Kitap kelimesi sözlükte “yazmak, nikah kıyma, dikmek, bağlamak ve farz kılmak”, ıstılahta ise yazılmış sayfalardan oluşan “eser” demektır. (Fikret Karaman-İsmail Karagöz, Dini Kavramlar Sözlüğü, s. 383.)
Tulum vb şeyleri, iki sırım ile dikmek demek olan كَتْب sözcüğü, dikmek suretiyle bir deriyi, başka bir deriyle birleştirmek demektir. Bu anlamda, كَتَبْتُ السِّقَاءَ kovayı diktim ve كَتَبْتُ الْبَغْلَةَ katırı bağladım denmektedir. Bu, onun, iki dudağını bir halka ile birleştirmek, demektir. كَتْب kökünün bilinen manası ise, harfleri birbirine eklemek suretiyle yazmaktır. Bu kelime bazen, telâffuz yönünden birbirine girmiş şeyler için de kullanılabilmektedir. Buna göre كِتَابَة ‘de asıl olan, yazı ile düzenlemektir. Fakat, bunların her biri istiâre yoluyla diğerinin yerine kullanılabilmektedir. Onun için Allah’ın Kelamı, -yazılmamış olsa dahi- Kitâb adını alabilmektedir. Meselâ: Bu anlamda Yüce Allah:
الم ذٰلِكَ الْكِتَابُ(Elif, Lâm, Mîm)
İşte o Kitap (2/Bakara 1-2).
كِتَاب (kitâb), aslında mastardır. Bunun yanında, kitapta yazılan şeye de كِتَاب adı verilebilmektedir. Aslında, كِتَاب içindeki yazı ile birlikte sayfanın adıdır. Bir şeyi ispat etmek, takdir etmek, zorunlu kılmak, farz yapmak ve azmetmek de كِتَابَة lafzıyla ifâde edilmektedir. Bunun böyle ifâde edilmesinin mantığı şudur: Bir şey önce istenir. Sonra söylenir. Sonra da yazılır. Buna göre, irade başlangıç, كِتَابَة (yazmak) da sondur. Kimi zaman, başlangıç olan istek, pekiştirilmek istendiğinde sonu oluşturan كِتَابَة ile ifâde edilir. İmzalanmış karar ve onun hükmünde olan kararlar da كِتَابَة lafzıyla anlatılır. كِتَاب lafzıyla Allah tarafından ileri sürülen değişmez hüccet de ifâde edilir. Yüce Allah’ın:
وَابْتَغُوا مَا كَتَبَ اللَّهُ لَكُم
ve Allah’ın sizler için yazdığını isteyin (2/Bakara 187).
Bu, evlenmek için çare aramaya işarettir. Buradaki bir inceliğe de dikkat çekmekte yarar vardır: Yüce Allah bize evlilik şehveti vermiştir ki, biz bu sayede neslin devam etmesinin çaresini arayalım ve böylece insanlık türünün bekası en yüksek derecesine ulaşsın. Buna göre, insan, Akıl ve Dindarlığın gereği olarak, evlenmenin çaresini aramalıdır. Kim bu şekilde, nikah ile neslini korumaya çalışır ve nefsini meşru biçimde korumaya çalışırsa, Allah’ın kendisi için yazdığını aramış olur. Âyetin anlamı, Allah’ın sizin için yazdığı çocuğu bu yolla elde ediniz manasını taşır, diyen de buna işaret etmiştir. Yüce Allah her nerede Ehl-i Kitâp’tan söz etmişse, orada bahsettiği كِتَاب Tevrat ve İncil’dir veya onların her ikisidir. (Rağıb El-İsfahani, Müfredat Kur’an Kavramları Sözlüğü)
Allah (cc)’ın peygamberlere vahyettiği şey, yazılı olmasa bile ‘kitap’ adını almaktadır. Bu anlamıyla ‘kitap’, genelde vahy ve vahy yoluyla peygamberlere indirilmiş her şey, özelde de Hz. Peygamber’e indirilmiş son vahy olan Kur’an anlamına gelir.
Kur’an, bazı peygamberlere suhuflar ve büyük mushaflar (kitap) şeklinde ilahî kitaplar göndermiştir. İbrahim ve Musa’ya gönderilen suhuflar (sayfalar) ile büyük kitap halindeki Tevrat, Zebur, İncil ve Kur’an’da ‘kitap’ adıyla anılır.
