ب ش ر
Kur'an'da geçiş sayısı: 123

Türkçe türevleri: Beşer, beşerî, beşeriyet, tebşîr, mübâşir, Büşra

Kur'an'daki anlamları: Müjdelemek, müjde, müjdeci, beşer, insan, insanlar.

Köke ait bilgiler:

İnsan anlamına gelen بَشَرٌ kelimesi, bir kişi için de çokluk için de kullanılır. Yüce Allah’ın: 

اَنُؤْمِنُ لِبَشَرَيْنِ

 İki beşere mi inanacağız, (23/Mü’minûn 47) sözünde ikili olarak kullanılmıştır. Kur’ân’da insanın bedeni, dış görünüşü kast edildiği her yerde, insan yerine beşer kelimesi kullanılmıştır. Aynı şekilde, insanlar derken peygamberlerden yüz çeviren اَلْكُفَّار kâfirler kast edildiğinde onlar için de بَشَر beşer kelimesi kullanılmıştır. İnsana بَشَرٌ  denmesinin nedeni, derisinin tüysüz olması ve bakıldığında direk derisinin gözükmesidir. Çünkü, diğer hayvanların derileri ya  yün ya kıl ya da tüylerle örtülüdür. اِسْتَبْشَرَ kişiyi sevindirecek bir şeyi bulmaktır. بَشِير müjde getirendir. Bu manada Yüce Allah buyurmuştur: 

فَلَمَّٓا اَنْ جَٓاءَ الْبَش۪يرُ اَلْقٰيهُ عَلٰى وَجْهِه۪ فَارْتَدَّ بَص۪يراًۚ

Müjdeci gelip de gömleği babasının yüzüne sürünce, gözleri açılıverdi (12/Yûsuf 96). أَبْشَرَ deyimi, bir müjde bulmak anlamına gelir. أَبْشَرْتُ اْلأَرْضَ deyimi, yerin bitkisinin güzel yeşerdiğini anlatır. İbn Mesud’un (r.a.) şu sözü de bu anlamdadır: مَنْ أَحَبَّ اْلقُرْآنَ فَلْيُبَشِّرْ Kim Kur’ân’ı seviyorsa, kendini kutlasın. Yani: Buna sevinsin. el-Ferra şöyle der: Bu fiil, şeddeli kullanıldığında müjdeyi, şeddesiz kullanıldığında ise, sevinci ifâde eder. تَباَشِيرُ النَّخِيلِ mevsiminde ilk ortaya çıkan yaş hurmadır. Müjde verene verilen hediyeye البُشْرَى ve بُشَارَة ya da بِشَارَة adı verilmektedir. (Rağıp El-İsfahani, Müfredat, Kur’ân Kavramları Sözlüğü ) 

 

‘Beşir’, ‘beşr’ kökünden türemiş bir sıfattır. Müjdeleyen, muştu veren, güler yüzlü, sevecen demektir. Aynı kökten gelen ‘beşer’, insan âdemoğlu demektir. Bunun anlamı da bir şeyin güzelliği ile ortaya çıkması, görünmesi demektir.

 Insana ‘beşer’ denilir. Çünkü onu diğer canlılardan ayıran bir takım özellikleri vardır. Beşer ismi insan için övücü bir sıfattır. Bu sıfatın tekili, çoğulu, erili ve dişili (müzekker ve müennesliği) hep aynıdır.

İnsana, kadın olsun erkek olsun, bir kişi olsun - çok kişi olsun ‘beşer’ denilir. (Hüseyin K. Ece, İslam’ın Temel Kavramları, s. 84.)

 

Kur'an, Allah (cc)’ın bir beşer yaratma iradesini anlatmaktadır. (15/Hicr, 28-29) Kur'an, sık sık insanın bir beşer olduğunu, hatta peygamberlerin de bir melek değil bir beşer olduklarını vurguluyor:

“De ki: Şüphesiz ben, ancak sizin gibi bir beşerim, yalnızca bana sizin ilâhınızın bir ilâh olduğu vahyediliyor…” (Kehf, 110)

‘Beşr’ kökünden gelen ‘beşere’; üst deri, derinin üst tabakası, ‘beşâret’; güzellik, müjde, ‘tebşir’; müjdelemek, ‘büşra’; müjde, muştu, ‘mübaşeret’; kadın erkek ilişkisi, ‘mübeşşir’; (Türkçede mübâşir) ise, müjde veren anlamlarına gelirler.

