ن و ر
Kur'an'da geçiş sayısı: 194

Türkçe türevleri: Nur, nâr, Münir, Münevver, minare, tenvir, tenevvür, nevir

Kur'an'daki anlamları:

Ateş, dünya ateşi, nur, ışık, parlaklık, iman, hidayet, hakkı yakinen bilme, marifetler, hakikatlar, Semavi kitap, peygamber, peygamber müessesesi ve din, aydınlatan, ışık veren, aydınlatıcı, açıklığa kavuşturan, apaçık, nurlu, celi, parlak, ışıklandıran, aydınlatan. 



Köke ait bilgiler:

نَار  duyularla algılanan alevdir. Yüce Allah buyuruyor ki:

اَفَرَاَيْتُمُ النَّارَ الَّت۪ي تُورُونَۜ 

Söyleyin şimdi bana tutuşturmakta olduğunuz ateşi, (Vakı’a 71);

Yalnız sıcaklığa da, şu âyette geçen cehennem ateşine de نَار  denmektedir.

 وَعَدَهَا اللّٰهُ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ۟  

Şimdi size ondan daha kötü olanını haber vereyim mi? O, ateştir. Allah bunu kâfir olanlara vaad buyurdu. O ne kötü bir dönüş yeridir (22/Hac 72);

Ayrıca savaş ateşine de bu isim verilmektedir:

كُلَّمَٓا اَوْقَدُوا نَاراً لِلْحَرْبِ اَطْفَاَهَا اللّٰهُۙ

 

 Ne zaman savaş için bir ateş yakmışlarsa, Allah onu söndürmüştür.  (5/Mâide 64).

Bazıları ise, نَار ve نُورِ sözcüklerinin aynı asıldan geldiğini belirtirler. Aslında bunlar çoğunlukla, beraber bulunan iki şeydir. Şu kadar var ki, نَار dünyada güçlü insanların faydalandığı bir şeydir. نُور ise, onların âhirette faydalanacakları bir şeydir. Onun için نُور ile ilgili olarak iktibas türevleri kullanılmıştır. Allah buyurur ki:

 مِنْ نُورِكُمْ ق۪يلَ ارْجِعُوا وَرَٓاءَكُمْ فَالْتَمِسُوا نُوراًۜ 

Bize bakın da sizin nurunuzdan alalım? Onlara: Arkanıza dönün de nur arayın!, denilir. (57/Hadîd 13). (Rağıb El-İsfahani, Müfredat Kur’an Kavramları Sözlüğü)

Nâr, yani ateşe gelince, bu latîf, aydınlatıcı, sıcak ve yakıcı bir cevherdir. Bunun iştikâkı ise, bir şey uzaklaşıp kaçtığı zaman söylenen نَارَ - يَنُورُ fiilindendir. Çünkü ateşte, bir hareket ve bir kaynaşma vardır, “Nûr” (ışık) da bu kökten neşet etmiştir. Ki, bu ateşin ışığı, onun ziyâsı demektir. Alâmet anlamına gelen “menâr” üzerinde ezan okunan şeye ad olarak verilen “menare” kelimeleri de aynı köktendir. Üzerine kandil konulan şeye de “menâre” denilir. (Fahruddin Er-Râzi, Tefsir-i Kebir - Mefâtihu’l Gayb)