Kur’an, kitapların sonuncusudur. Allah’tan geldiği gibi durmaktadır. Bozulmamıştır ve insanlar eliyle tahrif edilmemiştir (değiştirilmemiştir). Kur’an, hidayet rehberidir. Onun gösterdiği yol, yaratılışın, var olmanın amacıdır. Ona uyan kurtulur.
Allah(cc) evreni ve içindekileri ‘ol’ emriyle yaratmıştır. Allah’ın yarattığı her varlığa bir ‘kelime’ dersek, evren Allah’ın kelimelerinin toplamı olan bir ‘kitap’tır.
Allah’ın bu evren için tespit ettiği hükümleri, evrenin işleyişine ait kaderi bir ‘Ana Kitap’ta yazılıdır. Her şey o kitapta yazılan hükümler doğrultusunda olmaktadır.(En’am, 38-59. Râd, 39. Zuhruf, 4) Allah’ın katındaki bu kitabın ne olduğunu bilmiyoruz. Buna Levh-i Mahfuz, Mübin Kitap (Apaçık kitap) da denilmektedir.
Kur’an’ın haber verdiğine göre, insanların bütün yaptıkları herkese ait bağımsız bir amel defterine görevli melekler tarafından yazılmaktadır. (İnfitar, 11) Bu amel defterlerine de ‘kitap’ adı verilmektedir. Mahşer günü Allah Teâla herkesin kitabını yani amel defterini eline verecek, kitabını kendisinin okumasını isteyecek. (İsra, 13-14)
Dünyada iken fücûr (günah) işleyenlerin ‘kitab’ı ‘Siccîn’dedir. İyilerin, muttakilerin ‘kitab’ı ise ‘illiyyîn’dedir. (Mutaffifîn, 7-20) Ashabül Yemin’in (sağ ehli-iyiler’in) kitabı sağ taraftan, ashabü’ş şimal’in (sol ehli-günahkârlar’ın) kitabı ise sol taraftan verilecektir. (Vâkıa, 8-10) (Hüseyin K. Ece, İslam’ın Temel Kavramları, s. 389-390.)
Arapça’da kitâb, ketb kökünden türemiş mastar olup, yazılarak bir araya getirilen bilgilerle bunların yazıldığı malzemeyi ifade eder. İslâmî literatürde kitap “Kur’ân-ı Kerîm, vahiy, mektup, belge, iki kapak arasında toplanmış bilgi, bir eserin ana konularından her biri” gibi çeşitli anlamlarda kullanılmıştır. İslâm dünyasında iki kapak arasındaki sayfalardan oluşan ilk kitap, Hz. Ebû Bekir devrinde bir araya getirilen ve Hz. Osman dönemindeki istinsahta esas alınan mushaftır. (Nebî Bozkurt, “Kitap”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, s. 26:120.)
Sözlükte ketb “yazmak” fiilinden türetilmiş başka bir kelime de bir ism-i fâil olan kâtip (kâtib, çoğulu küttâb, ketebe) “yazı işleriyle uğraşan kimse, sekreter, yazıcı; bilgili kişi, noter; muharrir” demektir. Kur’an’da kâtip kelimesi ikisi çoğul olmak üzere altı yerde geçer (el-Bakara 2/282-283; el-Enbiyâ 21/94; el-İnfitâr 82/11). (Mustafa Sabri Küçükaşcı, “Katip”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, s. 25:49.)
“Mektup” kelimesi de “ketb” kökünden türetilmiş olup “yazılan şey” demektir. Çeşitli âyetlere dayanılarak (meselâ bk. el-A’râf 7/62, 68, 93; el-Ahzâb 33/39; el-Cin 72/28; Abese 80/11-16) Kur’ân-ı Kerîm de Allah Teâlâ’nın kullarına gönderdiği emir ve uyarılarını içeren bir mektuplar mecmuası kabul edilebilir. Kur’an’da da Hz. Süleyman’ın yazdığı bir mektuptan (kitâb) bahsedilir. Bu mektup, Sebe melikesine (Belkıs) gönderilen ve onunla kavmini güneşe tapmaktan vazgeçip Allah’a ve Süleyman’a itaate çağıran bir mektuptur. (Nebî Bozkurt, “Mektup”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, s. 29:13.)