Beşir, Kur'an'da ‘nezir’ kelimesiyle birlikte peygamberlerin bir sıfatı olarak geçmektedir. Peygamberler ve Peygamberimiz (as) hem nezir’dir, hem beşir’dirler. Onlar görevleri gereği inkârcı ve isyancı insanlara Allah'ın azabını haber vermek vererek onları uyarırlar, iman ve itaat eden insanlara da Allah'ın rahmetini ve vereceği ödülleri müjdelerler. 

Allah (cc) Hz. Muhammed'e (sav) şöyle diyor:


“Biz seni ancak bütün insanlara bir beşir (muştulayan) ve nezir (uyarıp - korkutan) olarak gönderdik. Ancak insanların çoğu bilmiyorlar.” (Sebe, 28) (Hüseyin K. Ece, İslam’ın Temel Kavramları, s. 84/85.)

Beşr veya tebşîr “müjdelemek yani iyi bir haber vermek, sevindirici bir sonucu bildirmek” mânasına gelmekle birlikte Kur’ân-ı Kerîm’de kinaye ve istihza yoluyla “üzücü bir haberi ve elem verici bir sonucu” bildirmek anlamında da kullanılmıştır. Beşîr’in naslarda daima nezîr ile birlikte yer alması, birincinin iyi habere, ikincinin ise kötü habere tahsisini ifade eder. Buna göre beşîr, “müminlere (veya itaatkâr müminlere) özellikle âhiret mutluluğunu ve cenneti müjdeleyen” mânasına gelir. “Tebşir” sözlükte “müjdelemek; güler yüzlü olmak, güler yüzle karşılamak” anlamlarına gelen beşr kökünden türetilmiş bir sıfat olup “müjdeleyen, güler yüzlü ve sevecen olan” demektir. Bu kelime Kur’ân-ı Kerîm’de yedi defa nezîr ile birlikte Hz. Peygamber’e ve aynı mahiyette bir defa da Kur’an’a (Fussilet 41/4) nisbet edilmiştir. Bizzat Hz. Peygamber’in de beşîr sıfatını kendisine nisbet ettiği sabittir (Nesâî, “Îmân”, 6). Kur’an’da tebşîr (müjdelemek) fiili Allah, Hz. Peygamber ve Kur’ân-ı Kerîm için kullanıldığı gibi bunun ism-i fâili olan mübeşşir de hem geçmiş peygamberler hem de Hz. Muhammed için kullanılmıştır. Bu istimal tarzı hadislerde de mevcuttur. (Ahmet Önkal, “Beşir”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, s. 5 : 554/555.)                                            

“Beşâret” birisine deride etkisi görülecek kadar sevindirici bir haber ulaştırmak ve müjde vermek demektir. Bakara Süresi 25. Ayette ; “Ey Muhammed! Kur’an’ın Allah katından geldiğini haber vermekle müminlerin gönüllerini ferahlandır” derken burada  ki “müjdele” emri Hz. Peygamber’e dir. Ama bu emrin, tebliğ görevini üstlenen herkesi muhatap aldığı da söylenmektedir. Nitekim Resulullah (s.a): Gece karanlığında mescidlere gidenleri kıyamet günü tam bir nûrla müjdele!” (Ebû Dâvud, Salât, 49,50 ; Tirmizî, Salât, 51, 165; İbn Mâce, Mesâcid,14) Buyurmuş fakat bununla belli bir şahsı değil, bu işi yapabilecek herkesi kasdetmiştir. (İsmail Hakkı Bursevi, Rûhu’l Beyan Kur’an Meali ve Tefsiri, s. 263.)



