ح ق ق
Kur'an'da geçiş sayısı: 287

Türkçe türevleri: Hak, müstehak, muhakkak, hakiki, hakikat, hakkaniyet, haklamak, hukuk, tahkik, tahakkuk, hokka, elhak (doğrusu, açıkçası), istihkak, ihkak, nâhak

Kur'an'daki anlamları: Sabit ve vacip olmak, gerçekleşmek, ispat etmek, gerçekleştirmek, sabitleştirmek, hak kazanmak, layık olmak, gerektirmek, hak, gerçek, gerekli, vacip, hakikat, doğru hakkıyle, gereğince, hak sahipleri, hırslı, düşkün, gerçekleşen (kıyamet).

Köke ait bilgiler:

َﺣﻖ kelimesinin aslı, uygunluk ve uyumluluktur. Kapıyı tutan ayağının kendisi için hazırlanmış sabit yere uygun gelmesi ve düzgün bir şekilde orada dönebilmesi gibi. Hak kelimesi değişik anlamlarda kullanılır. 

Birincisi: Bir şeyi hikmetin gereği olarak yaradana  hak adı verilir. Bunun için Yüce Allah için: O, haktır denir. 

İkincisi: Hikmetin gereği olarak yaratılan şeye de hak adı verilir. Bu açıdan: Yüce Allah’ın her fiili haktır, denir. Ölüm haktır, diriliş haktır denmesi gibi. 

Üçüncüsü: Bir şeye, gerçekte olduğu şeklindeki  uygun biçimde inanmaktır.   

             Dördüncüsü: Gerektiği yerde, gerektiği kadar, gerektiği zaman ortaya konan fiil/hareket ve söze de hak adı verilir. (Rağıb El-İsfahani, Müfredat Kur’an Kavramları Sözlüğü)

Sözlükte “gerçek, sabit ve doğru olmak, gerekmek; bir şeyi gerçekleştirmek; bir şeye yakînen muttali olmak” anlamlarında masdar ve “gerçek, sabit, doğru, varlığı kesin olan şey” anlamlarında isim olan hak kelimesi (çoğulu hukūk) genellikle bâtılın zıddı olarak gösterilir İbrânîce’de benzer bir kökün “ağaç, taş veya metalin içini oymak; yazmak, kaydetmek, tasvir etmek; buyurmak, bir kanunla sabit hale getirmek; Tanrı veya insanlara karşı ödev, hukuk, imtiyaz manalarına geldiğini iddia eden Râgıb el-İsfahânî, hakkın asıl mânasının “mutabakat ve muvafakat” olduğunu belirtir. Hak kelimesi “varlığı kesin olan, mutlak gerçek, hikmete uygun olarak icat eden” anlamlarından dolayı Allah’ın bir ismi veya sıfatı olarak da geçmektedir (el-En‘âm 6/62; Yûnus 10/30, 32; el-Hac 22/62). Ebü’l-Ferec İbnü’l-Cevzî, Kur’an’da hak kelimesinin müfessirlere göre başlıca on sekiz anlamda kullanıldığını belirtir ve âyetlerden örnek vererek bu anlamları şöyle sıralar: Allah, Kur’an, İslâm, adalet, tevhid, sıdk, mal, vücûb, ihtiyaç, pay, beyan, Kâbe’nin durumu, haram ve helâli açıklama, kelime-i tevhid, ölüm, kesinlik, cürüm, bâtılın zıddı (Nüzhetü’l-aʿyün, s. 266-269).Kur’ân-ı Kerîm’de 247 yerde geçen hak kelimesi âyetlerin çoğunda bâtılın zıddı olarak kullanılmıştır (meselâ bk. el-Bakara 2/42; en-Nisâ 4/105; el-Mâide 5/77). Öteki anlamları arasında “vâkıaya, gerçeğe uygun söz” (el-A‘râf 7/169; Sâd 38/84); “doğru haber” (el-Mü’minûn 23/62); “doğru yol” (Yûnus 10/35); “aslına uygun bilgi, inanç, yakīn” (Yûnus 10/36; en-Necm 53/28; el-Vâkıa 56/95; krş. Taberî, XV, 89); “delil” (Yûnus 10/76, 77; krş. Taberî, XV, 102, 105); “bir olayın iç yüzü” (Yûsuf 12/51); “adalet” (el-A‘râf 7/89; el-Enbiyâ 21/112; Sâd 38/22, 26; ez-Zümer 39/69, 75); “görev, ödev, hüküm” (el-Bakara 2/180, 236, 241; er-Rûm 30/47) en çok dikkati çekenleridir. Bazı âyet ve hadislerde Allah’ın insanlar üzerindeki hakları yanında O’nun inananları koruma, azaptan esirgeme, onlara yardım etme gibi lutuflarının da Allah üzerine birer hak olduğu ifade edilir (meselâ bk. Yûnus 10/103; er-Rûm 30/47; Buhârî, “Libâs”, 101; Müslim, “Îmân”, 48-51; İbn Mâce, “Zühd”, 35; Tirmizî, “Îmân”, 18). (Mustafa Çağırıcı, “Hak”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, s.  15 : 137/139.)