Râgıb el-İsfahânî nârın gözle görülen alev, mutlak mânada ısı, cehennem ateşi ve savaş ateşi gibi kısımlara ayrıldığını belirtir ve bunlar için Kur’an’dan örnekler verir. Ayrıca nâr ile nûrun aynı kökten geldiğini ve birbirinin yerine kullanılabildiğini söyler. Nâr insanların dünya hayatı, nûr ise âhiret hayatı için faydalıdır. Nârın mecazi olarak “akıl, re’y ve görüş” anlamına geldiği de ifade edilmiş ve bunun için Hz. Peygamber’den rivayet edilen, “Müşrikin re’y ve görüşüne başvurmayın” meâlindeki hadiste (Müsned, III, 99; a.e. [Arnaût], XIX, 18-19; Nesâî, “Zînet”, 51) yer alan nâr kelimesi örnek gösterilmiştir. Nâr kelimesi Kur’ân-ı Kerîm’de 145 yerde geçmekte olup 118 yerde cehennemdeki ateşi ifade etmektedir. Bunlardan on iki âyette nâr izâfet terkibi (azâbü’n-nâr) veya başka şekillerde azap kelimesiyle ilişki içindedir, dokuz âyette de “nâr-ı cehennem” terkibi yer almıştır. Kur’an’da dünyevî ateş mânasında yirmi yedi yerde geçen nârın kullanılışları içinde kurbanı yakıp yok edecek ateş (Âl-i İmrân 3/183), savaş çıkarmak amacıyla tutuşturulan ateş veya fitne (el-Mâide 5/64), ilâhî kudretin tecellisi olarak yukarıdan gönderilen alev (er-Rahmân 55/35), Hz. İbrâhim’i yakmayan ateş (el-Enbiyâ 21/69; el-Ankebût 29/24) ve Hz. Mûsâ’nın Sînâ’da gördüğü ateş (Tâhâ 20/10; en-Neml 27/7-8; el-Kasas 28/29) zikredilir. Hadis kaynaklarında nâr Kur’an’daki anlamına paralel biçimde birçok yerde tekrarlanmaktadır. (Bekir Topaloğlu, “Nar”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, s. 32 :385.)

Bir şey parlamak, aydın olmak bir şeyden kaçmak anlamındaki “n-v-r” kökünden türeyen nûr, aydınlık, ışık, ziya demektir. Zulmetin zıddıdır. Çoğulu envârdır. Alev, ateş, görüş, alâmet ve cehennem anlamına gelen “nâr” da aynı kökten gelir. (İsmail Karagöz, Fikret Karaman, Dinî Kavramlar Sözlüğü, s. 530.)

‘Nur’ yalnızca ışık demek değildir. Işık kelimesinden daha geniş bir anlamı vardır. ‘Nur’, aklî, zihnî, maddî ve manevî  karanlığın, olumsuzluğun karşıtıdır.

Nur kelimesini dünyaya ve Ahirete ilişkin olmak üzere iki yönü vardır. Dünyaya ait yönü de ikiye ayrılabilir:

Birincisi; kişinin basireti ile (derin bir bakışla) anladığı, akl ettiği şeylerin kaynağı ki, bu ilahî bir temele dayanır. Örneğin, akıl nuru ve Kur'an nuru gibi.

İkincisi; gözün farketmesini, tanımasını sağlayan ve hissedilen kaynak ki bu da lamba, yıldız ve diğer ışık kaynaklarının  parlamasıyla  meydana gelir.

Nur aynı zamanda bilgidir. Cehalet ise kapkaranlık olan şeydir. Mutlak bilginin kaynağı ise şüphesiz Allah'tır. İnsan O’nun var ettiği ve bildirdiği bilgi  ile, ‘nur’ ile bir şeyler bilmektedir.

Nitekim Allah'tan gelen vahye de ‘nur’  denilmektedir.

“Onlar ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Kâfirler istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır.” (Tevbe, 32.  Saff, 8)

Kur'an, Tevhid dinini sembolleştirmek için ’nur’ kelimesini sürekli tekil olarak kullanırken, karanlık (zulm) kelimesini ‘zulumât-karanlıklar’ şeklinde çoğul olarak kullanmaktadır. Çünkü Tevhid dini bir tanedir, batıl dinler ise karanlıklar gibi çoktur. (Hüseyin K. Ece, İslam’ın Temel Kavramları, s. 556 - 558.)



