س م ع
Kur'an'da geçiş sayısı: 185

Türkçe türevleri: Semâ (töreni)

Kur'an'daki anlamları: İşitmek, duymak, işitme, işitme duyusu(kulak), işitici, iyi işiten, işittirmek, duyurmak, kulak vermek, dinlemek

Köke ait bilgiler:

سَمْع: Kulağın, kendisiyle sesleri işittiği yetidir. Kulağın işlevine de سَمْع denir. Bu kökten سَمِعَ سَمْعًا /işitti, formu gelir. Bu kelime bazen kulak anlamında kullanılır:

 خَتَمَ اللّهُ عَلَى قُلُوبِهمْ وَعَلَى سَمْعِهِمْ 

 Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir (2/Bakara 7).

Bazen de سَمَاع gibi kulağın işlevi anlamında kullanılır:

 إِنَّهُمْ عَنِ السَّمْعِ لَمَعْزُولُونَ 

Onlar, gerçekten işitmekten uzak tutulmuşlardır (26/Şu’arâ 212);

 أَوْ أَلْقَى السَّمْعَ وَهُوَ شَهِيدٌ 

 Veya hazır bulunup kulak veren kimseler için bir öğüt vardır (50/Kaf 37).

Kimi zaman algılama, kimi zaman da boyun eğme anlamlarında kullanılır. (Rağıb El-İsfahani, Müfredat Kur’an Kavramları Sözlüğü)

Sözlükte “işitmek, duymak, bir dileği kabul etmek, anlamak, duyurmak” mânalarındaki sem kökünden türeyen semi “işiten” demektir. “Sem” kavramı sekiz ayette zat-ı ilahiyyeye nisbet edilmiş olup bunların ikisinde “işittirmek, duyurmak” anlamında if’al kalıbı, bir ayette, “O’nun işitmesi şâyân-ı hayrettir (Keyf 18/26) anlamıyla taaccüb fiil kullanılmıştır. Beş ayette “ca ı” (yaratmak, yapmak) yardımcı fiiliyle insanlara işitme duyusu organı lütfettiği, beş yerde de kişilerin işitme yeteneklerine O’nun hakim olduğu, dilediğinde bu yetenekleri iptal edeceği belirtilmiştir. Sem kavramı çeşitli hadislerde Allah’a nisbet edilmiştir. Namazda “ Semi Allahü li men hamiden ( Allah kendisine övgü ve senâda bulunan kimsenin bu ibadetini kabul eder) cümlesi Kütüb-i Sitte’de yer almaktadır. Hz. Peygamber’in şu duasında sem kavramı “kabul etmek” mânasında Allah’a nisbet edilmiştir: “Allah’ım , ürpermeyen kalpten, kabul olunmayan duadan, doymayan nefisten ve fayda sağlamayan bilgiden özellikle bu dört şeyden sana sığınırım”. (Bekir Topaloğlu, “Semi”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, s. 36 :492.)

    

    Her Şeyi İşiten ve Görene Yakarış; Sen kendini “Semiud-dua” olarak nitelediği ( Al-i İmran 3/38), sana yaptığımız her yakarışı işittiğini bildirdin ( Bakara 2/186), sen söz konusu olunca işitmek bütün sıradanlığından sıyrılır. Sen işittiğini dinlersin, anlarsın ve karşılıksız bırakmazsın. Çünkü sen bize eksik bir kul olmamıza rağmen kulağımıza gelen bir yakarışa ilgisiz kalmamayı emrettin (Duha 93/10). O zaman göklerin ve yerin anahtarlarını elinde tutan senin (Şura 42/12) bize dualarımızı işittiğini bildirmen duamızın kabulüne işaret değilmidir?( Mücadele58/1).  Böyle olduğundandır ki biz Peygamberimizden her duamızı bu cümleyle bitirmeyi öğrendik: “ Allah’ım sen her duayı işitirsin!” (Fatma Bayram, En güzel isimler 99 Esma Sonsuz Mana,  s. 111.)