Rabbimizin mastar olan diğer isimlerinde olduğu gibi o mastarın ifade edebileceği bütün anlamları kendinde toplar, yani hakkın bizzat kendisi olduğunu gösterir (Lokman 31/10). Kur’an- Kerim’de hak kelimesi çeşitli formlarda kullanılır. Bu zengin kullanım içinde pek çok yerde Allah’a nisbet edilmekte olup bunların bazısında doğrudan zat-ı ilahiyyeye izafe edilir (Keyf 18/44, Hac 22/6, 62, Nur,24/25). Kur’an-ı Kerim’de “Hakk” kavramının neredeyse bütün boyutlarıyla ve kuvvetle vurgulandığı yer Yunus Suresi’dir. (Fatma Bayram, En Güzel İsimler 99 Esma Sonsuz Mana, s. 204) 

‘Hakk’ aslında sabit ve aklı inkar edemeyeceği derecede gerçek olan şey demektir. O aynı zamanda doğrudur, isabetlidir, maksada uygundur, arzu edilene denk düşen şeydir. Bu bakımdan her an ve her yerde sabit olan (mevcut olan) Allah (cc) gerçek Haktır. O yarattıklarını hakk üzere yarattığı için, onlar da Allah'a göre hakk’tırlar.  Haktan gelen, O’ndan kaynaklanan her şey de tıpkı O’nun zatı gibi hakk’tır. O’ndan gelen vahiy de haktır. O’nun gönderdiği din de hakk’tır.