 
Ayet Kelime Anlamı
Bakara 17 نَارًا ateş
Bakara 17 بِنُورِهِمْ onların nurunu
Bakara 24 النَّارَ ateşten
Bakara 39 النَّارِ ateş
Bakara 80 النَّارُ ateş
Bakara 81 النَّارِ ateş
Bakara 126 النَّارِ cehennem
Bakara 167 النَّارِ ateş-
Bakara 174 النَّارَ ateşten
Bakara 175 النَّارِ ateşe
Bakara 201 النَّارِ ateş
Bakara 217 النَّارِ ateş
Bakara 221 النَّارِ ateşe
Bakara 257 النُّورِ aydınlığa
Bakara 257 النُّورِ aydınlık-
Bakara 257 النَّارِ ateş
Bakara 266 نَارٌ ateşli
Bakara 275 النَّارِ ateş
Âl-i İmrân 10 النَّارِ ateşin
Âl-i İmrân 16 النَّارِ ateş
Âl-i İmrân 24 النَّارُ ateş
Âl-i İmrân 103 النَّارِ ateş-
Âl-i İmrân 116 النَّارِ ateş
Âl-i İmrân 131 النَّارَ ateşten
Âl-i İmrân 151 النَّارُ cehennemdir
Âl-i İmrân 183 النَّارُ ateşin
Âl-i İmrân 184 الْمُنِيرِ aydınlatıcı
Âl-i İmrân 185 النَّارِ ateş(in elin)den
Âl-i İmrân 191 النَّارِ ateş
Âl-i İmrân 192 النَّارَ ateşe
Nisâ 10 نَارًا ateş
Nisâ 14 نَارًا ateşe
Nisâ 30 نَارًا cehenneme
Nisâ 56 نَارًا bir ateşe
Nisâ 145 النَّارِ ateşin
Nisâ 174 نُورًا bir nur
Mâide 15 نُورٌ bir nur
Mâide 16 النُّورِ aydınlığa
Mâide 29 النَّارِ ateş
Mâide 37 النَّارِ ateş-
Mâide 44 وَنُورٌ ve nur
Mâide 46 وَنُورٌ ve nur
Mâide 64 نَارًا bir ateş
Mâide 72 النَّارُ ateştir
En'âm 1 وَالنُّورَ ve aydınlığı
En'âm 27 النَّارِ ateşin
En'âm 91 نُورًا nur olarak
En'âm 122 نُورًا bir ışık
En'âm 128 النَّارُ ateştir
A'râf 12 نَارٍ ateşten
A'râf 36 النَّارِ ateş
A'râf 38 النَّارِ ateşin
A'râf 38 النَّارِ ateş-
A'râf 44 النَّارِ ateş
A'râf 47 النَّارِ ateş
A'râf 50 النَّارِ ateş
A'râf 157 النُّورَ nura
Enfâl 14 النَّارِ ateş
Tevbe 17 النَّارِ ateşte
Tevbe 32 نُورَ nurunu
Tevbe 32 نُورَهُ nurunu
Tevbe 35 نَارِ ateşi
Tevbe 63 نَارَ ateşi
Tevbe 68 نَارَ ateşini
Tevbe 81 نَارُ ateşi
Tevbe 109 نَارِ ateşine
Yunus 5 نُورًا bir nur
Yunus 8 النَّارُ cehennemdir
Yunus 27 النَّارِ cehennem
Hûd 16 النَّارُ ateşten
Hûd 17 فَالنَّارُ ateştir
Hûd 98 النَّارَ ateşe
Hûd 106 النَّارِ ateş
Hûd 113 النَّارُ ateş
Ra'd 5 النَّارِ ateş
Ra'd 16 وَالنُّورُ ve aydınlık
Ra'd 17 النَّارِ ateşte
Ra'd 35 النَّارُ ateştir
İbrahim 1 النُّورِ aydınlığa
İbrahim 5 النُّورِ aydınlığa
İbrahim 30 النَّارِ ateştir
İbrahim 50 النَّارُ ateş
Hicr 27 نَارِ ateş-
Nahl 62 النَّارَ ateş
Kehf 29 نَارًا bir ateş
Kehf 53 النَّارَ ateşi
Kehf 96 نَارًا bir ateş haline
Tâ-Hâ 10 نَارًا bir ateş
Tâ-Hâ 10 نَارًا bir ateş
Tâ-Hâ 10 النَّارِ ateşin
Enbiyâ 39 النَّارَ ateşi
Enbiyâ 69 يَا نَارُ ateş
Hac 8 مُنِيرٍ aydınlatıcı
Hac 19 نَارٍ ateş-
Hac 72 النَّارُ ateş!
