َﻋَﻤﻞ: Canlıdan, isteğe bağlı olarak meydana gelen her fiile denir. Bu kavram, ِﻓْﻌﻞ sözcüğünden daha dar kapsamlıdır. Çünkü ِﻓْﻌﻞ kelimesi, kimi zaman, kasıt olmaksızın kendilerinden bir fiil sâdır olan hayvanlara, kimi zaman da cansız varlıklara nispet edilir. Fakat َﻋَﻤﻞ sözcüğünün bunlara nispet edilmesi çok nadirdir. .،َﻋَﻤﻞ hem iyi hem kötü eylemler için kullanılır:
اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتَوُا الزَّكٰوةَ لَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۚ
İman edip salih amel işleyenlerin, namaz kılıp zekât verenlerin Rableri katında mükâfatları vardır (2/Bakara 277). (Rağıb El-İsfahani, Müfredat Kur’an Kavramları Sözlüğü)
“Feale ve Amele” kelimeleri aynı anlamda gibi…”Amele” fiili, bilinçli yapılan işler için kullanılıyor. Kur’an’da sık geçer. Mesela ﻋَﻤِﻠُﻮا اﻟﱠﺼﺎﻟِﺤَﺎتِ var. “Salih ameller” olarak geçer. Salih amel, ancak bilinçli, planlı, programlı, bir şekilde yapılabilir. Onun için, “amele ve feale” ikiside “yaptı” demek olsada; amele, ”bilinçli”, feale “düşünmeden” yapılan manası verir. [Fatma Serap Karamollaoğlu,“Meal Şerhi 3”, You Tube (19 Ekim 2023), 00:23:05 - 00:23:48.]
Amel sözlükte “davranış, hareket, iş, çaba, emek, çalışma ve eylem” anlamlarına gelen “amel; din dilinde, niyet ve iradeye bağlı olarak yapılan dünya ve ahirette ceza veya mükafat konusu olan iş, davranış ve bilinçli yapılan fiille denir. (İsmail Karagöz, Fikret Karaman, Dinî Kavramlar Sözlüğü, s. 24.)
Sözlükte “iş, çaba, fiil, çalışma” gibi mânalara gelen amel , “canlı varlığın gayeli olarak yaptığı iş” diye de tarif edilmiştir. Buna göre amel fiil kelimesinden daha özel bir mâna ifade eder. Çünkü fiil, bilgisiz ve gayesiz olarak yapılan işleri de kapsamaktadır (Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât, “ʿamel”, “fiʿl). Ayrıca dinî literatürde amel kelimesi giderek “emir, tavsiye veya yasaklara konu olan, sonunda ceza veya mükâfat bulunan tutum ve davranış” anlamını kazanmış ve böylece insanın her türlü işleri için kullanılan fiil kelimesine göre daha dar kapsamlı bir terim halini almıştır. Öte yandan amel, aslında söz ve inanmayı da içine alır. Nitekim pek çok âyet ve hadiste amel terimi genellikle sözlü davranışları da kapsayacak şekilde kullanılmıştır. Ayrıca gerek bazı hadislerde , gerekse başta tasavvufî literatür olmak
üzere diğer İslâmî kaynaklarda iman “kalbin ameli” sayılmıştır. Bununla birlikte amel kelimesinin iman ve söz dışında kalan tutum ve davranışlar için kullanımı daha yaygındır. Kur’ân-ı Kerîm’de de bu ayırımın yapıldığı, meselâ bir âyette sözler (el-kelim) ve amelin (Fâtır 35/10), bir âyette söz (el-kavl) ve amelin (Fussilet 41/33), birçok âyette de iman ve amelin yan yana kullanıldığı görülmektedir. Kur’ân-ı Kerîm’e göre Allah yeri ve gökleri, dünya nimetlerini, hayatı ve ölümü, hangilerinin daha güzel amel edecekleri hususunda insanları denemek için yaratmış (Hûd 11/7; el-Kehf 18/7; el-Mülk 67/2), yine aynı maksatla insanları yeryüzünün halifesi kılmıştır (Yûnus 10/14). Allah’ın şahit olmadığı hiçbir amel yoktur (Yûnus 10/61). (Süleyman Uludağ, “Amel” , Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, s. 3 :13/16.)
