ن ذ ر
Kur'an'da geçiş sayısı: 130

Türkçe türevleri: Nezir, inzâr

Kur'an'daki anlamları: Nezretmek, adamak, nezir, adak, uyarmak, uyarma, sakındırma, uyarıcı, sakındıran

Köke ait bilgiler:

نَذْرٌ :Kişinin kendisi için zorunlu olmayan bir şeyi, bir işin olması şartına bağlı olarak üzerine zorunlu kılmasıdır. (Rağıb El-İsfahani, Müfredat Kur’an Kavramları Sözlüğü)

‘Nezr’ sözlükte, üzerine vacip (gerekli) olmayan bir şeyi kendisine vacip kılmak demektir. “ Bir işi Allah için nezr ettim’ şeklinde söylenir. (Hüseyin K. Ece, İslam’ın Temel Kavramları, s. 494) 

Nezr, müminlerin kendileri yükümlü hale getirdikleri bir ibadettir. Allah emrettiği halde bir ibadeti kendine vacip hale getirmek, elbette Allah’a kulluğun, O’nun sevabını beklediğini, O’nun rızasını ummanın bir sonucudur. Mü’min hangi yola olursa olsun, Allah rızasına ulaşmak bir vesile (sebeb) arar. (Hüseyin K. Ece, İslam’ın Temel Kavramları, s. 495.)

إنْذَرٌ :  İçinde korku bulunan haber vermedir. Nasıl ki de,  تَبْشِیر de içinde sevinç bulunan  haberdir. (Rağıb El-İsfahani, Müfredat Kur’an Kavramları Sözlüğü)

‘İnzar’ sözlükte, içerisinde korkutma olan bir haberi vermektir. Bir başka deyişle, bir şeyin sonucundaki tehlikeyi haber verip sakındırmak, uyarmak ve dikkatini çekmektir. (Hüseyin K. Ece, İslam’ın Temel Kavramları, s. 494) . “Sevindirici haber verme” anlamındaki tebşir’in karşıtı olan ‘inzar’ dine davet yöntemlerinden biridir. Esasen dinî davetin ilâhi gerçekleri anlatma ve insanları uyarıp ilahi gerçekleri anlatma ve insanları uyarıp harekete geçirme şeklinde ifade edilecek iki yönü vardır. İnzâr bunların ikincisini oluşturmaktadır. Çünkü insanları harekete geçiren arzu veya korku faktörleridir. İnzâr, kişide korku uyandırarak onun dinin hedeflerine uygun davranışlara yönelmesini amaçlayan davet yöntemidir. Ancak bu tek başına değil, insan tabiatındaki arzu ve isteklere hitap etmek suretiyle dinî ilgi uyandırmayı amaçlayan özendirme (tebşir) ile birlikte kullanılır. Uyarma ve müjdeleme bütün peygamberlerin kullandığı iki davet metodudur. (Hayati Hökelekli “İnzar”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi s: 22, 358-359) 

Din dilinde inzar; Allah’ın kitapları ve Peygamberleri vasıtasıyla insanları, inkar, şirk, nifak ve isyan gibi, ilahi azaba ve cehenneme girmeye sebep olacak her türlü inanç, söz, fiil ve davranışlardan sakındırması, gelecek tehlikeyi önceden bildirmesi, böylece onları iman, ibadet ve itaate yöneltmesidir. (Fikret Karaman-İsmail Karagöz, Dini Kavramlar Sözlüğü, s. 319.)

 نَذِيرٌ ise, uyaran kişidir. Bu kavram, insan olsun başka bir şey olsun, uyarma niteliği taşıyan her şey için kullanılır. (Rağıb El-İsfahani, Müfredat Kur’an Kavramları Sözlüğü)

Bir tehlikeyi haber vererek başkasını ‘inzar’ edene (korkutana) ‘nezir’ veya ‘münzir’ denir. (Hüseyin K. Ece, İslam’ın Temel Kavramları, s. 494.) Allah, her ümmete bir nezir göndermiştir. (Fatir 35/24) Son Peygamber Hz. Muhammed (a.s.) bütün insanlar için müjdeci ve uyarıcıdır. (Sebe’, 34/28) Hz. Muhammed (a.s.), sadece içinde yaşadığı toplumu değil bütün insanları Kur’an’la uyarır. Kur’an kıyamete kadar uyarı görevini sürdürecektir. (Fikret Karaman-İsmail Karagöz, Dini Kavramlar Sözlüğü, s. 319.)

