‘Rızık’ sözlükte nasip, pay ve şans anlamına gelir. ayrıca maddi ihtiyaç için gerekli olan ni’met, insanın yararlanabildiği her türlü mal ve varlık olarak da tanımlanmıştır. (Fikret Karaman-İsmail Karagöz, Dini Kavramlar Sözlüğü, s. 554.)
رِزْق / rizkun sözcüğü; Bazen, dünyevi ya da uhrevi olsun, cârî, daimi olan atiyye; ihsan, vergi ya da lütuf anlamında kullanılır. Bazen nasip, pay ya da hisse anlamında kullanılır. Bazen de karna ulaşan ve kendisiyle gıdalanılan beslenilen şeyi ifade etmek için kullanılır. (Rağıp El-İsfahani, Müfredat, Kur’ân Kavramları Sözlüğü)
‘Rızık’ bir başka deyişle, kendisinden faydalanan veya Allah’ın canlıya zevk alması ve faydalanması için verdiği şeydir. Öyleyse mülk olsun olmasın, yenilen içilen ve diğer şekilde kullanılmak suretiyle kendisinden faydalanılan mallar, çocuklar, eşler, ilim, iman bilgileri gibi şeylerde birer rızıktır. (Hüseyin K. Ece, İslam’ın Temel Kavramları, s. 537.)
Kur’an ‘rızık’ kavramını genel bir çerçevede kullanıyor. Bununla rızkın geniş alanına işaret ediyor. “Onlar, kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeyden infak ederler.” (2/Bakara, 3, 28/ Kasas, 54) âyetinde işaret edildiği gibi, müttakiler Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği her şeyi O’nun uğrunda harcarlar. Kişinin gıda veya mal olarak yiyeceği çok sınırlıdır. Ne kadar zengin olursa olsun tadacağı yiyecek ve içecek bellidir. Müttaki olanlar, kendilerine verilen bu rızkın fazlasını Allah (cc) yolunda harcarlar. (Hüseyin K. Ece, İslam’ın Temel Kavramları, s. 538.)
Sözlükte “yiyecek vermek, rızıklandırmak” anlamındaki rezk kökünden türeyen rızk kelimesi, Kur’ân-ı Kerîm’de 123 yerde geçer. Allah’a râzık denildiği gibi rızka ulaşmaya vesile olan insanlara da bu ismin verilebileceğini, ancak esmâ-i hüsnâdan olup “bedenlerin ve ruhların gıdasını yaratıp veren” mânasındaki rezzâk isminin sadece Allah’a nisbet edilebileceğini belirtir. (Şerafettin Gölcük, “Rızık”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, s. 35:73.)
| Ayet | Kelime | Anlamı |
|---|---|---|
|
|
رَزَقْنَاهُمْ | kendilerini rızıklandırdığımız |
|
|
رِزْقًا | rızık olarak |
|
|
رُزِقُوا | rızıklandırıldıklarında |
|
|
رِزْقًا | rızk olarak |
|
|
رُزِقْنَا | rızıklandığımız |
|
|
رَزَقْنَاكُمْ | rızık olarak verdiğimiz |
|
|
رِزْقِ | rızk- |
|
|
وَارْزُقْ | ve rızıklandır |
|
|
رَزَقْنَاكُمْ | size rızık olarak verdik |
|
|
يَرْزُقُ | rızık verir |
|
|
رِزْقُهُنَّ | onların yiyecekleri |
|
|
رَزَقْنَاكُمْ | size verdiğimiz rızıktan |
|
|
وَتَرْزُقُ | ve rızıklandırırsın |
|
|
رِزْقًا | bir rızık |
|
|
يَرْزُقُ | rızık verir |
|
|
يُرْزَقُونَ | rızıklanmaktadırlar |
|
|
وَارْزُقُوهُمْ | ve onları besleyin |
|
|
فَارْزُقُوهُمْ | onları rızıklandırın |
|
|
رَزَقَهُمُ | kendilerine verdiği rızık- |
|
|
رَزَقَكُمُ | size verdiği rızıklardan |
|
|
وَارْزُقْنَا | bizi rızıklandır |
|
|
الرَّازِقِينَ | rızık verenlerin |
|
|
رَزَقَهُمُ | kendilerine verdiği rızkı |
|
|
رَزَقَكُمُ | size verdiği rızıktan |
|
|
نَرْزُقُكُمْ | sizi besliyoruz |
|
|
الرِّزْقِ | rızıkları |
|
|
رَزَقَكُمُ | size verdiği rızıktan |
|
|
رَزَقْنَاكُمْ | sizi rızıklandırdığımız |
|
|
رَزَقْنَاهُمْ | ve verdiğimiz rızıktan |