 
Ayet Kelime Anlamı
Bakara 25 وَبَشِّرِ ve müjdele
Bakara 97 وَبُشْرَىٰ ve müjdeci
Bakara 119 بَشِيرًا müjdeleyici
Bakara 155 وَبَشِّرِ ve müjdele
Bakara 187 بَاشِرُوهُنَّ onlara yaklaşın
Bakara 187 تُبَاشِرُوهُنَّ (kadınlara) yaklaşmayın
Bakara 213 مُبَشِّرِينَ müjdeciler
Bakara 223 وَبَشِّرِ ve müjdele
Âl-i İmrân 21 فَبَشِّرْهُمْ onlara müjdele
Âl-i İmrân 39 يُبَشِّرُكَ sana müjdeler
Âl-i İmrân 45 يُبَشِّرُكِ seni müjdeliyor
Âl-i İmrân 47 بَشَرٌ bir beşer
Âl-i İmrân 79 لِبَشَرٍ hiçbir insanın
Âl-i İmrân 126 بُشْرَىٰ müjde olsun diye
Âl-i İmrân 170 وَيَسْتَبْشِرُونَ ve müjdelemek isterler
Âl-i İmrân 171 يَسْتَبْشِرُونَ müjdelerler (sevinirler)
Nisâ 138 بَشِّرِ müjdele
Nisâ 165 مُبَشِّرِينَ müjdeleyici
Mâide 18 بَشَرٌ birer insansınız
Mâide 19 بَشِيرٍ bir müjdeleyici
Mâide 19 بَشِيرٌ müjdeleyici
En'âm 48 مُبَشِّرِينَ müjdeciler olmak
En'âm 91 بَشَرٍ insan
A'râf 57 بُشْرًا müjdeci
A'râf 188 وَبَشِيرٌ ve müjdeleyiciyim
Enfâl 10 بُشْرَىٰ müjde olsun diye
Tevbe 3 وَبَشِّرِ ve müjdele
Tevbe 21 يُبَشِّرُهُمْ onları müjdeler
Tevbe 34 فَبَشِّرْهُمْ işte onlara müjdele
Tevbe 111 فَاسْتَبْشِرُوا o halde sevinin
Tevbe 112 وَبَشِّرِ ve müjdele
Tevbe 124 يَسْتَبْشِرُونَ sevinirler
Yunus 2 وَبَشِّرِ ve müjdelesin
Yunus 64 الْبُشْرَىٰ müjdeler
Yunus 87 وَبَشِّرِ ve müjdele
Hûd 2 وَبَشِيرٌ ve müjdeleyiciyim
Hûd 27 بَشَرًا bir insandan
Hûd 69 بِالْبُشْرَىٰ müjdeyle
Hûd 71 فَبَشَّرْنَاهَا biz de ona müjdeledik
Hûd 74 الْبُشْرَىٰ müjde
Yusuf 19 يَا بُشْرَىٰ müjde!
Yusuf 31 بَشَرًا insan
Yusuf 96 الْبَشِيرُ müjdeci
İbrahim 10 بَشَرٌ bir insandan
İbrahim 11 بَشَرٌ insandan
Hicr 28 بَشَرًا bir insan
Hicr 33 لِبَشَرٍ insana
Hicr 53 نُبَشِّرُكَ sana müjdeleriz
Hicr 54 أَبَشَّرْتُمُونِي beni mi müjdelediniz?
Hicr 54 تُبَشِّرُونَ müjdeliyorsunuz
Hicr 55 بَشَّرْنَاكَ sana müjdeledik
Hicr 67 يَسْتَبْشِرُونَ sevinerek
Nahl 58 بُشِّرَ müjdelendiği
Nahl 59 بُشِّرَ verilen müjdenin
Nahl 89 وَبُشْرَىٰ ve müjde olarak
Nahl 102 وَبُشْرَىٰ ve müjde olarak
Nahl 103 بَشَرٌ bir insan
İsrâ 9 وَيُبَشِّرُ ve müjdeler
İsrâ 93 بَشَرًا bir insan(dan)
İsrâ 94 بَشَرًا bir insanı