Her münzir haber vericidir. Fakat her haber verici münzir değildir. Burada inzârdan maksat Allah’ın azabından ve isyankârlara olan cezasından korkutmaktır. Bu kimseler tebşire lâyık olmadıklarından haklarında inzar kavramı kullanılmıştır. Çünkü inzar, kalplere daha çok tesir eder ve nefisleri daha kuvvetle uyarır. Kâfirlere başlangıçta kendilerine yapılan tebşirat hiçbir fayda sağlamadığından inzâr gelmiştir. (İsmail Hakkı Bursevi, Rûhu’l Beyan Kur’an Meali ve Tefsiri s. 176)

 


 
Ayet Kelime Anlamı
Bakara 6 أَأَنْذَرْتَهُمْ onları uyarman
Bakara 6 تُنْذِرْهُمْ uyarmasan da
Bakara 119 وَنَذِيرًا ve uyarıcı olarak
Bakara 213 وَمُنْذِرِينَ ve uyarıcılar olarak
Bakara 270 نَذَرْتُمْ (ne) adarsanız
Bakara 270 نَذْرٍ adak olarak
Âl-i İmrân 35 نَذَرْتُ adadım
Nisâ 165 وَمُنْذِرِينَ ve uyarıcı
Mâide 19 نَذِيرٍ bir uyarıcı
Mâide 19 وَنَذِيرٌ ve uyarıcı
En'âm 19 لِأُنْذِرَكُمْ sizi uyarayım
En'âm 48 وَمُنْذِرِينَ ve uyarıcılar olmak
En'âm 51 وَأَنْذِرْ ve uyar
En'âm 92 وَلِتُنْذِرَ ve uyarman için
En'âm 130 وَيُنْذِرُونَكُمْ ve sizi uyaran
A'râf 2 لِتُنْذِرَ uyarman
A'râf 63 لِيُنْذِرَكُمْ sizi uyarmak için
A'râf 69 لِيُنْذِرَكُمْ sizi uyarması için
A'râf 184 نَذِيرٌ bir uyarıcıdır
A'râf 188 نَذِيرٌ bir uyarıcı
Tevbe 122 وَلِيُنْذِرُوا ve uyarmaları için
Yunus 2 أَنْذِرِ uyarsın
Yunus 73 الْمُنْذَرِينَ uyarılanların
Yunus 101 وَالنُّذُرُ ve uyarılar
Hûd 2 نَذِيرٌ bir uyarıcıyım
Hûd 12 نَذِيرٌ bir uyarıcısın
Hûd 25 نَذِيرٌ bir uyarıcıyım
Ra'd 7 مُنْذِرٌ bir uyarıcısın
İbrahim 44 وَأَنْذِرِ ve uyar
İbrahim 52 وَلِيُنْذَرُوا uyarılsınlar diye
Hicr 89 النَّذِيرُ bir uyarıcıyım
Nahl 2 أَنْذِرُوا uyarsın
İsrâ 105 وَنَذِيرًا ve uyarıcı olmak
Kehf 2 لِيُنْذِرَ uyarması için
Kehf 4 وَيُنْذِرَ ve uyarması için
Kehf 56 أُنْذِرُوا uyarıldıkları
Kehf 56 وَمُنْذِرِينَ ve uyarıcılar
Meryem 26 نَذَرْتُ adadım
Meryem 39 وَأَنْذِرْهُمْ onları uyar
Meryem 97 وَتُنْذِرَ ve uyarman için
Enbiyâ 45 أُنْذِرُكُمْ sizi uyarıyorum
Enbiyâ 45 يُنْذَرُونَ uyarıldıkları
Hac 29 نُذُورَهُمْ adaklarını
Hac 49 نَذِيرٌ bir uyarıcıyım
Furkan 1 نَذِيرًا uyarıcı
Furkan 7 نَذِيرًا uyarıcı
Furkan 51 نَذِيرًا bir uyarıcı
Furkan 56 وَنَذِيرًا ve uyarıcı
Şuarâ 115 نَذِيرٌ bir uyarıcı(dan)
Şuarâ 173 الْمُنْذَرِينَ uyarılanların
Şuarâ 194 الْمُنْذِرِينَ uyarıcılar-
Şuarâ 208 مُنْذِرُونَ uyarıcıları
Şuarâ 214 وَأَنْذِرْ ve uyar
Neml 58 الْمُنْذَرِينَ uyarılanlara
Neml 92 الْمُنْذِرِينَ ancak uyarıcılardanım