Mü'minûn 104 النَّارُ ateş
Nûr 35 نَارٌ ateş
Nûr 35 نُورٌ nur
Nûr 35 نُورٍ nur
Nûr 35 لِنُورِهِ nuruna
Nûr 35 نُورُ nurudur
Nûr 35 نُورِهِ O’nun nuru
Nûr 40 نُورًا bir nur
Nûr 40 نُورٍ nuru
Nûr 57 النَّارُ ateştir
Furkan 61 مُنِيرًا aydınlatıcı
Neml 7 نَارًا bir ateş
Neml 8 النَّارِ ateşin
Neml 90 النَّارِ cehenneme
Kasas 29 نَارًا bir ateş
Kasas 29 نَارًا bir ateş
Kasas 29 النَّارِ ateş-
Kasas 41 النَّارِ ateşe
Ankebût 24 النَّارِ ateş-
Ankebût 25 النَّارُ ateştir
Lokman 20 مُنِيرٍ aydınlatıcı
Secde 20 النَّارُ ateştir
Secde 20 النَّارِ ateş
Ahzâb 43 النُّورِ aydınlığa
Ahzâb 46 مُنِيرًا aydınlatıcı
Ahzâb 66 النَّارِ ateşin
Sebe' 42 النَّارِ ateş
Fâtır 20 النُّورُ aydınlık
Fâtır 25 الْمُنِيرِ aydınlatıcı
Fâtır 36 نَارُ ateşi
Yâsin 80 نَارًا ateş
Sâd 27 النَّارِ ateş-
Sâd 59 النَّارِ ateşe
Sâd 61 النَّارِ ateşteki
Sâd 64 النَّارِ ateş
Sâd 76 نَارٍ ateş-
Zümer 8 النَّارِ ateş
Zümer 16 النَّارِ ateş-
Zümer 19 النَّارِ ateşte
Zümer 22 نُورٍ bir nur
Zümer 69 بِنُورِ nuru ile
Mü'min 6 النَّارِ ateş
Mü'min 41 النَّارِ ateşe
Mü'min 43 النَّارِ ateş
Mü'min 46 النَّارُ ateş
Mü'min 47 النَّارِ ateşin
Mü'min 47 النَّارِ ateşin
Mü'min 49 النَّارِ ateş
Mü'min 72 النَّارِ ateşte
Fussilet 19 النَّارِ ateşe
Fussilet 24 فَالنَّارُ ateştir
Fussilet 28 النَّارُ ateştir
Fussilet 40 النَّارِ ateşin
Şûrâ 52 نُورًا bir nur
Câsiye 34 النَّارُ ateştir
Ahkaf 20 النَّارِ ateşe
Ahkaf 34 النَّارِ ateşe
Muhammed 12 وَالنَّارُ ve ateştir
Muhammed 15 النَّارِ ateşte
Zâriyât 13 النَّارِ ateş
Tûr 13 نَارِ ateşine
Tûr 14 النَّارُ ateş
Kamer 48 النَّارِ ateş
Rahmân 15 نَارٍ ateş-
Rahmân 35 نَارٍ ateş-
Vâkıa 71 النَّارَ ateşi
Hadid 9 النُّورِ aydınlığa
Hadid 12 نُورُهُمْ ışıkları
Hadid 13 نُورِكُمْ sizin nurunuz-
Hadid 13 نُورًا nur
Hadid 15 النَّارُ ateştir
Hadid 19 وَنُورُهُمْ ve nurları
Hadid 28 نُورًا bir nur
Mücâdele 17 النَّارِ ateş
Haşr 3 النَّارِ ateş
Haşr 17 النَّارِ ateşte kalmaları
Haşr 20 النَّارِ ateş
Saf 8 نُورَ nurunu
Saf 8 نُورِهِ nurunu
Teğabün 8 وَالنُّورِ ve nura
Teğabün 10 النَّارِ ateş
Talâk 11 النُّورِ aydınlığa
Tahrim 6 نَارًا bir ateşten
Tahrim 8 نُورُهُمْ onların nuru
Tahrim 8 نُورَنَا nurumuzu
Tahrim 10 النَّارَ ateşe
Nuh 16 نُورًا nur
Nuh 25 نَارًا ateşe
Cin 23 نَارَ ateşi
Müddessir 31 النَّارِ cehennemin
Bürûc 5 النَّارِ ateş
A'lâ 12 النَّارَ ateşe
Gâşiye 4 نَارًا ateşe
Beled 20 نَارٌ bir ateş
Leyl 14 نَارًا bir ateşe karşı
Beyyine 6 نَارِ ateşi
Kâria 11 نَارٌ bir ateştir
Hümeze 6 نَارُ ateşidir
Tebbet 3 نَارًا bir ateşe