 
Ayet Kelime Anlamı
Bakara 26 الْحَقُّ haktır (gerçektir)
Bakara 42 الْحَقَّ gerçeği
Bakara 42 الْحَقَّ hakkı
Bakara 61 الْحَقِّ hak
Bakara 71 بِالْحَقِّ doğruyu
Bakara 91 الْحَقُّ haktır
Bakara 109 الْحَقُّ gerçek
Bakara 119 بِالْحَقِّ gerçekle
Bakara 121 حَقَّ doğru bir
Bakara 144 الْحَقُّ bir gerçek olduğunu
Bakara 146 الْحَقَّ gerçeği
Bakara 147 الْحَقُّ Gerçek
Bakara 149 لَلْحَقُّ bir gerçektir
Bakara 176 بِالْحَقِّ hak olarak
Bakara 180 حَقًّا bir haktır (borçtur)
Bakara 213 بِالْحَقِّ hak olarak
Bakara 213 الْحَقِّ gerçeğe
Bakara 228 أَحَقُّ hak sahibidirler
Bakara 236 حَقًّا bu bir borçtur
Bakara 241 حَقًّا bir haktır (borçtur)
Bakara 247 أَحَقُّ daha layıkız
Bakara 252 بِالْحَقِّ hak olarak
Bakara 282 الْحَقُّ hak olan (borçlu)
Bakara 282 الْحَقُّ borçlu olan
Âl-i İmrân 3 بِالْحَقِّ hak ile
Âl-i İmrân 21 حَقٍّ hak
Âl-i İmrân 60 الْحَقُّ (Bu,) gerçektir
Âl-i İmrân 62 الْحَقُّ gerçek
Âl-i İmrân 71 الْحَقَّ hakkı
Âl-i İmrân 71 الْحَقَّ gerçeği
Âl-i İmrân 86 حَقٌّ hak olduğunu
Âl-i İmrân 102 حَقَّ hakkıyla
Âl-i İmrân 108 بِالْحَقِّ gerçek ile
Âl-i İmrân 112 حَقٍّ hak-
Âl-i İmrân 154 الْحَقِّ hak-
Âl-i İmrân 181 حَقٍّ haksız yere
Nisâ 105 بِالْحَقِّ gerçek ile
Nisâ 122 حَقًّا gerçek
Nisâ 151 حَقًّا gerçek
Nisâ 155 حَقٍّ haksız
Nisâ 170 بِالْحَقِّ gerçeği
Nisâ 171 الْحَقَّ gerçek
Mâide 27 بِالْحَقِّ gerçek olarak
Mâide 48 بِالْحَقِّ gerçekle
Mâide 48 الْحَقِّ gerçek(ten ayrılıp)
Mâide 77 الْحَقِّ haksız yere
Mâide 83 الْحَقِّ gerçekleri
Mâide 84 الْحَقِّ gerçeğe
Mâide 107 اسْتَحَقَّا işledikleri
Mâide 107 اسْتَحَقَّ haksızlık edilenlerden
Mâide 107 أَحَقُّ daha doğrudur
Mâide 116 بِحَقٍّ gerçek
En'âm 5 بِالْحَقِّ hakkı
En'âm 30 بِالْحَقِّ gerçek
En'âm 57 الْحَقَّ gerçeği
En'âm 62 الْحَقِّ gerçek olan
En'âm 66 الْحَقُّ gerçek iken
En'âm 73 بِالْحَقِّ hak (ve hikmet) ile
En'âm 73 الْحَقُّ haktır
En'âm 81 أَحَقُّ daha layıktır
En'âm 91 حَقَّ hakkıyla
En'âm 93 الْحَقِّ gerçek
En'âm 114 بِالْحَقِّ hak olarak
En'âm 141 حَقَّهُ hakkını (sadakasını)
En'âm 151 بِالْحَقِّ hak ile
A'râf 8 الْحَقُّ tam doğrudur
A'râf 30 حَقَّ hak oldu
A'râf 33 الْحَقِّ haksız
A'râf 43 بِالْحَقِّ gerçeği
A'râf 44 حَقًّا gerçek
A'râf 44 حَقًّا gerçek
A'râf 53 بِالْحَقِّ gerçeği
A'râf 89 بِالْحَقِّ gerçekle
A'râf 105 حَقِيقٌ borçtur
A'râf 105 الْحَقَّ gerçekten
A'râf 118 الْحَقُّ gerçek
A'râf 146 الْحَقِّ hak
A'râf 159 بِالْحَقِّ doğrulukla
A'râf 169 الْحَقَّ gerçekten
A'râf 181 بِالْحَقِّ hak ile
Enfâl 4 حَقًّا gerçek
Enfâl 5 بِالْحَقِّ hak uğruna
Enfâl 6 الْحَقِّ hakka
Enfâl 7 يُحِقَّ gerçekleştirmek
Enfâl 7 الْحَقَّ hakkı
Enfâl 8 لِيُحِقَّ ta ki gerçekleştirsin
Enfâl 8 الْحَقَّ hakkı
Enfâl 32 الْحَقَّ bir gerçek
Enfâl 74 حَقًّا gerçek
Tevbe 13 أَحَقُّ en layık olan
Tevbe 29 الْحَقِّ gerçek