“İyi işler” diye çevirdiğimiz amel-i salih mümin için dünyada ve ahirette yararlı bütün işleri, tutum ve davranışları kapsayan geniş bir içeriğe sahiptir. Allah’ı tanıyan, bildirdiği kadar bilen kullar, başlıca bir teşvike ihtiyaç kalmaksızın O’na kulluk eder, huzur ve mutluluğu kullukta (ibadet) bulurlar. (Hayreddin Karaman Mustafa Çağırıcı, Türkiye Diyanet Vakfı Kur’an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir , s. 90.)
Müslüman bütün amellerini ‘salih amel’ haline getirebilir. Eğer onun niyeti Allah rızası ise, o yalnızca Allah’ı razı etmek için çaba gösterirse, o işinde yalnızca Allah’ın vereceği karşılığı hesaba katarsa; onun bütün işleri salih amel olabilir. Örneğin, gıda almak beden için bir ihtiyaçtır. bunu normal olarak karşılamak sıradan bir iştir. Ama müslüman yemeği daha güçlü olup daha iyi ibadet etmek amacıyla yerse yemek fiili bile ‘salih amel’ olur. Normal bir uyku ihtiyaçtır, ne sevaptır, ne de günah. Ancak bir mü’min yatağına yatarken dua ile, Rabbini zikr ederek ve nimetlerini şükrederek, yada gece kalkıp teheccüt namazı kılmaya niyet ederek yatarsa bütün uykusu ‘salih amel’ olabilir. (Hüseyin K. Ece, İslam’ın Temel Kavramları, s. 46.)
Bunu tersi de mümkündür. Bir kul kendisine sevap kazandıracak bir ameli, niyetini bozarak günaha çevirebilir. Mesela, namaz İslamda en önemli ve yerine getirilmesi zor bir ibadettir. Sevabı da zorluğuna göre çoktur. Namazı Allah rızası için değil gösteriş (riya) için veya insanlardan bir çıkar elde etmek için kılar gibi görünenler, ‘fasit bir amel’ işlerler, sevap yerine niyetleri iyi olmadığı için günah kazanırlar. (Hüseyin K. Ece, İslam’ın Temel Kavramları, s. 46.)
| Ayet | Kelime | Anlamı |
|---|---|---|
|
|
وَعَمِلُوا | ve işleyen |
|
|
وَعَمِلَ | ve yaparsa |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınız- |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanlar |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınız- |
|
|
يَعْمَلُونَ | yaptıkları |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınız |
|
|
يَعْمَلُونَ | onların yapıyor |
|
|
أَعْمَالُكُمْ | sizin yaptıklarınız |
|
|
أَعْمَالُنَا | bizim yaptıklarımız |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınız- |
|
|
يَعْمَلُونَ | onların yapıyor |
|
|
يَعْمَلُونَ | onların yaptıkları- |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınız- |
|
|
أَعْمَالَهُمْ | bütün fiillerini |
|
|
أَعْمَالُهُمْ | onların bütün yaptıkları |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptığınız |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınız- |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınız |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınız |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınız |
|
|
وَعَمِلُوا | ve işler yapanlar |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınız |
|
|
أَعْمَالُهُمْ | onların yaptıkları |
|
|
عَمِلَتْ | yaptığı |
|
|
عَمِلَتْ | işlediği |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanlara |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptığınız |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınız- |
|
|
يَعْمَلُونَ | onların yaptıkları |
|
|