|
|
وَرِزْقٌ | ve rızık |
|
|
وَرَزَقَكُمْ | ve sizi besledi |
|
|
وَرِزْقٌ | ve rızık |
|
|
يَرْزُقُكُمْ | sizi rızıklandıran |
|
|
رِزْقٍ | rızık- |
|
|
وَرَزَقْنَاهُمْ | ve onları rızıklandırdık |
|
|
رِزْقُهَا | rızkı |
|
|
وَرَزَقَنِي | ve beni rızıklandırmışsa |
|
|
رِزْقًا | bir rızıkla |
|
|
تُرْزَقَانِهِ | rızık olarak verilen |
|
|
رَزَقْنَاهُمْ | rızıklandırdığımız |
|
|
الرِّزْقَ | rızkı |
|
|
رَزَقْنَاهُمْ | verdiğimiz rızıktan |
|
|
رِزْقًا | rızık olarak |
|
|
وَارْزُقْهُمْ | ve onları rızıklandır |
|
|
بِرَازِقِينَ | rızıklandırıcı |
|
|
رَزَقْنَاهُمْ | verdiğimiz rızıktan |
|
|
وَرِزْقًا | ve bir rızık |
|
|
الرِّزْقِ | rızıkta |
|
|
رِزْقِهِمْ | kendi rızıklarını |
|
|
وَرَزَقَكُمْ | ve sizi besledi |
|
|
رِزْقًا | rızık |
|
|
رَزَقْنَاهُ | rızıklandırdığımız |
|
|
رِزْقًا | rızık ile |
|
|
رِزْقُهَا | rızkı |
|
|
رَزَقَكُمُ | size verdiği rızıktan |
|
|
الرِّزْقَ | rızkı |
|
|
نَرْزُقُهُمْ | sizi de besliyoruz |
|
|
وَرَزَقْنَاهُمْ | ve onları besledik |
|
|
بِرِزْقٍ | bir azık |
|
|
رِزْقُهُمْ | rızıkları da |
|
|
رَزَقْنَاكُمْ | sizi rızıklandırdığımız |
|
|
وَرِزْقُ | ve rızkı |
|
|
رِزْقًا | rızık |
|
|
نَرْزُقُكَ | seni besliyoruz |
|
|
رَزَقَهُمْ | onlara rızık olarak verilen |
|
|
رَزَقَهُمْ | rızık olarak verilen |
|
|
رَزَقْنَاهُمْ | kendilerini rızıkandırdığımız |
|
|
وَرِزْقٌ | ve rızık |
|
|
لَيَرْزُقَنَّهُمُ | onları rızıklandıracaktır |
|
|
رِزْقًا | bir rızıkla |
|
|
الرَّازِقِينَ | rızık verenlerin |
|
|
الرَّازِقِينَ | rızık verenlerin |
|
|
وَرِزْقٌ | ve bir rızık |
|
|
يَرْزُقُ | rızıklandırır |
|
|
يَرْزُقُكُمْ | sizi rızıklandıran |
|
|
رَزَقْنَاهُمْ | onları rızıklandırdığımız |
|
|
رِزْقًا | bir rızık olarak |
|
|
الرِّزْقَ | rızkı |
|
|
رِزْقًا | rızık vermeye |
|
|
الرِّزْقَ | rızkı |
|
|
رِزْقَهَا | rızkını |
|
|
يَرْزُقُهَا | onları da besler |
|
|
الرِّزْقَ | rızkı |
|
|
رَزَقْنَاكُمْ | sizi rızıklandırdığımız |
|
|
الرِّزْقَ | rızkı |
|
|
رَزَقَكُمْ | besledi |
|
|
رَزَقْنَاهُمْ | rızıklandırdığımız |
|
|
رِزْقًا | bir rızık |
|
|
وَرِزْقٌ | ve rızık |
|
|
رِزْقِ | rızkı- |
|
|
يَرْزُقُكُمْ | size rızık veriyor |
|
|
الرِّزْقَ | rızkı |
|
|
الرِّزْقَ | rızkı |
|
|
الرَّازِقِينَ | rızık verenlerin |
|
|
يَرْزُقُكُمْ | size rızık verecek |
|
|
رَزَقْنَاهُمْ | verdiğimiz rızıktan |
|
|
رَزَقَكُمُ | size verdiği rızıktan |
|
|
رِزْقٌ | bir rızık |
|
|
لَرِزْقُنَا | bizim rızkımızın |
|
|
الرِّزْقَ | rızkı |
|
|
رِزْقًا | rızık |
|
|
يُرْزَقُونَ | kendilerine rızık verilir |
|
|
وَرَزَقَكُمْ | ve sizi besledi |
|
|
الرِّزْقَ | rızkı |
|
|
يَرْزُقُ | rızıklandırır |
|
|
الرِّزْقَ | rızkı |
|
|
رَزَقْنَاهُمْ | kendilerini rızıklandırdığımız |
|
|
رِزْقٍ | rızık |
|
|
وَرَزَقْنَاهُمْ | ve onları besledik |
|
|
رِزْقًا | rızıktır |
|
|
رِزْقُكُمْ | rızkınız |
|
|
رِزْقٍ | rızık |
|
|
الرَّزَّاقُ | rızık veren |
|
|
رِزْقَكُمْ | rızkınızı |
|
|
الرَّازِقِينَ | rızık verenlerin |
|
|
رَزَقْنَاكُمْ | size verdiğimiz rızıktan |
|
|
وَيَرْزُقْهُ | ve onu rızıklandırır |
|
|
رِزْقُهُ | rızkı |
|
|
رِزْقًا | rızık olarak |
|
|
رِزْقِهِ | O’nun rızkı- |
|
|
رِزْقَهُ | O rızkını |
|
|
يَرْزُقُكُمْ | size rızık verecek |
|
|
رِزْقَهُ | rızkını |