 
Ayet Kelime Anlamı
Bakara 7 سَمْعِهِمْ kulaklarının
Bakara 20 بِسَمْعِهِمْ işitmelerini
Bakara 75 يَسْمَعُونَ işitirlerdi de
Bakara 93 وَاسْمَعُوا dinleyin (demiştik)
Bakara 93 سَمِعْنَا dinledik
Bakara 104 وَاسْمَعُوا ve dinleyin
Bakara 127 السَّمِيعُ işitensin
Bakara 137 السَّمِيعُ işitendir
Bakara 171 يَسْمَعُ bir şey işitmeyen
Bakara 181 سَمِعَهُ işittikten
Bakara 181 سَمِيعٌ işitendir
Bakara 224 سَمِيعٌ işitendir
Bakara 227 سَمِيعٌ işitendir
Bakara 244 سَمِيعٌ işitendir
Bakara 256 سَمِيعٌ işitendir
Bakara 285 سَمِعْنَا İşittik
Âl-i İmrân 34 سَمِيعٌ işitendir
Âl-i İmrân 35 السَّمِيعُ işitensin
Âl-i İmrân 38 سَمِيعُ işitensin
Âl-i İmrân 121 سَمِيعٌ işitendi
Âl-i İmrân 181 سَمِعَ işitti
Âl-i İmrân 186 وَلَتَسْمَعُنَّ ve (sözler) duyacaksınız
Âl-i İmrân 193 سَمِعْنَا işittik
Nisâ 46 سَمِعْنَا işittik
Nisâ 46 وَاسْمَعْ ve dinle
Nisâ 46 مُسْمَعٍ dinlemez olası
Nisâ 46 سَمِعْنَا işittik
Nisâ 46 وَاسْمَعْ ve dinle
Nisâ 58 سَمِيعًا işitendir
Nisâ 134 سَمِيعًا işitendir
Nisâ 140 سَمِعْتُمْ işittiğiniz
Nisâ 148 سَمِيعًا işitendir
Mâide 7 سَمِعْنَا işittik
Mâide 41 سَمَّاعُونَ kulak verirler
Mâide 41 سَمَّاعُونَ kulak verirler
Mâide 42 سَمَّاعُونَ kulak verirler
Mâide 76 السَّمِيعُ işitendir
Mâide 83 سَمِعُوا dinledikleri
Mâide 108 وَاسْمَعُوا ve iyi dinleyin
En'âm 13 السَّمِيعُ işitendir
En'âm 25 يَسْتَمِعُ dinleyen
En'âm 36 يَسْمَعُونَ işiten(ler)
En'âm 46 سَمْعَكُمْ işitme(duyu)nuzu
En'âm 115 السَّمِيعُ işitendir
A'râf 100 يَسْمَعُونَ hiç işitmezler
A'râf 179 يَسْمَعُونَ fakat işitmezler
A'râf 195 يَسْمَعُونَ işitecekleri
A'râf 198 يَسْمَعُوا işitmezler
A'râf 200 سَمِيعٌ işitendir
A'râf 204 فَاسْتَمِعُوا dinleyin
Enfâl 17 سَمِيعٌ işitendir
Enfâl 20 تَسْمَعُونَ işittiğiniz halde
Enfâl 21 سَمِعْنَا işittik
Enfâl 21 يَسْمَعُونَ işitmedikleri halde
Enfâl 23 لَأَسْمَعَهُمْ elbette onlara işittirirdi
Enfâl 23 أَسْمَعَهُمْ onlara işittirseydi de
Enfâl 31 سَمِعْنَا İşittik
Enfâl 42 لَسَمِيعٌ işitendir
Enfâl 53 سَمِيعٌ işitendir
Enfâl 61 السَّمِيعُ işitendir
Tevbe 6 يَسْمَعَ işitsin
Tevbe 47 سَمَّاعُونَ kulak verenler
Tevbe 98 سَمِيعٌ işitendir
Tevbe 103 سَمِيعٌ işitendir
Yunus 31 السَّمْعَ kulaklara
Yunus 42 يَسْتَمِعُونَ dinleyenler
Yunus 42 تُسْمِعُ duyurabilecek misin?
Yunus 65 السَّمِيعُ duyandır
Yunus 67 يَسْمَعُونَ duyan
Hûd 20 السَّمْعَ işitmeye
Hûd 24 وَالسَّمِيعِ ve işitenin
Yusuf 31 سَمِعَتْ (kadın) işitti
Yusuf 34 السَّمِيعُ işitendir
İbrahim 39 لَسَمِيعُ işitendir
Hicr 18 السَّمْعَ kulak
Nahl 65 يَسْمَعُونَ işiten
Nahl 78 السَّمْعَ işitme
Nahl 108 وَسَمْعِهِمْ ve kulaklarını
İsrâ 1 السَّمِيعُ işitendir
İsrâ 36 السَّمْعَ kulak
İsrâ 47 يَسْتَمِعُونَ dinlediklerini
İsrâ 47 يَسْتَمِعُونَ dinlerken
Kehf 26 وَأَسْمِعْ ne güzel işitendir
Kehf 101 سَمْعًا (Kur’an’ı) dinlemeğe
Meryem 38 أَسْمِعْ ne güzel işitirler
Meryem 42 يَسْمَعُ işitmeyen
Meryem 62 يَسْمَعُونَ işitmezler
Meryem 98 تَسْمَعُ işitiyor (musun?)
Tâ-Hâ 13 فَاسْتَمِعْ şimdi dinle
Tâ-Hâ 46 أَسْمَعُ işitir
Tâ-Hâ 108 تَسْمَعُ işitemezsin