الْعَامِلِينَ | çalışanların |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınız(dan) |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınız |
|
|
يَعْمَلُونَ | onların yaptıkları |
|
|
تَعْمَلُونَ | yapıyorsunuz |
|
|
عَمَلَ | işini |
|
|
عَامِلٍ | (hiçbir) çalışanın |
|
|
يَعْمَلُونَ | yaparlar |
|
|
يَعْمَلُونَ | yapan(ların) |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanları |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınız |
|
|
يَعْمَلُونَ | onların yaptıkları |
|
|
يَعْمَلْ | yaparsa |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanları |
|
|
يَعْمَلْ | yapan |
|
|
يَعْمَلْ | yaparsa |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınız |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınız- |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanlara |
|
|
عَمَلُهُ | onun ameli |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınız |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanlara |
|
|
أَعْمَالُهُمْ | bütün çabaları |
|
|
يَعْمَلُونَ | yapmakta |
|
|
يَعْمَلُونَ | yapıyorlar |
|
|
وَعَمِلَ | ve yapanlara |
|
|
يَعْمَلُونَ | yapıyorlar |
|
|
عَمَلِ | işi |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanlara |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yaptıkları |
|
|
تَعْمَلُونَ | yapmış |
|
|
يَعْمَلُونَ | yapmış |
|
|
عَمِلَ | yaparsa |
|
|
تَعْمَلُونَ | yapmış |
|
|
يَعْمَلُونَ | yaptıkları |
|
|
عَمَلَهُمْ | yaptıkları işi |
|
|
يَعْمَلُونَ | yapmış |
|
|
يَعْمَلُونَ | yapıyor |
|
|
يَعْمَلُونَ | yapıyor(lar) |
|
|
عَمِلُوا | yaptıkları işler- |
|
|
يَعْمَلُونَ | onların yaptıkları- |
|
|
اعْمَلُوا | yapacağınızı yapın |
|
|
عَامِلٌ | yapıyorum |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanlar |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınıza |
|
|
فَنَعْمَلَ | yapalım |
|
|
نَعْمَلُ | yaptıklarımızdan |
|
|
يَعْمَلُونَ | yapıyor(lar) |
|
|
تَعْمَلُونَ | hareket edeceğinize |
|
|
يَعْمَلُونَ | yapıyor(lar) |
|
|
أَعْمَالُهُمْ | eylemleri |
|
|
يَعْمَلُونَ | yapıyor |
|
|
عَمِلُوا | yaptıktan |
|
|
يَعْمَلُونَ | yapıyor(lar) |
|
|
يَعْمَلُونَ | yaptıklarını |
|
|
يَعْمَلُونَ | onların bütün yaptıklarını |
|
|
أَعْمَالَهُمْ | yaptıkları işi |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınızı |
|
|
يَعْمَلُونَ | yapıyor(lar) |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınızı |
|
|
أَعْمَالُهُمْ | yaptıkları işler |
|
|
أَعْمَالِهِمْ | yaptıkları işin |
|
|
وَالْعَامِلِينَ | ve çalışan memurlara |
|
|
أَعْمَالُهُمْ | yaptıkları |
|
|
عَمَلَكُمْ | yaptığınızı |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınız |
|
|
عَمَلًا | ameli |
|
|
اعْمَلُوا | yapın (yapacağınızı) |
|
|
عَمَلَكُمْ | yaptığınız işleri |
|
|
تَعْمَلُونَ | yapıyor(lar) |
|
|
عَمَلٌ | bir amel |
|
|
يَعْمَلُونَ | yapıyorlar |
|
|
وَعَمِلُوا | ve ameller işleyen(lere) |
|
|
وَعَمِلُوا | ve ameller işleyen(leri) |
|
|
يَعْمَلُونَ | yapıyor(lar) |
|
|
تَعْمَلُونَ | yapacağınızı |
|
|
تَعْمَلُونَ | yapıyor |
|
|
عَمَلِي | benim yaptığım |
|
|
عَمَلُكُمْ | sizin yaptığınız |
|
|
أَعْمَلُ | benim yaptığım- |
|
|
تَعْمَلُونَ | sizin yaptıklarınız- |
|
|
تَعْمَلُونَ | yapsanız |
|
|
عَمَلٍ | yapılacak- |
|
|
عَمَلَ | işlerini |