Tevbe 33 الْحَقِّ hak
Tevbe 48 الْحَقُّ hak
Tevbe 62 أَحَقُّ daha uygundu
Tevbe 108 أَحَقُّ elbette daha uygundur
Tevbe 111 حَقًّا gerçek
Yunus 4 حَقًّا gerçektir
Yunus 5 بِالْحَقِّ hak olmak
Yunus 23 الْحَقِّ haksız yere
Yunus 30 الْحَقِّ gerçek
Yunus 32 الْحَقُّ gerçek
Yunus 32 الْحَقِّ gerçeğin
Yunus 33 حَقَّتْ gerçekleşmiş oldu
Yunus 35 الْحَقِّ hakka
Yunus 35 لِلْحَقِّ hakka
Yunus 35 الْحَقِّ hakka
Yunus 35 أَحَقُّ daha lâyıktır
Yunus 36 الْحَقِّ gerçek açısından
Yunus 53 أَحَقٌّ gerçek mi?
Yunus 53 لَحَقٌّ gerçektir
Yunus 55 حَقٌّ gerçektir
Yunus 76 الْحَقُّ gerçek
Yunus 77 لِلْحَقِّ gerçek
Yunus 82 وَيُحِقُّ ortaya çıkarır
Yunus 82 الْحَقَّ hakkı
Yunus 94 الْحَقُّ gerçek
Yunus 96 حَقَّتْ kesinleşmiş olan(lar)
Yunus 103 حَقًّا bir haktır
Yunus 108 الْحَقُّ hak
Hûd 17 الْحَقُّ bir gerçektir
Hûd 45 الْحَقُّ haktır
Hûd 79 حَقٍّ hakkımız
Hûd 120 الْحَقُّ bir hak
Yusuf 51 الْحَقُّ hak
Yusuf 100 حَقًّا gerçek
Ra'd 1 الْحَقُّ haktır
Ra'd 14 الْحَقِّ gerçek
Ra'd 17 الْحَقَّ hakkı
Ra'd 19 الْحَقُّ hak olduğunu
İbrahim 19 بِالْحَقِّ hak ile
İbrahim 22 الْحَقِّ gerçek
Hicr 8 بِالْحَقِّ hak ile
Hicr 55 بِالْحَقِّ gerçeği
Hicr 64 بِالْحَقِّ gerçeği
Hicr 85 بِالْحَقِّ hak ile
Nahl 3 بِالْحَقِّ hak ile
Nahl 36 حَقَّتْ hak oldu
Nahl 38 حَقًّا gerçek olarak
Nahl 102 بِالْحَقِّ gerçek olarak
İsrâ 16 فَحَقَّ böylece gerekli olur
İsrâ 26 حَقَّهُ hakkını
İsrâ 33 بِالْحَقِّ haksız yere
İsrâ 81 الْحَقُّ Hak
İsrâ 105 وَبِالْحَقِّ ve hak olarak
İsrâ 105 وَبِالْحَقِّ ve hak ile
Kehf 13 بِالْحَقِّ gerçek olarak
Kehf 21 حَقٌّ gerçek olduğunu
Kehf 29 الْحَقُّ bu gerçek
Kehf 44 الْحَقِّ hak olan
Kehf 56 الْحَقَّ hakkı
Kehf 98 حَقًّا haktır (gerçektir)
Meryem 34 الْحَقِّ gerçek
Tâ-Hâ 114 الْحَقُّ gerçek
Enbiyâ 18 بِالْحَقِّ hakkı
Enbiyâ 24 الْحَقَّ hakkı
Enbiyâ 55 بِالْحَقِّ gerçeği
Enbiyâ 97 الْحَقُّ gerçek
Enbiyâ 112 بِالْحَقِّ hak ile
Hac 6 الْحَقُّ tek gerçektir
Hac 18 حَقَّ hak olmuştur
Hac 40 حَقٍّ hak
Hac 54 الْحَقُّ bir hak (gerçek) olduğunu
Hac 62 الْحَقُّ Hak’tır
Hac 74 حَقَّ hakkıyle
Hac 78 حَقَّ hakkıyla
Mü'minûn 41 بِالْحَقِّ gerçekten
Mü'minûn 62 بِالْحَقِّ gerçeği
Mü'minûn 70 بِالْحَقِّ hakkı
Mü'minûn 70 لِلْحَقِّ haktan
Mü'minûn 71 الْحَقُّ hak
Mü'minûn 90 بِالْحَقِّ hakkı
Mü'minûn 116 الْحَقُّ hak
Nûr 25 الْحَقَّ hak ettikleri
Nûr 25 الْحَقُّ Hak’tır
Nûr 49 الْحَقُّ hüküm
Furkan 26 الْحَقُّ gerçek
Furkan 33 بِالْحَقِّ gerçeği
Furkan 68 بِالْحَقِّ hak(lı sebep)
Neml 79 الْحَقِّ gerçek
Kasas 3 بِالْحَقِّ gerçek olarak
Kasas 13 حَقٌّ haktır
Kasas 39 الْحَقِّ hakkı
Kasas 48 الْحَقُّ hak
Kasas 53 الْحَقُّ bir haktır
Kasas 63 حَقَّ hak
Kasas 75 الْحَقَّ gerçek
Ankebût 44 بِالْحَقِّ hak ile
Ankebût 68 بِالْحَقِّ gerçeği
Rûm 8 بِالْحَقِّ hak olması
Rûm 38 حَقَّهُ hakkını
Rûm 47 حَقًّا borç