Kasas 46 لِتُنْذِرَ uyarasın diye
Kasas 46 نَذِيرٍ bir uyarıcı
Ankebût 50 نَذِيرٌ bir uyarıcıyım
Secde 3 لِتُنْذِرَ uyarman için
Secde 3 نَذِيرٍ uyarıcı
Ahzâb 45 وَنَذِيرًا ve uyarıcı
Sebe' 28 وَنَذِيرًا ve uyarıcı olman
Sebe' 34 نَذِيرٍ uyarıcı
Sebe' 44 نَذِيرٍ uyarıcı
Sebe' 46 نَذِيرٌ bir uyarıcıdır
Fâtır 18 تُنْذِرُ uyarırsın
Fâtır 23 نَذِيرٌ uyarıcı(dan)
Fâtır 24 وَنَذِيرًا ve uyarıcı
Fâtır 24 نَذِيرٌ bir uyarıcı
Fâtır 37 النَّذِيرُ uyarıcı
Fâtır 42 نَذِيرٌ bir uyarıcı (peygamber)
Fâtır 42 نَذِيرٌ uyarıcı
Yâsin 6 لِتُنْذِرَ uyarman için
Yâsin 6 أُنْذِرَ uyarılmamış
Yâsin 10 أَأَنْذَرْتَهُمْ uyarsan (da)
Yâsin 10 تُنْذِرْهُمْ uyarmasan (da)
Yâsin 11 تُنْذِرُ sen uyarabilirsin
Yâsin 70 لِيُنْذِرَ uyarman için
Sâffât 72 مُنْذِرِينَ uyarıcılar
Sâffât 73 الْمُنْذَرِينَ uyarılanların
Sâffât 177 الْمُنْذَرِينَ uyarılmış olanların
Sâd 4 مُنْذِرٌ bir uyarıcı (peygamber)
Sâd 65 مُنْذِرٌ bir uyarıcıyım
Sâd 70 نَذِيرٌ bir uyarıcı
Zümer 71 وَيُنْذِرُونَكُمْ ve sizi uyaran
Mü'min 15 لِيُنْذِرَ uyarmak için
Mü'min 18 وَأَنْذِرْهُمْ ve onları uyar
Fussilet 4 وَنَذِيرًا ve uyarıcı olarak
Fussilet 13 أَنْذَرْتُكُمْ ben sizi uyardım
Şûrâ 7 لِتُنْذِرَ uyarman için
Şûrâ 7 وَتُنْذِرَ ve uyarman için
Zuhruf 23 نَذِيرٍ uyarıcı
Duhân 3 مُنْذِرِينَ uyarıcıyız
Ahkaf 3 أُنْذِرُوا uyarıldıkları
Ahkaf 9 نَذِيرٌ bir uyarıcıdan
Ahkaf 12 لِيُنْذِرَ uyarmak için
Ahkaf 21 أَنْذَرَ uyarmıştı
Ahkaf 21 النُّذُرُ nice uyarıcılar
Ahkaf 29 مُنْذِرِينَ uyarıcılar olarak
Fetih 8 وَنَذِيرًا ve uyarıcı
Kaf 2 مُنْذِرٌ bir uyarıcı
Zâriyât 50 نَذِيرٌ bir uyarıcıyım
Zâriyât 51 نَذِيرٌ bir uyarıcıyım
Necm 56 نَذِيرٌ bir uyarıcıdır
Necm 56 النُّذُرِ uyarıcılar-
Kamer 5 النُّذُرُ uyarılar
Kamer 16 وَنُذُرِ ve uyarılarım
Kamer 18 وَنُذُرِ ve uyarılarım
Kamer 21 وَنُذُرِ ve uyarılarım
Kamer 23 بِالنُّذُرِ uyarıları
Kamer 30 وَنُذُرِ ve uyarılarım
Kamer 33 بِالنُّذُرِ uyarıları
Kamer 36 أَنْذَرَهُمْ onları uyarmıştı
Kamer 36 بِالنُّذُرِ uyarılara karşı
Kamer 37 وَنُذُرِ ve uyarılarımı
Kamer 39 وَنُذُرِ ve uyarılarımı
Kamer 41 النُّذُرُ uyarılar
Mülk 8 نَذِيرٌ bir uyarıcı
Mülk 9 نَذِيرٌ uyarıcı
Mülk 17 نَذِيرِ tehdidim
Mülk 26 نَذِيرٌ bir uyarıcıyım
Nuh 1 أَنْذِرْ uyar
Nuh 2 نَذِيرٌ bir uyarıcıyım
Müddessir 2 فَأَنْذِرْ ve uyar
Müddessir 36 نَذِيرًا uyarıcıdır
İnsan 7 بِالنَّذْرِ adaklarını
Mürselât 6 نُذْرًا uyarı
Nebe' 40 أَنْذَرْنَاكُمْ siz uyardık
Nâziât 45 مُنْذِرُ uyarıcısın
Leyl 14 فَأَنْذَرْتُكُمْ ben sizi uyardım