|
|
عَمَلًا | amelinin |
|
|
وَعَمِلُوا | ve ameller işleyenler |
|
|
أَعْمَالَهُمْ | yaptıklarının |
|
|
يَعْمَلُونَ | yapmakta |
|
|
وَعَمِلُوا | ve işleyenler |
|
|
عَمَلٌ | bir iş yapmıştı |
|
|
يَعْمَلُونَ | işliyorlardı |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınız |
|
|
اعْمَلُوا | yapın |
|
|
عَامِلٌ | yapıyorum |
|
|
أَعْمَالَهُمْ | onların yaptıklarını |
|
|
يَعْمَلُونَ | yaptıkları |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınız |
|
|
اعْمَلُوا | yapın |
|
|
عَامِلُونَ | yapmaktayız |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınız- |
|
|
يَعْمَلُونَ | onların yaptıkları |
|
|
يَعْمَلُونَ | onların yaptıkları |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanlar |
|
|
أَعْمَالُهُمْ | işleri |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanlar |
|
|
يَعْمَلُ | yaptığı |
|
|
يَعْمَلُونَ | yaptıkları |
|
|
نَعْمَلُ | yapmıyorduk |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınız |
|
|
تَعْمَلُونَ | yapıyor(lar) |
|
|
عَمِلُوا | yaptıklarının |
|
|
أَعْمَالَهُمْ | yaptıklarını |
|
|
تَعْمَلُونَ | yapıyor(lar) |
|
|
يَعْمَلُونَ | yapıyor(lar) |
|
|
عَمِلَ | bir iş yaparsa |
|
|
يَعْمَلُونَ | yapıyor(lar) |
|
|
عَمِلَتْ | yaptığının |
|
|
عَمِلُوا | işleyen(ler) |
|
|
يَعْمَلُونَ | yapan |
|
|
يَعْمَلُ | hareket eder |
|
|
يَعْمَلُونَ | yapan |
|
|
عَمَلًا | iş yaptığını |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yaptılar |
|
|
عَمَلًا | işi |
|
|
عَمِلُوا | yaptıkları |
|
|
يَعْمَلُونَ | çalışan |
|
|
وَعَمِلَ | ve yapan |
|
|
أَعْمَالًا | işleri bakımından |
|
|
أَعْمَالُهُمْ | eylemleri |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanlar |
|
|
فَلْيَعْمَلْ | yapsın |
|
|
عَمَلًا | iş(ler) |
|
|
وَعَمِلَ | ve yapanlar |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanlar (için) |
|
|
عَمِلَ | yapmış olarak |
|
|
وَعَمِلَ | ve iş yapan |
|
|
يَعْمَلْ | yaparsa |
|
|
يَعْمَلُونَ | yaparlar |
|
|
تَعْمَلُ | işler yapıyor |
|
|
وَيَعْمَلُونَ | ve yapan |
|
|
عَمَلًا | işler |
|
|
يَعْمَلْ | yaparsa |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanları |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanları |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanlar için |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanlar |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınız |
|
|
وَاعْمَلُوا | ve yapın |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınız |
|
|
أَعْمَالٌ | işleri |
|
|
عَامِلُونَ | çalışırlar |
|
|
أَعْمَلُ | yapayım |
|
|
يَعْمَلُونَ | yapıyor(lar) |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınız |
|
|
عَمِلُوا | yaptıkları |
|
|
أَعْمَالُهُمْ | onların işleri |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınız |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanlara |
|
|
عَمِلُوا | yaptıklarını |
|
|
عَمِلُوا | yaptıkları |
|
|
عَمَلٍ | işin |
|
|
وَعَمِلَ | ve yapanlar |
|
|
عَمَلًا | bir iş |
|
|
وَعَمِلَ | ve yaparsa |
|
|
يَعْمَلُونَ | onların yapıyor |
|
|
لِعَمَلِكُمْ | sizin bu işinize |
|
|
يَعْمَلُونَ | yaptıkları |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptığınız |
|
|
تَعْمَلُونَ | sizin yaptıklarınız |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanlar |
|
|
أَعْمَالَهُمْ | işlerini |
|
|
أَعْمَلَ | yapayım |
|
|
أَعْمَالَهُمْ | işlerini |
|
|
تَعْمَلُونَ | yapıyor(lar) |
|
|
تَعْمَلُونَ | yapıyor(lar) |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınız |
|
|
عَمَلِ | işi- |
|
|
أَعْمَالُنَا | bizim işlerimiz |
|
|
أَعْمَالُكُمْ | sizin işleriniz |
|
|
وَعَمِلَ | ve yaparsa |
|
|
وَعَمِلَ | ve yapan |
|
|
عَمِلُوا | yapan(lar) |
|
|
يَعْمَلُونَ | yapıyor(lar) |
|
|
يَعْمَلُونَ | yapan(lar) |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanlar |
|
|
يَعْمَلُونَ | yapmış |
|
|
تَعْمَلُونَ | yapmış |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanları |
|
|
أَعْمَالَهُمْ | yaptıkları işlerini |
|
|
تَعْمَلُونَ | yapıyor |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanları |
|
|
الْعَامِلِينَ | çalışanların |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanlar |
|
|
عَمِلُوا | yaptıklarının |
|
|
عَمِلَ | yapasa |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanları |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanlara |
|
|
تَعْمَلُونَ | yapıyor(lar) |
|
|
عَمِلُوا | yaptıkları |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınızı |
|
|
نَعْمَلْ | yapalım |
|
|
تَعْمَلُونَ | yapıyor(lar) |
|
|
يَعْمَلُونَ | yapıyor(lar) |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanlar |
|
|
يَعْمَلُونَ | yapıyor(lar) |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınız |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınız |
|
|
أَعْمَالَهُمْ | onların işlerini |
|
|
وَتَعْمَلْ | ve yaparsa |
|
|
أَعْمَالَكُمْ | işlerinizi |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanları |
|
|
اعْمَلْ | yap |
|
|
وَاعْمَلُوا | ve (hepiniz) yapın |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınızı |
|
|
يَعْمَلُ | çalışırdı |
|
|
يَعْمَلُونَ | yaparlardı |
|
|
اعْمَلُوا | yapın |
|
|
تَعْمَلُونَ | sizin işlediğiniz- |
|
|
يَعْمَلُونَ | yapıyor(lar) |
|
|
وَعَمِلَ | ve yapanlar |
|
|
عَمِلُوا | yaptıklarının |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanlar |
|
|
عَمَلِهِ | işi |
|
|
وَالْعَمَلُ | ve amel |
|
|
نَعْمَلْ | yapalım |
|
|
نَعْمَلُ | yapmış |
|
|
عَمِلَتْهُ | emeğinden |
|
|
تَعْمَلُونَ | yapmış |
|
|
عَمِلَتْ | yaptıkları |
|
|
تَعْمَلُونَ | yapmış |
|
|
فَلْيَعْمَلِ | çalışsınlar |
|
|
الْعَامِلُونَ | çalışanlar |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptığınız |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanlar |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanları |
|
|
تَعْمَلُونَ | yapıyorlar |
|
|
عَمِلُوا | yaptıklarının |
|
|
يَعْمَلُونَ | yapıyorlar |
|
|
عَامِلٌ | yapıyorum |
|
|
اعْمَلُوا | yapın |
|
|
عَمَلُكَ | amelin |
|
|
عَمِلَتْ | yaptığının |
|
|
الْعَامِلِينَ | çalışanların |
|
|
عَمَلِهِ | işi |
|
|
عَمِلَ | yaparsa |
|
|
عَمِلَ | yaparsa |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanlar |
|
|
فَاعْمَلْ | sen (istediğini) yap |
|
|
عَامِلُونَ | yapıyoruz |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanlar |
|
|
يَعْمَلُونَ | yapıyor(lar) |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınızın |
|
|
يَعْمَلُونَ | yapıyor(lar) |
|
|
وَعَمِلَ | ve yapandan |
|
|
