 41 الصَّلَاةَ namazı
Hac 78 الصَّلَاةَ namazı
Mü'minûn 2 صَلَاتِهِمْ namazlarında
Mü'minûn 9 صَلَوَاتِهِمْ namazlarını
Nûr 37 الصَّلَاةِ namaz
Nûr 41 صَلَاتَهُ kendi du’asını
Nûr 56 الصَّلَاةَ namazı
Nûr 58 صَلَاةِ namazından
Nûr 58 صَلَاةِ namazından
Neml 3 الصَّلَاةَ namazı
Ankebût 45 الصَّلَاةَ namazı
Ankebût 45 الصَّلَاةَ namaz
Rûm 31 الصَّلَاةَ namazı
Lokman 4 الصَّلَاةَ namazı
Lokman 17 الصَّلَاةَ namazı
Ahzâb 33 الصَّلَاةَ namazı
Ahzâb 43 يُصَلِّي rahmet eder
Ahzâb 56 صَلُّوا siz de salat edin
Ahzâb 56 يُصَلُّونَ salat etmektedir
Fâtır 18 الصَّلَاةَ namazı
Fâtır 29 الصَّلَاةَ namazı
Şûrâ 38 الصَّلَاةَ namazı
Mücâdele 13 الصَّلَاةَ namazı
Cum'a 9 لِلصَّلَاةِ namaz için
Cum'a 10 الصَّلَاةُ namazı
Meâric 22 الْمُصَلِّينَ namaz kılanlar
Meâric 23 صَلَاتِهِمْ namazlarında
Meâric 34 صَلَاتِهِمْ namazlarını
Müzzemmil 20 الصَّلَاةَ namazı
Müddessir 43 الْمُصَلِّينَ namaz kılanlar-
Kıyamet 31 صَلَّىٰ namaz da kılmadı
A'lâ 15 فَصَلَّىٰ ve namaz kılan
Alak 10 صَلَّىٰ namaz kıldığı
Beyyine 5 الصَّلَاةَ namazı
Mâûn 4 لِلْمُصَلِّينَ namaz kılanların
Mâûn 5 صَلَاتِهِمْ namazları-
Kevser 2 فَصَلِّ öyleyse namaz kıl