Enbiyâ 2 اسْتَمَعُوهُ dinlerler
Enbiyâ 4 السَّمِيعُ işitendir
Enbiyâ 45 يَسْمَعُ işitmez(ler)
Enbiyâ 60 سَمِعْنَا işittik
Enbiyâ 100 يَسْمَعُونَ işitmezler
Enbiyâ 102 يَسْمَعُونَ duymazlar
Hac 46 يَسْمَعُونَ işitecekleri
Hac 61 سَمِيعٌ işitendir
Hac 73 فَاسْتَمِعُوا dinleyin
Hac 75 سَمِيعٌ işitendir
Mü'minûn 24 سَمِعْنَا işitiğimiz
Mü'minûn 78 السَّمْعَ kulağı
Nûr 12 سَمِعْتُمُوهُ onu işittiğiniz
Nûr 16 سَمِعْتُمُوهُ onu işittiğiniz
Nûr 21 سَمِيعٌ işitendir
Nûr 51 سَمِعْنَا işittik
Nûr 60 سَمِيعٌ işitendir
Furkan 12 سَمِعُوا onlar işitirler
Furkan 44 يَسْمَعُونَ işitiyorlar
Şuarâ 15 مُسْتَمِعُونَ dinliyoruz
Şuarâ 25 تَسْتَمِعُونَ işitiyor musunuz?
Şuarâ 72 يَسْمَعُونَكُمْ onlar sizi işitiyorlar-
Şuarâ 212 السَّمْعِ işitmekten
Şuarâ 220 السَّمِيعُ işitendir
Şuarâ 223 السَّمْعَ işitilene
Neml 80 تُسْمِعُ duyuramazsın
Neml 80 تُسْمِعُ işittiremezsin
Neml 81 تُسْمِعُ sen duyuramazsın
Kasas 36 سَمِعْنَا işitmedik
Kasas 55 سَمِعُوا işittikleri
Kasas 71 تَسْمَعُونَ işitmiyor musunuz?
Ankebût 5 السَّمِيعُ işitendir
Ankebût 60 السَّمِيعُ işitendir
Rûm 23 يَسْمَعُونَ işiten
Rûm 52 تُسْمِعُ söz dinletemezsin
Rûm 52 تُسْمِعُ işittiremezsin
Rûm 53 تُسْمِعُ sen işittiremezsin
Lokman 7 يَسْمَعْهَا onları hiç işitmemiş
Lokman 28 سَمِيعٌ işitendir
Secde 9 السَّمْعَ kulak(lar)
Secde 12 وَسَمِعْنَا ve işittik
Secde 26 يَسْمَعُونَ işitmiyorlar mı?
Sebe' 50 سَمِيعٌ işitendir
Fâtır 14 يَسْمَعُوا işitmezler
Fâtır 14 سَمِعُوا işitseler bile
Fâtır 22 يُسْمِعُ işittirir
Fâtır 22 بِمُسْمِعٍ işittirecek
Yâsin 25 فَاسْمَعُونِ beni dinleyin
Sâffât 8 يَسَّمَّعُونَ dinleyemezler
Sâd 7 سَمِعْنَا biz işitmedik
Zümer 18 يَسْتَمِعُونَ dinlerler
Mü'min 20 السَّمِيعُ işitendir
Mü'min 56 السَّمِيعُ işiten
Fussilet 4 يَسْمَعُونَ işitmezler
Fussilet 20 سَمْعُهُمْ kulakları
Fussilet 22 سَمْعُكُمْ kulaklarınızın
Fussilet 26 تَسْمَعُوا dinlemeyin
Fussilet 36 السَّمِيعُ işitendir
Şûrâ 11 السَّمِيعُ işitendir
Zuhruf 40 تُسْمِعُ işittireceksin
Zuhruf 80 نَسْمَعُ işitmiyoruz
Duhân 6 السَّمِيعُ işitendir
Câsiye 8 يَسْمَعُ o işitir
Câsiye 8 يَسْمَعْهَا hiç onları işitmemiş
Câsiye 23 سَمْعِهِ kulağının
Ahkaf 26 سَمْعًا kulaklar
Ahkaf 26 سَمْعُهُمْ kulakları
Ahkaf 29 يَسْتَمِعُونَ dinlemek üzere
Ahkaf 30 سَمِعْنَا dinledik
Muhammed 16 يَسْتَمِعُ seni dinler
Hucurât 1 سَمِيعٌ işitendir
Kaf 37 السَّمْعَ kulak
Kaf 41 وَاسْتَمِعْ ve dinle
Kaf 42 يَسْمَعُونَ duyarlar
Tûr 38 يَسْتَمِعُونَ dinleyecekleri
Tûr 38 مُسْتَمِعُهُمْ dinleyenleri
Vâkıa 25 يَسْمَعُونَ işitmezler
Mücâdele 1 سَمِعَ işitti
Mücâdele 1 يَسْمَعُ işitir
Mücâdele 1 سَمِيعٌ işitendir
Münâfikûn 4 تَسْمَعْ dinlersin
Teğabün 16 وَاسْمَعُوا ve dinleyin
Mülk 7 سَمِعُوا işitirler
Mülk 10 نَسْمَعُ söz dinleseydik
Mülk 23 السَّمْعَ işitme (duyusu)
Kalem 51 سَمِعُوا işittikleri
Cin 1 اسْتَمَعَ (Kur’an) dinledikleri
Cin 1 سَمِعْنَا dinledik
Cin 9 لِلسَّمْعِ dinlemeğe mahsus
Cin 9 يَسْتَمِعِ dinlemek istese
Cin 13 سَمِعْنَا işitince
İnsan 2 سَمِيعًا işitici
Nebe' 35 يَسْمَعُونَ işitmezler
Gâşiye 11 تَسْمَعُ işitmezler