اعْمَلُوا | yapın |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınızı |
|
|
عَمِلَ | yaparsa |
|
|
عَمِلُوا | yaptıklarını |
|
|
أَعْمَالُنَا | bizim eylemlerimiz |
|
|
أَعْمَالُكُمْ | sizin eylemleriniz |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanlar |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapan |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanların |
|
|
تَعْمَلُونَ | yapıyor(lar) |
|
|
عَمِلَ | yaparsa |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapan |
|
|
تَعْمَلُونَ | yapıyor(lar) |
|
|
تَعْمَلُونَ | yapıyor(lar) |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanlara |
|
|
عَمِلُوا | yaptıkları |
|
|
يَعْمَلُونَ | yapıyorlar |
|
|
أَعْمَلَ | yapmağa |
|
|
عَمِلُوا | yaptıklarının |
|
|
عَمِلُوا | yaptıkları |
|
|
أَعْمَالَهُمْ | yaptıklarının karşılığını |
|
|
أَعْمَالَهُمْ | işlerini |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanların |
|
|
أَعْمَالَهُمْ | yaptıkları işleri |
|
|
أَعْمَالَهُمْ | onların işlerini |
|
|
أَعْمَالَهُمْ | onların amellerini |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanları |
|
|
عَمَلِهِ | işi |
|
|
أَعْمَالَهُمْ | onların amellerini |
|
|
أَعْمَالَكُمْ | yaptığınız işleri |
|
|
أَعْمَالَهُمْ | onların işlerini |
|
|
أَعْمَالَكُمْ | işlerinizi |
|
|
أَعْمَالَكُمْ | sizin amellerinizi |
|
|
تَعْمَلُونَ | yapıyor(lar) |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınızı |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanlara |
|
|
أَعْمَالُكُمْ | amelleriniz |
|
|
أَعْمَالِكُمْ | amelleriniz- |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınızı |
|
|
تَعْمَلُونَ | yapıyor(lar) |
|
|
تَعْمَلُونَ | yapıyor(lar) |
|
|
عَمَلِهِمْ | kendi amelleri- |
|
|
عَمِلُوا | yaptıklarıyle |
|
|
يَعْمَلُونَ | yapıyor(lar) |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınız |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınız |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınız |
|
|
عَمِلُوا | yaptıklarını |
|
|
عَمِلُوا | yaptıkları |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınız |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınız |
|
|
يَعْمَلُونَ | yapıyorlar |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınız |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınız |
|
|
تَعْمَلُونَ | yapıyor(lar) |
|
|
يَعْمَلُونَ | yapmış |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınız |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınız |
|
|
عَمِلْتُمْ | yaptıklarınız |
|
|
تَعْمَلُونَ | yaptıklarınız |
|
|
وَيَعْمَلْ | ve yaparsa |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanları |
|
|
وَيَعْمَلْ | ve yaparsa |
|
|
تَعْمَلُونَ | yapıyor(lar) |
|
|
وَعَمَلِهِ | ve onun (kötü) işinden |
|
|
عَمَلًا | iş yapacağınızı |
|
|
تَعْمَلُونَ | yapıyor(sunuz) |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanlar |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanlar |
|
|
عَامِلَةٌ | çalışır |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanlar |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanlar |
|
|
أَعْمَالَهُمْ | yaptıkları işler |
|
|
يَعْمَلْ | yapmışsa |
|
|
يَعْمَلْ | yapmışsa |
|
|
وَعَمِلُوا | ve yapanlar |