| Ayet | Kelime | Anlamı |
|---|---|---|
|
|
الْكِتَابُ | Kitap |
|
|
الْكِتَابَ | Kitabı |
|
|
الْكِتَابَ | Kitap |
|
|
الْكِتَابَ | Kitabı |
|
|
يَكْتُبُونَ | yazıyorlar |
|
|
الْكِتَابَ | Kitabı |
|
|
كَتَبَتْ | yazdığından |
|
|
الْكِتَابِ | Kitabın |
|
|
الْكِتَابَ | Kitabı |
|
|
كِتَابٌ | bir Kitap (Kur’an) |
|
|
الْكِتَابَ | kitap |
|
|
كِتَابَ | kitabı |
|
|
الْكِتَابِ | kitab |
|
|
الْكِتَابِ | kitap |
|
|
الْكِتَابَ | Kitabı |
|
|
الْكِتَابَ | Kitabı |
|
|
الْكِتَابَ | Kitabı |
|
|
الْكِتَابَ | kitap |
|
|
الْكِتَابَ | Kitap |
|
|
الْكِتَابَ | Kitap |
|
|
الْكِتَابَ | Kitabı |
|
|
الْكِتَابِ | Kitapta |
|
|
الْكِتَابِ | Kitap- |
|
|
الْكِتَابَ | Kitabı |
|
|
الْكِتَابِ | Kitap- |
|
|
وَالْكِتَابِ | ve Kitaba |
|
|
كُتِبَ | farz kılındı |
|
|
كُتِبَ | yazıldı (farz kılındı) |
|
|
كُتِبَ | yazıldı |
|
|
كُتِبَ | yazıldığı |
|
|
كَتَبَ | yaz(ıp takdir etmiş ol)duğu |
|
|
الْكِتَابَ | Kitabı |
|
|
كُتِبَ | yazıldı (farz kılındı) |
|
|
الْكِتَابِ | Kitap- |
|
|
الْكِتَابُ | yazılanın (iddetinin) |
|
|
كُتِبَ | yazılınca (farz kılınınca) |
|
|
كُتِبَ | yazılınca |
|
|
فَاكْتُبُوهُ | onu yazın |
|
|
وَلْيَكْتُبْ | ve yazsın |
|
|
كَاتِبٌ | bir yazıcı |
|
|
كَاتِبٌ | yazıcı |
|
|
يَكْتُبَ | yazmaktan |
|
|
فَلْيَكْتُبْ | yazdırsın |
|
|
تَكْتُبُوهَا | onu yazmamanızdan |
|
|
كَاتِبٌ | yazana da |
|
|
تَكْتُبُوهُ | yazmaktan |
|
|
كَاتِبًا | yazacak birini |
|
|
وَكُتُبِهِ | ve Kitaplarına |
|
|
الْكِتَابَ | Kitabı |
|
|
الْكِتَابَ | Kitabı |
|
|
الْكِتَابِ | Kitabın |
|
|
الْكِتَابَ | Kitap |
|
|
الْكِتَابَ | Kitap |
|
|
الْكِتَابِ | Kitap- |
|
|
كِتَابِ | Kitabına |
|
|
الْكِتَابَ | Kitabı |
|
|
فَاكْتُبْنَا | bizi yaz |
|
|
الْكِتَابِ | Kitap |
|
|
الْكِتَابِ | Kitap |
|
|
الْكِتَابِ | Kitap |
|
|
الْكِتَابِ | Kitap |
|
|
الْكِتَابِ | Kitap |
|
|
الْكِتَابِ | Kitap |
|
|
الْكِتَابِ | Kitap |
|
|
بِالْكِتَابِ | Kitapla |
|
|
الْكِتَابِ | Kitap- |
|
|
الْكِتَابِ | Kitapta |
|
|
الْكِتَابَ | Kitap |
|
|
الْكِتَابَ | Kitap |
|
|
كِتَابٍ | Kitap |
|
|
الْكِتَابِ | Kitap |
|
|
الْكِتَابِ | Kitap |
|
|
الْكِتَابَ | Kitap |
|
|
الْكِتَابِ | Kitap |
|
|
الْكِتَابِ | Kitap |
|
|
بِالْكِتَابِ | Kitabın |
|
|
كِتَابًا | yazılmıştır |
|
|
كُتِبَ | yazılmış |
|
|
الْكِتَابَ | Kitap |