Rûm 60 حَقٌّ haktır
Lokman 9 حَقًّا gerçek
Lokman 30 الْحَقُّ haktır
Lokman 33 حَقٌّ gerçektir
Secde 3 الْحَقُّ gerçektir
Secde 13 حَقَّ hak oldu
Ahzâb 4 الْحَقَّ gerçeği
Ahzâb 37 أَحَقُّ layık olan
Ahzâb 53 الْحَقِّ gerçek(i söylemek)-
Sebe' 6 الْحَقَّ gerçek olduğunu
Sebe' 23 الْحَقَّ "hakkı"
Sebe' 26 بِالْحَقِّ hak ile
Sebe' 43 لِلْحَقِّ hakkı
Sebe' 48 بِالْحَقِّ gerçeği
Sebe' 49 الْحَقُّ hak
Fâtır 5 حَقٌّ gerçektir
Fâtır 24 بِالْحَقِّ gerçek ile
Fâtır 31 الْحَقُّ gerçektir
Yâsin 7 حَقَّ hak oldu
Yâsin 70 وَيَحِقَّ ve hak olsun diye
Sâffât 31 فَحَقَّ artık hak oldu
Sâffât 37 بِالْحَقِّ gerçeği
Sâd 14 فَحَقَّ ve hak ettiler
Sâd 22 بِالْحَقِّ hak ile
Sâd 26 بِالْحَقِّ adaletle
Sâd 64 لَحَقٌّ gerçektir
Sâd 84 فَالْحَقُّ gerçektir
Sâd 84 وَالْحَقَّ ve gerçekten
Zümer 2 بِالْحَقِّ hak ile
Zümer 5 بِالْحَقِّ hak ile
Zümer 19 حَقَّ hak olan
Zümer 41 بِالْحَقِّ hak ile
Zümer 67 حَقَّ gereği gibi
Zümer 69 بِالْحَقِّ adaletle
Zümer 71 حَقَّتْ hak olmuştur
Zümer 75 بِالْحَقِّ hak ile
Mü'min 5 الْحَقَّ hakkı
Mü'min 6 حَقَّتْ yerini buldu
Mü'min 20 بِالْحَقِّ hak ile
Mü'min 25 بِالْحَقِّ hakk ile
Mü'min 55 حَقٌّ gerçektir
Mü'min 75 الْحَقِّ hakkı
Mü'min 77 حَقٌّ gerçektir
Mü'min 78 بِالْحَقِّ hak ile
Fussilet 15 الْحَقِّ hakkı
Fussilet 25 وَحَقَّ ve gerekli oldu
Fussilet 53 الْحَقُّ gerçek olduğu
Şûrâ 17 بِالْحَقِّ gerçeği içeren
Şûrâ 18 الْحَقُّ gerçek olduğunu
Şûrâ 24 وَيُحِقُّ ve yerleştirir
Şûrâ 24 الْحَقَّ hakkı
Şûrâ 42 الْحَقِّ haksız yere
Zuhruf 29 الْحَقُّ gerçek söz
Zuhruf 30 الْحَقُّ gerçek
Zuhruf 78 بِالْحَقِّ hakkı
Zuhruf 78 لِلْحَقِّ haktan
Zuhruf 86 بِالْحَقِّ hakka
Duhân 39 بِالْحَقِّ hikmetli bir gaye
Câsiye 6 بِالْحَقِّ gerçek ile
Câsiye 22 بِالْحَقِّ gerçek olarak
Câsiye 29 بِالْحَقِّ gerçeği
Câsiye 32 حَقٌّ gerçektir
Ahkaf 3 بِالْحَقِّ gerçek ile
Ahkaf 7 لِلْحَقِّ hakk için
Ahkaf 17 حَقٌّ gerçektir
Ahkaf 18 حَقَّ hak olan
Ahkaf 20 الْحَقِّ haksız yere
Ahkaf 30 الْحَقِّ gerçeğe
Ahkaf 34 بِالْحَقِّ gerçek
Muhammed 2 الْحَقُّ gerçektir
Muhammed 3 الْحَقَّ hakka
Fetih 26 أَحَقَّ daha layık
Fetih 27 بِالْحَقِّ hak ile
Fetih 28 الْحَقِّ hak
Kaf 5 بِالْحَقِّ hak ile
Kaf 14 فَحَقَّ hak ettiler
Kaf 19 بِالْحَقِّ gerçekten
Kaf 42 بِالْحَقِّ gerçek olarak
Zâriyât 19 حَقٌّ bir hak
Zâriyât 23 لَحَقٌّ gerçektir
Necm 28 الْحَقِّ hak(tan)
Vâkıa 95 حَقُّ gerçek
Hadid 16 الْحَقِّ hak-
Hadid 27 حَقَّ hakkıyla
Mümtehine 1 الْحَقِّ hak-
Saf 9 الْحَقِّ hak
Teğabün 3 بِالْحَقِّ hak (hikmet) ile
Hâkka 1 الْحَاقَّةُ gerçekleşen
Hâkka 2 الْحَاقَّةُ gerçekleşen
Hâkka 3 الْحَاقَّةُ gerçekleşenin
Hâkka 51 لَحَقُّ muhakkak gerçektir
Meâric 24 حَقٌّ bir hak (hisse)
Nebe' 39 الْحَقُّ hak
İnşikak 2 وَحُقَّتْ kendisine yaraştığı üzere
İnşikak 5 وَحُقَّتْ kendisine yaraştığı üzere
Asr 3 بِالْحَقِّ hakkı