İsrâ 105 مُبَشِّرًا müjdeleyici olmak
Kehf 2 وَيُبَشِّرَ ve müjdelemesi için
Kehf 56 مُبَشِّرِينَ müjdeleyiciler
Kehf 110 بَشَرٌ bir insanım
Meryem 7 نُبَشِّرُكَ sana müjdeleriz
Meryem 17 بَشَرًا bir insan şeklinde
Meryem 20 بَشَرٌ bir insan
Meryem 26 الْبَشَرِ insanlar-
Meryem 97 لِتُبَشِّرَ müjdelemen için
Enbiyâ 3 بَشَرٌ bir insandır
Enbiyâ 34 لِبَشَرٍ hiçbir insana
Hac 34 وَبَشِّرِ ve müjdele
Hac 37 وَبَشِّرِ ve müjdele
Mü'minûn 24 بَشَرٌ bir insandan
Mü'minûn 33 بَشَرٌ bir insandan
Mü'minûn 34 بَشَرًا bir insana
Mü'minûn 47 لِبَشَرَيْنِ şu iki insana
Furkan 22 بُشْرَىٰ müjde
Furkan 48 بُشْرًا müjdeci
Furkan 54 بَشَرًا bir insan
Furkan 56 مُبَشِّرًا müjdeleyici olmak
Şuarâ 154 بَشَرٌ bir insandan
Şuarâ 186 بَشَرٌ bir insandan
Neml 2 وَبُشْرَىٰ ve müjdedir
Neml 63 بُشْرًا müjdeci
Ankebût 31 بِالْبُشْرَىٰ bir müjde ile
Rûm 20 بَشَرٌ insan(lar)
Rûm 46 مُبَشِّرَاتٍ müjdeler olarak
Rûm 48 يَسْتَبْشِرُونَ sevinirler
Lokman 7 فَبَشِّرْهُ ona müjdele
Ahzâb 45 وَمُبَشِّرًا ve müjdeci
Ahzâb 47 وَبَشِّرِ ve müjdele
Sebe' 28 بَشِيرًا müjdeleyici olman
Fâtır 24 بَشِيرًا müjdeleyici
Yâsin 11 فَبَشِّرْهُ işte öylesini müjdele
Yâsin 15 بَشَرٌ insandan
Sâffât 101 فَبَشَّرْنَاهُ ona müjdeledik
Sâffât 112 وَبَشَّرْنَاهُ ve ona müjdeledik
Sâd 71 بَشَرًا bir insan
Zümer 17 الْبُشْرَىٰ müjde
Zümer 17 فَبَشِّرْ müjdele
Zümer 45 يَسْتَبْشِرُونَ sevinirler
Fussilet 4 بَشِيرًا müjdeleyici olarak
Fussilet 6 بَشَرٌ bir insanım
Fussilet 30 وَأَبْشِرُوا fakat sevinin
Şûrâ 23 يُبَشِّرُ müjdelediğidir
Şûrâ 51 لِبَشَرٍ bir insanla
Zuhruf 17 بُشِّرَ müjdelense
Câsiye 8 فَبَشِّرْهُ onu müjdele
Ahkaf 12 وَبُشْرَىٰ ve müjde (olan)
Fetih 8 وَمُبَشِّرًا ve müjdeleyici
Zâriyât 28 وَبَشَّرُوهُ ve ona müjdelediler
Kamer 24 أَبَشَرًا insana mı?
Hadid 12 بُشْرَاكُمُ müjdeniz
Saf 6 وَمُبَشِّرًا ve müjdeleyiciyim
Saf 13 وَبَشِّرِ ve müjdele
Teğabün 6 أَبَشَرٌ bir insan mı?
Müddessir 25 الْبَشَرِ bir insan
Müddessir 29 لِلْبَشَرِ insanı
Müddessir 31 لِلْبَشَرِ insanlara
Müddessir 36 لِلْبَشَرِ insanlar için
Abese 39 مُسْتَبْشِرَةٌ sevinçlidir
İnşikak 24 فَبَشِّرْهُمْ onlara müjdele