|
|
سَنَكْتُبُ | yazacağız |
|
|
وَالْكِتَابِ | ve Kitabı |
|
|
الْكِتَابَ | Kitap |
|
|
الْكِتَابَ | Kitap |
|
|
الْكِتَابِ | Kitap |
|
|
كِتَابَ | yazdığı(yasaklar)dır |
|
|
الْكِتَابِ | Kitap- |
|
|
الْكِتَابَ | Kitap |
|
|
الْكِتَابِ | Kitap- |
|
|
الْكِتَابَ | Kitabı |
|
|
كَتَبْنَا | yazsaydık |
|
|
كُتِبَ | yazılıdığı |
|
|
كَتَبْتَ | yazdın |
|
|
يَكْتُبُ | yazmaktadır |
|
|
كِتَابًا | farz kılınmıştır |
|
|
الْكِتَابَ | Kitabı |
|
|
الْكِتَابَ | Kitabı |
|
|
الْكِتَابِ | Kitap |
|
|
الْكِتَابِ | Kitapta |
|
|
كُتِبَ | yazılmış |
|
|
الْكِتَابَ | Kitap |
|
|
وَالْكِتَابِ | ve Kitaba |
|
|
وَالْكِتَابِ | ve Kitaba (inanın) |
|
|
وَكُتُبِهِ | ve Kitaplarını |
|
|
الْكِتَابِ | Kitapta |
|
|
الْكِتَابِ | Kitap |
|
|
كِتَابًا | bir Kitap |
|
|
الْكِتَابِ | Kitap |
|
|
الْكِتَابِ | Kitap |
|
|
الْكِتَابَ | Kitap |
|
|
الْكِتَابَ | Kitap |
|
|
الْكِتَابِ | Kitap |
|
|
الْكِتَابِ | Kitap- |
|
|
وَكِتَابٌ | ve bir Kitap |
|
|
الْكِتَابِ | Kitap |
|
|
كَتَبَ | yaz(ıp nasibet)diği |
|
|
كَتَبْنَا | yazdık |
|
|
كِتَابِ | Kitabını |
|
|
وَكَتَبْنَا | ve yazdık |
|
|
الْكِتَابَ | Kitabı |
|
|
الْكِتَابِ | Kitabı |
|
|
الْكِتَابَ | Kitap |
|
|
الْكِتَابِ | Kitap |
|
|
الْكِتَابِ | Kitap |
|
|
الْكِتَابِ | Kitap |
|
|
الْكِتَابِ | Kitap |
|
|
فَاكْتُبْنَا | bizi yaz |
|
|
الْكِتَابَ | Kitabı |
|
|
كِتَابًا | bir Kitap |
|
|
كَتَبَ | O yazmıştır |
|
|
الْكِتَابَ | Kitap |
|
|
الْكِتَابِ | Kitapta |
|
|
كَتَبَ | yazmıştır |
|
|
كِتَابٍ | bir Kitapta |
|
|
الْكِتَابَ | Kitap |
|
|
الْكِتَابَ | Kitabı |
|
|
كِتَابٌ | bir Kitaptır |
|
|
الْكِتَابَ | Kitabı |
|
|
الْكِتَابَ | Kitap |
|
|
الْكِتَابَ | Kitabı |
|
|
كِتَابٌ | Kitaptır |
|
|
الْكِتَابُ | Kitap |
|
|
الْكِتَابُ | Kitap |
|
|
كِتَابٌ | bir Kitaptır |
|
|
الْكِتَابِ | Kitap- |
|
|
بِكِتَابٍ | bir Kitap |
|
|
وَكَتَبْنَا | ve yazdık |
|
|
وَاكْتُبْ | ve yaz |
|
|
فَسَأَكْتُبُهَا | onu yazacağım |
|
|
مَكْتُوبًا | yazılı |
|
|
الْكِتَابِ | Kitap’ta |
|
|
الْكِتَابَ | Kitaba |
|
|
بِالْكِتَابِ | Kitaba |
|
|
الْكِتَابَ | Kitabı |
|
|
كِتَابٌ | bir yazı |
|
|
كِتَابِ | Kitabına |
|
|
الْكِتَابَ | Kitap |
|
|
كِتَابِ | kitabında |
|
|
كَتَبَ | yazdığı |
|
|
كُتِبَ | yazıl(masın) |
|
|
كُتِبَ | yazı(lmasın) |
|
|
الْكِتَابِ | Kitab’ın |
|
|
يَكْتُبُونَ | yazmaktadırlar |
|
|
الْكِتَابِ | Kitab’ı |
|
|
كِتَابٍ | kitaptadır |
|
|
الْكِتَابَ | kitap |
|
|
كِتَابٌ | bir Kitap’tır |
|
|
كِتَابٍ | bir Kitap’tadır |
|
|
كِتَابُ | kitabı (elinde bulunan) |
|
|
الْكِتَابَ | Kitab’ı |
|
|
الْكِتَابِ | Kitabın |
|
|
الْكِتَابِ | Kitabın |
|
|
الْكِتَابَ | Kitap |
|
|
كِتَابٌ | bir yazısı (vardır) |
|
|
الْكِتَابِ | Kitap |
|
|
الْكِتَابِ | Kitap |
|
|
كِتَابٌ | (Bu), Kitaptır |
|
|
الْكِتَابِ | Kitabın |
|
|
كِتَابٌ | bir yazısı |
|
|
الْكِتَابَ | Kitabı |
|
|
الْكِتَابَ | bu Kitabı |
|
|
الْكِتَابَ | Kitabı |
|
|
الْكِتَابِ | Kitapta |
|
|
كِتَابًا | bir Kitap |
|
|
كِتَابَكَ | Kitabını |
|
|
الْكِتَابِ | Kitapta |
|
|
كِتَابَهُ | Kitabı |
|
|
كِتَابَهُمْ | Kitaplarını |
|
|
كِتَابًا | bir Kitap |
|
|
الْكِتَابَ | Kitabı |
|
|
كِتَابِ | Kitabı’ndan |
|
|
الْكِتَابُ | Kitap |
|
|
الْكِتَابِ | Kitaba |
|
|
الْكِتَابَ | Kitabı |
|
|
الْكِتَابِ | Kitapta |
|
|
الْكِتَابَ | Kitabı |
|
|
الْكِتَابِ | Kitapta |
|
|
الْكِتَابِ | Kitapta |
|
|
الْكِتَابِ | Kitapta |
|
|
الْكِتَابِ | Kitapta |
|
|
سَنَكْتُبُ | biz yazacağız |
|
|
كِتَابٍ | Kitaptadır |
|
|
كِتَابًا | bir Kitap |
|
|
كَاتِبُونَ | yazmaktayız |
|
|
لِلْكُتُبِ | yazı |
|
|
كَتَبْنَا | yazmıştık |
|
|
كُتِبَ | yazılmıştır |
|
|
كِتَابٍ | bir Kitabı |
|
|
كِتَابٍ | bir Kitaptadır |
|
|
الْكِتَابَ | Kitabı (Tevrat’ı) |
|
|
كِتَابٌ | bir Kitap |
|
|
الْكِتَابَ | mükatebe (sözleşme) yapmak |
|
|
فَكَاتِبُوهُمْ | mükatebe yapın |
|
|
اكْتَتَبَهَا | onları yazmış |
|
|
الْكِتَابَ | Kitabı |
|
|
الْكِتَابِ | Kitabın |
|
|
وَكِتَابٍ | ve bir Kitabın |
|
|
بِكِتَابِي | mektubumu |
|
|
كِتَابٌ | bir mektup |
|
|
الْكِتَابِ | Kitap- |
|
|
كِتَابٍ | Kitapta |
|
|
الْكِتَابِ | Kitabın |
|
|
الْكِتَابَ | Kitabı |
|
|
بِكِتَابٍ | bir Kitap |
|
|
الْكِتَابَ | Kitap |
|
|
الْكِتَابُ | Kitabın |
|
|
وَالْكِتَابَ | ve Kitap |
|
|
الْكِتَابِ | kitap- |
|
|
الْكِتَابِ | kitap |
|
|
الْكِتَابَ | Kitabı |
|
|
الْكِتَابَ | Kitabı |
|
|
كِتَابٍ | Kitap- |
|
|
الْكِتَابَ | Kitabı |
|
|
كِتَابِ | yazgısınca |
|
|
الْكِتَابِ | Kitabın |
|
|
كِتَابٍ | bir Kitabı |
|
|
الْكِتَابِ | Kitabın |
|
|
الْكِتَابَ | Kitabı |
|
|
كِتَابِ | kitabında |
|
|
الْكِتَابِ | Kitapta |
|
|
الْكِتَابِ | Kitap |
|
|
كِتَابٍ | bir Kitapta |
|
|
كُتُبٍ | Kitap |
|
|
كِتَابٍ | Kitapta |
|
|
وَبِالْكِتَابِ | ve Kitap |
|
|
كِتَابَ | Kitabını |
|
|
الْكِتَابِ | Kitap- |
|
|
الْكِتَابَ | Kitabı |
|
|
كِتَابًا | bir Kitap |
|
|
وَنَكْتُبُ | ve yazarız |
|
|
الْكِتَابَ | Kitabı |
|
|
بِكِتَابِكُمْ | Kitabınızı |
|
|
كِتَابٌ | Kitab (ki) |
|
|
الْكِتَابِ | Kitabını |
|
|
الْكِتَابَ | bu Kitabı |
|
|
كِتَابًا | bir Kitap halinde |
|
|
الْكِتَابَ | Kitabı |
|
|
الْكِتَابُ | Kitap |
|
|
الْكِتَابِ | Kitabın |
|
|
الْكِتَابَ | Kitabı |
|
|
بِالْكِتَابِ | Kitabı |
|
|
كِتَابٌ | bir Kitaptır |
|
|
لَكِتَابٌ | bir Kitaptır |
|
|
الْكِتَابَ | Kitabı |
|
|
الْكِتَابَ | Kitaba |
|
|
كِتَابٍ | Kitaba |
|
|
الْكِتَابَ | Kitabı |
|
|
الْكِتَابُ | Kitap |
|
|
وَالْكِتَابِ | Kitaba andolsun ki |
|
|
الْكِتَابِ | Kitap |
|
|
سَتُكْتَبُ | yazılacaktır |
|
|
كِتَابًا | bir Kitap |
|
|
يَكْتُبُونَ | yazarlar |
|
|
وَالْكِتَابِ | Kitaba andolsun ki |
|
|
الْكِتَابِ | Kitabın |
|
|
الْكِتَابَ | Kitap |
|
|
كِتَابِهَا | kendi Kitabına |
|
|
كِتَابُنَا | Kitabımız |
|
|
الْكِتَابِ | Kitabın |
|
|
بِكِتَابٍ | bir Kitap |
|
|
كِتَابُ | Kitabı |
|
|
كِتَابٌ | Kitaptır |
|
|
كِتَابًا | bir Kitap |
|
|
كِتَابٌ | bir Kitap |
|
|
وَكِتَابٍ | ve Kitaba |
|
|
يَكْتُبُونَ | yazıyorlar |
|
|
كِتَابٍ | bir Kitaptadır |
|
|
الْكِتَابَ | Kitap |
|
|
كِتَابٍ | bir Kitapta |
|
|
الْكِتَابَ | Kitabı |
|
|
وَالْكِتَابَ | ve Kitabı |
|
|
كَتَبْنَاهَا | biz yazmamıştık |
|
|
الْكِتَابِ | Kitap |
|
|
كَتَبَ | yazmıştır |
|
|
كَتَبَ | yazmıştır |
|
|
الْكِتَابِ | kitap |
|
|
كَتَبَ | yazmış |
|
|
الْكِتَابِ | kitap |
|
|
الْكِتَابَ | Kitabı |
|
|
وَكُتُبِهِ | ve Kitaplarını |
|
|
كِتَابٌ | bir Kitabınız |
|
|
يَكْتُبُونَ | yazıyorlar |
|
|
كِتَابَهُ | Kitabı |
|
|
كِتَابِيَهْ | Kitabımı |
|
|
كِتَابَهُ | Kitabı |
|
|
كِتَابِيَهْ | Kitabım |
|
|
الْكِتَابَ | Kitap |
|
|
الْكِتَابَ | Kitap |
|
|
كِتَابًا | yazmıştık |
|
|
كَاتِبِينَ | yazıcılar |
|
|
كِتَابَ | yazıcısı |
|
|
كِتَابٌ | bir Kitaptır |
|
|
كِتَابَ | yazısı |
|
|
كِتَابٌ | bir Kitaptır |
|
|
كِتَابَهُ | Kitabı |
|
|
كِتَابَهُ | Kitabı |
|
|
الْكِتَابِ | Kitap |
|
|
كُتُبٌ | Kitaplar |
|
|
الْكِتَابَ | Kitap |
|
|
الْكِتَابِ | Kitap |